Nekro Kelebek

Evrensel Gerilim Hareketi => Resident Evil Evreni => Resident Evil 5 => Konuyu başlatan: LW - 07 Ocak 2008, 22:42:33

Başlık: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: LW - 07 Ocak 2008, 22:42:33
(https://nekrokelebek.com/images/konular/re5.jpg)

KİJUJU GÜNLÜKLERİ


ANA SENARYO


KABUSLARA GARK OLUŞ / LOST IN NIGHTMARES
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: HammerHead - 01 Ocak 2019, 16:15:15
ADAM GERİ DÖNÜYOR!

Hey millet! Üzgünüm, bir süredir günlüğümü (blogumu) güncelleyemiyordum. Kijuju'da bir bilgisayar bağlantısı ayarlamak kolay değil (Daha önce okumayanlarınız için ben orada çalışıyorum işte!). Sonunda bir ağ bağlantısı buldum (Teşekkürler https://kijuju.blogspot.com!), yani artık sizi "garip bir ülkedeki bir yabancı" olarak yaşadığım tüm maceralarımdan sizi bilgilendirebilirim.

İş durumu daha iyiye gidiyor ya da söylemem gerekirse burada çalışmaya alıştım artık. Sonunda hayatımda bir düzen var. Şimdiyse bu durumda yapılacak şeylere geldim: içki ve kadınlar. Bundan da iyisi kadınlarla birlikte içmek!
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: HammerHead - 01 Ocak 2019, 16:15:31
MESLEĞİM

Herkes bana "Adam, Kijuju'da çalışmak neye benziyor?" diye soruyor. Ben de onlara her daim plajda bir çöpçü olmaya benziyor diyorum. Buradaki iş öyle çok şaşalı olmasa da bu yer, harika. Şey, belki de sadece iyidir. Bir madende çalışıyorum ve tahmin edebileceğiniz gibi burada aklınızı başınızdan alacak sürüsüne bereket güzel yüz bulunmuyor! İşteyken genellikle zaman, patronumun iş üzerinde ne kadar çuvallayacağını tahmin etmeye çalışmakla geçiyor. Bu adamın aptallığının sınırı yok. Herif bize ciddi ciddi, banyo yapmak veya içmek için atık suyu kullanabileceğimi söyledi! Tabii ya, derim dökülüp de bir çeşit canavara dönüşmek istemeseydim, o zaman bunu kesin yapardım.

Bu işin en iyi yanı paydos vakti; çünkü bunun ardından ben ve birkaç eleman içki yerimize gidebiliyoruz. Günün sonunda buzlu soğuk bira alabildiğim sürece her şeye katlanabilirim. (Size bilincimizi kaybettiğimiz bir anda meydana gelen kargaşadan ve tamı tamına iki gün boyunca yalnızca sıcak biraya kalındığından bahsetmek bile istemiyorum. Tam bir cehennem yaşantısıydı.)

Her neyse toplanabileceğimiz (ve biradan başka bir şeyin olmadığı ! Puhaha) ışıltılı yeni bir mekan buldum. Bugün çok tatlı görünümlü sarışın bir kız gördüm. Sanki bir yıl boyunca çölde gezmişim gibi oldum (aklım başından gitti) ve sonra birisi, bana bir bardak soğuk su (ya da bira!) ısmarladı. Burada benim gibi bir sürü yabancı işçi var. Ondan dolayı kızın meşguliyetini bilmiyorum - henüz. Ulan İngilizce konuşuyor mu onu bile bilmiyorum! (Şu Fransız herif dışındaki çoğunluk konuşuyor. Sanırım o da İngilizce konuşuyor herhalde; ama ne kadar denersem deneyeyim onu anlayamıyorum. Adamdan yalnızca öfkeli hırıltılar çıkıyor o kadar)

