Nekro Kelebek

Oyun Dışı Gerilim => Resident Evil Medyası => Konuyu başlatan: Albert Wesker - 28 Aralık 2009, 16:51:31

Başlık: Resident Evil: Degeneration : Angela Miller'in Günlüğü
Gönderen: Albert Wesker - 28 Aralık 2009, 16:51:31
Moderatörümüz DWG22'nin de onayı ile konu hakkında bir başlık açmış bulunuyorum. Gerçi okudunuz ama bir de başlığı olsun. İlginiz için teşekkürler.

Angela Miller'in Günlüğü

(https://img.photobucket.com/albums/v694/Alper55/angela_miller.jpg)

11/8/2005

Bugün resimleri gördüm. TerraSave'in ana sayfasında yüklenen resim, WilPharma'nın klinik testlerine maruz kalan kurbanların bir resmiydi. Onlar birşeye neden bu kadar dehşet verici şekilde davranacaktı ki?.. Birisi onu neden durdurmadı? Bu resmen klinik testin ötesinde bir durum. Resimlerde ne gördüysem, gerçekti. WilPharma bağışlanamaz. Üstelik yasal bir test idi. Uluslararası mahkemeden yardım alacak olan TerraSave'in internet sitesine göre Amerikan hükümeti olayı araştırmamalıydı ve WilPharma'yı cezalandırmamalıydı.

Kıymetlim...

Merak ediyorum, eğer babanın sözlerine daha dikkatli olmalı idiysem... babanın, WilPharma'nın, bir problem olduğunu düşündüğü zaman... Ama gerçeği bilmek zorundayım. WilPharma neden Hindistan'da test yapmak zorundaydı? Onlar neden WilPharma hakkında sessiz kalıyorlar.

15/8/2005

Şef konuşmak için beni çağırdı. Anlaşılan birisi beni WilPharma'yı araştırdığım için onu bilgilendirmişti. Bunun olacağını tahmin ediyordum. Onlar, babanın WilPharma'ya gittiğinde tutuklandığından beri hakkımda iyi düşünmüyorlar. Bir suçlunun kız kardeşi ve bir polis olduğum için beni sevmiyorlar. Onların çocuksu hareketleri kendimi kötü hissetmeme neden olmuyor. Benle uğraşmaları umrumda değil ama astlarımla uğraştıkları zaman işin rengi değişir. Bu kesinlikle ihtimal dışı. Onların hepsi terfilerinin olmayacağından benim hoşlanmadığımı  biliyorlardı ve onlar bununla iyiydiler. Onların takımımda olmasından mutluyum ancak onların aileleri var ve hepsi terfiyi hakkediyorlar. Ben kesinlikle onları beni sevmeleri için zorlamam çünkü olnar fazlasıyla sevecenler. Curtis, WilPharma'nın tesislerinde olan bazı şeyleri açıklamasını onlardan istedi. Ben Curtis'in bunu isterken haksız olduğunu hissetmiyorum. Yine de doğru şeyi yapması gerekirdi ve onun yaptığı ise uygunsuzdu. Onun, davranışları için tutuklanması beni şaşırtmıyor. Eğer aksine inansaydım bu işe sahip olmayı hakketmeyecektim.

19/8/2005

İlaç geliştirmek büyük miktarda paraya mal oluyor. Ayrıca uzun da zaman alıyor. Araştırmacılar önce kimyasalları araştırmakla başlayıp ardından defalarca hayvanlar üzerinde deney yapıyorlar. Ta ki yeteri kadar güvenilir ilacı buluncaya kadar. Yaklaşık 10 milyar dolar maliyeti var ve hemen hemen 10 sene sürüyor.
Yatırım buna değer. Elbette finansal risk taşıyor. Daha az risk daha iyidir.  Herkez bu riskleri azaltmak; daha az zaman ve daha az para harcamak için çabalıyor. Onlar yurt dışında klinik testler yapmayı daha ucuz olarak görüyorlar. Özellikle de Asya'da. Bir şirketin internet sitesi Asya'nın sadece çalışabilmek için daha ucuza gelmediğini ayrıca çalışabilmek için çok fazla insana sahip olduğunu da söylüyor. Bu sadece WilPharma'nın meselesi değil. Diğer ecza şirketleri için de geçerli. Böyle bir olay karşısında sessiz kalan diğer pek çok şirket gibi WilPharma da gerekli klinik testleri yaparken sessiz kaldı ve bu da onlara göre mantıklıydı. Diğer bütün şirketler de aynı testleri yapıyor o yüzden tüm suçu WilPharma'ya atamayız.