Bu kadınla ilgili işlerin nasıl gideceğine dair bir güncelleme yapmayı sürdüreceğim. Birinci dereceden işim, onun kim olduğunu bulmak olacak. Eğer zamanınız varsa çekinmeden yorum yazabilirsiniz.
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: HammerHead - 01 Ocak 2019, 16:15:40
ONUNLA İLGİLİ DÜŞÜNMEK

Geçen günlüğümde (blogumda) gördüğümü yazdığım şu kadın, (Okumadıysanız büyük ayıp yapmışsınızdır!) tekrar şehirdeydi. Maalesef ki işe gidiyordum ve zaten bu hafta iki kez kaldığımdan ötürü yine geç kalmak istemedim. Sanırım içki mahmurluğuyla iş yerinde fark edilmemek iyi bir şey. Uyuyarak şunu atlatmayı istiyorum; ancak patronum bana katılmıyor. Tahmin ediyorum ki beni işte zamanında görmeyi ve bu hâldeyken düşük tepki sürelerimle herkesin hayatını riske atmamı tercih ediyor. Keşke burada güvenlik standartlarımız olsaydı.

Aman konuyu dağıtıyorum.

Kızla konuşmam mümkün olmasa bile birkaç şey buldum. Burada büyümemiş; söylentilere inanmam gerekirse buraya, düzenli işinden dolayı ortaya çıkmaktan hoşlanmayan erkek arkadaşıyla birlikte gelmiş. Kendim adına arada sırada işe geç kalıyor olabilirim; ama en azından her gün buradayım. Ben böyleyken o aptal da kendini göstermekten rahatsız olamaz ya! Yine de çok ucuz olan içkiler yüzünden bu adamı suçlamam fazlasıyla güç.

Kızın teoride bir erkek arkadaşı olduğunu biliyorum; fakat eğer bu adam her zaman işe kaçıyorsa, o zaman kızı da ihmal ediyor olabilir. Belki de Sör Adam için prensesi çileden kurtarma zamanı gelmiş olabilir. Şayet herhangi birinin, bu konu hakkında nasıl bir yöntem uygulayabileceğimle ilgili bir fikri varsa, bir yorum atıp beni bilgilendirin. Kijuju'da hayat, her geçen gün daha güzel oluyor gibi.

Bugün Cuma, yani başka bir içki gecesinin zamanı! Belki gizemli sarışın prensesimle denk gelirim...
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: HammerHead - 01 Ocak 2019, 16:15:53
ORTADA BİR ŞEYLER DÖNÜYOR

Bugün oldukça tiksindirici bir şey gördüm. Kendime bile bunu açıklamaya güç yetirebilir miyim bilmiyorum.

Kijuju'daki arka sokaklardan birinde yürüyordum ve orada yatan ölü bir köpek gördüm. Şurada burada önceden öylesine ölü hayvanlar görmüşlüğüm vardı ve bu da beni doğrudan o kadar şaşırtmadı. (İlk seferinde ölü hayvan görmek bir rahatsız edici olabilir; ama eve dönerken yolda ezilmiş vaziyette hiç görmüşlüğüm yoktu. Şunun şurasında açık fikrili olmaya çalışıyorum.) İşte bu seferkinde, bunlarla beraber, köpeğin kafasının tamamı eksikti! Kim ya da neyin hayvanın başını kestiğini bilmiyorum; fakat her neyse köpeğin kafasını yerde bırakmaktansa alıp götürmüş. Yalnızca yerinde değildi işte. Birisi, neden bir köpeğin kafasını almak istesin ki? Ve bunu yapan kimse, öldükten sonra mı yoksa öldürmeden önce mi almıştı?

Oradaki eksik başlı köpekler beni hassaslaştırdı, böylece gerisin geri koşturdum ve kendimi kasap dükkanının arkasında buldum, bir de ne göreyim? Kasabın kendisi, kocaman, kanlı bir et satırı yıkıyor. Hiçbir sebepten ötürü onun, bir köpeği öldürdüğünü düşünemezdim; ama ya yaptıysa, o zaman ne diye yalnızca kafasını alarak vücudunu geride bırakmıştı? Onu geçtim, adamın köpekle bir alakası bile olmayabilirdi; ama civardaki en arkadaş canlısı kişi de değildi. Ona merhaba dediğimde yalnızca bir tür homurtu koyverdi. Temel bir kural nedeniyle onla öyle çok muhabbetim yoktu. Kabul etmelisiniz ki, üç gün boyunca havada asılı bıraktığı ölü bir keçiyi kim satın almak isterdi ki (Gelin de bu adamla muhabbet kurun)? Dondurucusu olmayan bir kasap. Hiçbir kural ve hiçbir sağlık müfettişi yoksa olacağı budur.

Açıkçası bunu yazarken nasıl desem bilemiyorum; ama son zamanlarda havada farklı bir şey olduğunu hissediyorum. Bana soracak olsanız, bunu tam olarak çözememekle birlikte açıklayamıyorum da; yalnızca biliyorum işte. Sanırım bir içkiye ihtiyacım var.
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: HammerHead - 01 Ocak 2019, 16:16:11
MUTLU YILLAR!

Haftanın her günü zamanında işte oldum! Sabahları patron bile etrafta yoktu! Sonunda patron işe geldiğindeyse, kendim adına işe ciddi olarak hiç gelmemiş olmayı diledim. İçimizden beşinin başka bir iş alanına götüreceğini söyledi ve sonra da bir kağıt parçası çıkararak isimleri okudu. Bu işlem rastgele miydi yoksa birisinin özellikle onları seçmesiyle mi olmuştu hiç bilmiyorum; ancak içlerinden birkaç tanesinin içme dostlarım olduğunu anladım. Harika. Şimdi işten sonraları kimle içeceğim ben? Bu yeni iş alanı, buradan yaklaşık yarım gün uzaklıkta. Onları bir daha ne zaman göreceğim ya da daha doğrusu hiç görebilecek miyim kim bilir. İyi adamlardı. Kendi kendime acılarımı bastırmam kolay olmayacak. Sizler için bir sek alkol atacağım beyler!

Abi, bugün belki de hayatımın en iyi günüydü! İşten sonra sevdiğim barlardan birine gittim; ama maden dışına aktarılmış olan birkaç kankamdan bu yana ilk zamanlar hiç haz alamaz olmuştum. Birlikte geçirdiğimiz iyi günlerin şerefine birkaç sek attım.

Gecenin geri kalanı boyunca tek başıma oturmaya niyetlenmiştim, eğer O KIZ içeri girmemiş olsaydı. Aynen öyle, içeri giren mesajlarımda kendisinden bahsettiğim gizemli sarışındı! Yanımda birkaç içki içtikten sonra alkolün verdiği cesaretle konuşmaya karar kıldım (Bu sıvıdaki cesarete bitiyorum!) ve bir içki için bana katılmak ister mi diye sordum. Doğal olarak kabul etti.

Başta sessizdi ve ona ne demem gerektiğinden kesin olarak emin değildim; ama bir viski ile sipariş ettikten sonra (tam benim tipim!) geveze bir şey olup çıktı, her şey istediğim gibi gidiyordu. Bana Kijuju'daki hayatıyla ilgili her şeyi anlatmaya başladı. Son zamanlarda, bir şey tarafından etrafta sürüklenmişe benzeyen iskeletleşmiş ya da içi dışına çıkmış hayvanlar gibi bazı garip şeyler görmüş. Yalnızca birkaç haftadır Kijuju'da olduğunu; ama bu ayın başından beri buraya ilk geldiği andan itibaren farklı bir yerdeymiş gibi hissetmeye başladığını söylüyor. Bunu açıklayamıyor; fakat zaman zaman hiç sebepsiz yere korku hissetiğini söylüyor. Eğer onu doğru yorumluyorsam, benimle daha fazla vakit geçirmek istediğiyle ilgili imada bulunduğunu sanırdım.