Curtis birşeyler biliyor muydu?

WilPharma halen sessiz kalıyor. Bu kasabada insanlar bile bu konudan söz etmiyor.

26/8/2005

Gün bitiminde Washington D.C'ye gittim. Bir eczacılık şirketinin gelişme departmanından eski bir dostumla bağlantı kurdum. Ona göre WilPharma'daki olay gibi bir yığın yan etkinin patlak vermesi nadirmiş. Olabilecek şeyi inkar edemezdi. Aslında o zaman bir ilaç firmasında gizemli bir olay daha yeni meydana gelmişti. O durumla ilgili ayrıntıları konuşmak için tereddüt etti. Ben şakasına, ilaç muhtelen ecza depolarında satılandır(Onların, esrarengiz olayın, olduğu zaman üzerinde test ettiği biri) diye takıldım ona. O sadece acı bir şekilde gülümsemekle yetindi.
Görünüşe göre ilaç endüstrisinde çalışan insanların çoğu WilPharma hakkında konuşuyor. Şirketin varlığının tehlikede olduğunun, bu kazadan sonra ortaya çıktığı  açık. Ama halen orda olanlara sessiz kalmaları için başka bir sebepleri olabilir.

Bazı insanların, WilPharma ile Pentagon arasında çok gizli bir sözleşme imzalandığı söylediklerini duydum. Olsa olsa sadece bir söylentidir ve başka hiçbir şey duymadım.

27/8/2005

Kato'nun barını ziyarete gittim. O aksanlı ingilizcesiyle barının nerdeyse bedava olduğunu söyledi. En son gördüğümden bu yana hiç değişmemişti. Orda ilginç bir adamla tanıştım. Meksikalı bir aileden ve görünüşe göre oranın milyonerlerinden birisiydi. O, gururla tam 132 ülkeyi ziyaret ettiğinden söz ediyordu. O, işyerlerinin bıraktığı kiralık arabaları süren bir şöför olarak çalışıyordu ve "Tüm devletleri dolaşarak para kazanabilirsiniz" dedi. Ona, aban seni bu şansla görseydi..." dedim ama o sıkıntılı bir şekilde hayır dedi. Elbette göremezdi...

23/8/2005

Bazı kişiler bugün tutuklandı. Doğu'dan kanıtla WilPharma'yı suçlamak için gelen 6 üniversite öğrencisi bazı içecekleri alırken yumruk yumruğa kavga etti. (Burda çeviri hatası yapmış olabilirim, karışık bir cümleydi çünkü)
Burası büyük bir şehir değil. Bu fakülte öğrencileri için adil görünmüyordu ama bu şehirde WilPharma'yı suçlamak akılllıca bir fikir değildi. WilPharma burda bazı insanlar tarafından takdir edilir ve suçlanmaz; Nerdeyse 10 sene evvel yokolmanın eşiğine gelen bu küçük şehire umut ve zenginliği getiren bu şirketti.
WilPharma'nın bu şehre yapmış olduğu ekonomik etki muazzamdır. Davis, bazı kişilik problemlerine sahip olmasına bakılmaksızın bir sonraki seçimlerde tekrar seçilip yine Washington'a gidecek. Bu şehirde birçok şey değişti. Babandan bu yana hemen hemen her şey değişti ve ben gençliğimizi harcamıştım. Şu an baban nerde, bunu merak ediyorum.