Sorulara sorarak umutsuz durumda gözükmek istemedim. O yüzden yalnızca dediği her şeyi onaylamakla yetindim. Garip hareketler sergilemiş olan kasaptan bahsetmeden, köpekle ilgili iki gün önce yaşadığım olayı anlatarak onun konuşmasına katkıda bulunmaya çalıştım. Ayrıca ona, herhangi bir organ kalıntısı bulunmayan kazan izleri gördüğümü de söyledim. Bunun dışında civardaki duvar yazılarıyla birlikte kasabanın etrafına kadar yayılmış garip afişlerde de bir artış oldu. (Duvar yazıları yönüne, belki bazılarının çılgın gecelerimden birinde benim tarafımdan bile yapılmış olma ihtimali bulunduğunan çok kafa yormadım.) Bu yer, buraya geldiğim o tüm aylardan bu yana, kesinlikle farklı bir hava aldı. Bu kasaba açıkça görebildiğim kadarıyla değişiyor; ama kimse, yaşanan bu değişimden beni bilgilenme zahmetine girmiyor.

Ona endişelenmemesini ve bu şekildeki çoğu şeyin, vahşi bir kaplana ya da başka bir şeye atfedilebileceğini söyledim. Sözlerimde bir tür rahatlama arıyormuş gibi görünüyordu. O yüzden ben de taburemi onun biraz daha yakınına çektim. İşte o an, bana gerçekten açıldığı zamandı. Belki alkoldendir belki de yanımda rahat hissettiğindendir bilmiyorum; fakat sonuç olarak bana erkek arkadaşından yakınmaya başladı. (Bir kızın, sana erkek arkadaşı hakkında yakınmaya başlaması her zaman iyi bir şeydir.) Görünüşe göre bir gün işe gitmiş ve o zamandan beri geri dönmemiş. Herkes, adamın meşgul olduğunu söyleyip duruyormuş. İş meselesini beni, böylesine alımlı bir kadını ihmal ettirecek derece meşgul edebileceğini hiç sanmıyorum.

Ona, herhangi bir şeye ihtiyaç duyarsa, her zaman bana güvenebileceğini söyledim. Kalkmadan önce bana teşekkür edip gülümsedi ve yürüyerek çıktı. Belki de onu takip etmeliydim; ama sanırım, onun ilgisini canlı tutmak için usulüne uygun olarak biraz zoru oynamam gerekiyor.

Dediğim gibi hayatımdaki en güzel gün!

Ve şu zamana kadar aldığım en güzel yılbaşı hediyesi!

Unutmadan, yorumlar her zaman takdir edilir!

Not: Kızın adını sormayı tamamen unutmuşum! Gelecek sefere dek beklemek zorunda kalacağım.
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: HammerHead - 01 Ocak 2019, 16:16:27
İZLENİYOR MUYUM?

Sonunda biraz zaman buldum ve yılbaşı tatilini geçirmek üzere ailemin yanına gidebildim. Akrabalarıyla tatilini geçirmenin ya çok eğlenceli ya da dayanılmaz derecede çıldırtıcı olabileceğini konusunda büyük olasılıkla pek çoğunuzun bir görüp geçirmişliği vardır. Ben yalnızca uyumak, yemek ve birkaç içki için sabırsızlanmaktaydım; fakat ailenizle zaman geçiriyorsanız, en son yapma şansına erişebileceğiniz şey dinlenmektir.

Bana Kijuju hakkında soru sorup durdular; yine de onlarla buradaki hayata dair epeyce konuştum, özellikle son olaylar bakımından. Bu da onların oldukça endişeli ve kızgın görünmelerine sebep oldu. Nedenini anlayamıyordum. Millete birkaç ölü köpekten bahsettim ve şimdi tehlikenin her köşede pusuya yatmış olduğunu sanıyorlar. Bilhassa  annem endişelendi, başını iki sallamakla yetinip Kijuja'ya geri dönmemem için bana yalvardı. Babamın tepkisi de çok iyi değildi, annemi daha fazla endişelendirmektense sözüne kulak vermemi söyledi. Çalışmaktan nefret etsem bile, iyi bir ücret karşılığında çalışma imkanı sunan ve eve, ailemin normalde olabileceğinden daha iyi bir hayata sahip olabilmeleri için, para göndermeme vesilen olan tek yer Kijuju. Buradaki kereste elde edilen ormanlıkta hayat kolay değil. Civarda sahip olunabilecek iş neredeyse hiç yok ve mevcut olan işlerse, madendekine kıyasla yarısı bile etmiyor.