5/9/2005

Bugün şehir hakkında bazı haberler çıktı. Onlar bu yıl yeniden anma merasimi yapıyorlar gibi görünüyor. Ama 100 mil uzakta kış başlamadan önce başka bir şehirde küçük bir olay oldu. Onlar halen şehri kapalı tutuyor. Ben kongrenin şehri araştırdığını işittim ama sağ kalan bizler kesin emin olabilmek için  bile yeterli bilgiye sahip değiliz.

Tam 7 sene oldu. Hayat sürekli değişiyor ama ben yine de geçmişi sanki dünmüş gibi hatırlayabiliyorum. Bugün eski bir arkadaşımdan telefon geldi. Görünüşe göre ortak  dostumuz benim D.C'yi ziyaret edeceğimi ona söylemiş. Şimdi yerleşti ve 3 kız çocuğu var. O, geçmişte olanları kabul etmemi ve mutluluğu aramaya başlamamı söyledi. O belki haklı ve ben geçmişime bir nokta koyamadım. Ama ben nasıl gerçek hakkında birşeyler bilmeden geçmişe bir nokta koyabilirdim ki? Ben bunu yapamam. Geçmişimi sineye çekip, sanki bununla rahatmışım gibi davranamam.

13/9/2005

Evine bir değerlendirme yapması için bir emlakçı getirttim.

Ama bunu yapamayacağıma karar verdim.

Bu gece senin yatağında uyuyacağım, hep yaptığım gibi...

17/9/2005

Bugün nihayet TerraSave'den bir adamla görüşebildim. O, Curtis'in onlar için çalışıyor olduğu zaman genel sekreterlik yapan adamdı. Onu gözüm tutmadı, çünkü hep zeki olduğunu düşünüyor gibi davranıyordu. Buna rağmen, onun, WilPharma'nın Hindistan'daki faaliyetleri hakkında birşeyler bildiğini düşündüm. Ama niyeyse beni Harvardville polisinden yollanan bir casus olduğumu düşünerek beni yanlış anladı. O, bizim için onu biliyor, WilPharma'ya karşı olan insanlar, Harvardville şehrinde yaşamak için katıdırlar.

O, bu şehrin farklı görüşten insanlar için hep kapalı bir şehir olduğunu biliyor.

Bundan dolayı, o, abimin hareketinden sonra polisin beni pek sevmediği düşündü. Ben yükselerek onlara ne olduğumu göstermeye çalışıyorum ve WilPharma'nın en büyük düşmanı olan TerraSave'e bazı sorular sormaya uğraşıyorum. Sormayı istediğim herhangi bir soruyu soramadım.  Ben burda ne yapıyorum ki?!

29/9/2005

Bu gece SRT üyeleriyle dışardaydım. Ayrıca bu takıma yeni katılan üyelerden biri içindi.

Greg ne ara içse söylediği birşeyi söyledi.

Curtis'in yaptığı şey oldukça abartılıydı ama o doğru olanı yaptı.

Eğer onun yaptığı gibi önemli birisini kaybetseydim ve onun yeniden olabildiğini bilseydim ne olursa olsun onu durdurmak için tutuklanıp tutuklanmama tehlikesine bakmaksızın  elimden geleni yapardım. Eğer birisiyle konuşup yükselmek tek yolsa ben de onun yaptığı gibi yapacaktım. Bu şehirde insanlar için Curtis, sadece sevmediği insanlarla kavgaya giden bir alkolik olabilirdi. Ama ben iyi bir doktor olarak onu hatırlıyorum. Etrafta başarılı kimsenin önünde en iyisi konuşmaya bağlı değildi, bundan dolayı ben, devam etmedim. Ama o, hala ona inanan birisi olduğunu bildiği için kendini iyi hissediyordu.