Onlara açıklamaya çalıştım; ancak anlattıklarımı dinlemeyi reddettiler. Onlara sarışın kızdan bahsetmeyi bile başaramadım. Kijuju'da olmak isteyişimin bir başka nedeni de o zaten; fakat ne annem ne de babam bunu anlayamaz.

Kijuju'ya döndüğümde bir yanım, belki de ailemin haklı olabileceğini hissetmeye başladı. Buradaki hava, bütünüyle boğucu olmasa da bunaltıcıydı. Akşam yemeği almak için pazara koşturdum; ama o süre boyunca sanki birisi beni izliyormuş gibi hissettim. Köşeyi döndüm ve türbanlı adamla konuşan kasabı gördüm. Hiç de dostane bir sohbet yapıyor gibi görünmüyorlardı; aksine kasvetli bir şeyi tartışıyor gibiydiler. Her şey, sinsi bakışların benim tarafıma çevrilmesiyle son buldu.

Doğrudan sonuca zıplamak istemezdim; fakat kasap, şu köpeği ilk kez bulduğum yere yakındı. Eğer hafızam beni yanıltmıyorsa, adamın dükkanının çevresinde birçok ölü hayvan gördüğüme de eminim. Belki bir bakıma yiyecek olarak kedi ile köpek eti satıyor olabilir. Yani öyleyse ne olmuş? Ben böyle rahatım. Parasını nasıl kazanmak istiyorsa bu onun bileceği iştir. Ancak bundan daha fazlası varsa ne olurdu? Duvar yazısı yazıyor ve garip afişler asıyorsa ne olurdu? Bir devrim ya da öyle bir şeyi başlatıyorsa ne olurdu? Maalesef ki hiçbirine verebilecek cevabım yok. Hani cevaplarım olsaydı bile muhtemelen, yine de bu konuda hiçbir işe yaramazlardı.

Sevgilimin bu konuda ne düşündüğünü merak ediyorum. (Biliyorum, henüz sevgilim değil; ama olacak!) Bunla birlikte sizin de ne düşündüğünü de merak ediyorum. O yüzden lütfen yorumunuzu esirgemeyin.
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: HammerHead - 01 Ocak 2019, 16:16:38
BİRAMDAKİ GÖZYAŞI

Sizi daha erken durumlardan bilgilendiremediğim için özür dilerim. Son zamanlarda hayatımda, yazma fırsatı bulamadığım süregelen çok fazla şey oldu. Yavaş yavaş bana aşık olan şu sarışın kızı hatırlıyor musunuz? Artık birbirimize ilk ismimizle hitap ediyoruz ve kızın adı Allyson. Her ikimizin adının da A ile başlamasından dolayı bunun muhteşem olduğunu düşündüm!

Bunlar iyi haberlerdi. Kötü haberse Kijuju gitgide çekilmez hâle geliyor, o ince çizginin tehlikesiyle orantılı olarak. Birkaç içki için sevdiğimiz mekanda Allyson'la buluştuk. Olaylar iyiye gidiyor diye düşünüyordum: Kız çifte viski almıştı, Bense küçük kupuda biraz içiyordum. Kendimden geçmiştim (Nasıl geçmeyeyim ki?), sonra daha önce hiç görmediğim bir adam çok yüksek sesle konuşmaya başladı. Güneş gözlükleri takıyordu ve konuşurken bira bardağını masaya vurup duruyordu. Aslında daha çok bağırıyordu yahu. Her yere bira saçarak, "Yabancılar topraklarımızdan atılmalı!" ve "Kasabamızı geri alacağız" gibisinden şeyler söyledi! Allyson, adama bir şeyler deyip karşılık vermem gerektiğini söylercesine bana gözlerini dikmişti. Yapardım; ama biramı sahipsiz bırakma niyetinde değildim.