7/10/2005

Şu TerraSave'deki adamdan bir telefon geldi. Bana Curtis'i gördüğünü söyledi. Sadece yanından geçmişti ama Curtis olduğundan emindi. Onu Chicago'daki Savoy Oteli'ne giderken görmüş. Ben ise onun burda geri dönecek başka yeri olmadığını söyleyip bağırarak kapattım.

9/10/2005

Curtis'in adı, otelin konuk listesinde değildi. Orda bir idarecinin, yanımda getirdiğim Curtis'in fotoğrafına baktı ve bana ona benzer bir konuğun geldiğini söyledi. Söylediğine göre 1438 numaralı odada kalıyordu. Resepsiyona döndüm. 1438 numaralı odada kalan konuğun adresi St. Louis'dendi. Fakat oraya gidip baktığım zaman o adresin St. Louis'de olmadığını anladım. Benden sonra neler oldup bittiğini bilmiyorum.

23/10/2005

Bu sabah arkadaşından bir mektup aldım. Forest isimli genç adamı hatırlıyor musun? Mektubu sana o yazı çünkü "Harvardville" ismini WilPharma tarafından çıkarılan kazanın haberini dinlerken ona seni hatırlattı. O, sen şehri terkettikten bir yıl sonra, onun Chicago'ya hareket ettiğini söyledi. Malesef bunu bilmiyordum. O, rüyasının aynen baban gibi bir doktor olmak olduğunu söyledi.

O, arkadaşlarıyla birllikte yıl sonunda bu şehri ziyaret etmeye gelecek. Ben tekrar tekrar mektubu okuyarak her şeyi unutmayı deniyorum şimdilik. Bilmediğim yanını düşünüyorum çünkü beni kısa süre de olsa mutlu ediyor.

İyi geceler.

1/11/2005

Davis bugün Şef'i ziyaret etti.

Ben onun tam olarak ne işi olduğunu bilmiyordum fakat o oldukça kızgın bakışlarla ofise girdi. İşte bundan dolayı ben, onun muhtemelen WilPharma binalarını korumamızı ya da bununla ilgili başka birşeyi istediğini, tahmin ediyorum.

Şehir klinik test olayının ardından, 3 büyük ağın belli olmasıyla eski durgunluğunu kaybetti. Ben TerraSave'in büyük bir gösteri yapacağı konusunda bir söylenti duydum.

7/11/2005

Başka bir malumattan sonra biz bir toplantı yaptık. TerraSave, bir hafta sonra yapılacak olan Ulusal Sağlık Konferansı'ndan önce bir gösteri yapmayı planlıyor. Şef bu işe bir hayli öfkelendi. Şehirde bazı insanlar halen sessiz davranmayı tercih ediyor ve bu konuya ilgisiz gibi görünüyorlar. Medya burda ne kadar büyük bir iş yaparsa yapsın, burda insanlara bir sıkıntı yaşattığı söylenemez. Onların yapmak istediği tek şey büyük bilgiyi örtbas etmek. Sağolsunlar, bir polis olarak vazifem bugünü olaysız bir halde tutmaktır.

Teşekkür ederim.

Bu şehir her zaman güven içindedir.

KAYNAK : Biohazard: Degeneration Limited Edition Box Set
KAYNAK SİTE : https://biohaze.com/specials/angela.html
Başlık: Ynt: Resident Evil: Degeneration : Angela Miller'in Günlüğü
Gönderen: xLazine - 28 Aralık 2009, 17:48:25
Güzel Çeviri Alper Abi Ellerine Sağlık.
Başlık: Ynt: Resident Evil: Degeneration : Angela Miller'in Günlüğü
Gönderen: YAKUZA - 25 Nisan 2013, 10:54:41
zevkle okudum  teşekkürler   :-X
Başlık: Ynt: Resident Evil: Degeneration : Angela Miller'in Günlüğü
Gönderen: miss_wong - 13 Mayıs 2013, 13:35:32
çok keyifliydi, teşekkürler