O yerde bu adamı izleyen kişinin bir tek ben olmadığımı gördüm. Ürpertici kasap da, bağıran adama gözlerini sabitlemişti. Ardından yoktan yere birisinin "Kapa çeneni ulan!" diye haykırışını duydum ve bir şişenin havada uçmasıyla kıyamet koptu. Hemen hemen barın tamamı kavgaya başladı ve ben de, Allyson'ın elini tuttuğum gibi (yoksa o mu benimkini tutmuştu?) canımız pahasına oradan kaçtık!

Kız, her hâlükarda kasabanın ta öteki ucunda oturduğundan ve kaldığım yer de olay yerine yakın olduğundan dolayı arkama bakmadan kızla birlikte oraya koşturdum. (Oldukça hoş, dimi?) Kaldığım yere geldik ve onu rahat ettirmek için elini tutmaya çalıştım; ama yüzünü, ellerine gömmüştü. Kollarımı dolarcasına onun omzuna koydum. Oraya öylece oturmuşken ne diyeceğimi bilemedim. Bu şekilde gecenin geri kalanını geçirdik. Sabah olduğunda bana, "Burada artık kalamam. Bu, yaşamak istediğim hayat değil. Erkek arkadaşımı bulacağım ve bizi bu ülkeden çıkarmasını söyleyeceğim. Eve gitmek istiyorum." dedi.

Kendisini koruyabileyim diye, yanımda kalması için onu ikna etmeye çalıştım; fakat başka hiçbir kelime etmeden gitti. Söyleyin bana, bir kadın için bu, normal bir davranış mı? Onu takip etmeli miydim?
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: HammerHead - 01 Ocak 2019, 16:18:43
TAMAM, İŞTE ŞİMDİ KORKUYORUM

Bu sabah, dışarıdaki bazı gürültüler yüzünden erken uyandım. (Çalar saatim çalmadan da uyanmaktan nefret ederim bir de.) Kijuju, sabahları her zaman gürültülüdür; çünkü genellikle herkes, horozların ötmesine yakın ayağa dikilir. Bunu hiç anlayamayacağım. Bu sabahsa, her daim erken vakitlerde sinirlerimi azdıran o olağan hengameyi ve koşuşturmayı duyamadım. Bir haykırış, öfkeli bir haykırış duydum. Biraz gönülsüzce de olsa bütün bu yaygaranın neyle ilgili olduğunu görmek için yataktan kalktım.

Gördüklerimi asla unutamayacağımı sanıyorum. Bu, ölü köpeği görmekten bile yüz kat daha ürperticiydi. Geniş bir topluluk meclis yerindeydi ve, ne olduğunu tanrı bilir, mekanın ortasına yığılmış çuvallar vardı. Çuvalların bazısından siyah yapışkan bir maddenin dışarı taştığını gördüm. Yağ değildi. Acaba kan mıydı?

Bu yığın hemen hemen iki metre yüksekliğindeydi. Derken birkaç gün önce bardaki o güneş gözlüklü adam ortaya çıktı ve bir megafon yardımıyla konuşmaya başladı. Doğru kelimenin tam olarak "konuşma" olduğunu sanmıyorum aslında. Adamın sözleri kor gibiydi ve onları etrafa saçıyordu. Herifin dediklerinden tam bir anlam çıkaramadım (çok sayıda insan bağırıyordu, kalbimin kulaklarımda çarpışından bahsetmiyorum bile); fakat "adalet" ile "ecel kutlaması" gibisinden sözler yaydığına kulaklarım tanık oldu. Ensemdeki kıllar diken diken olmuştu ve her seferinde de onun "ölüm" dediğini duydum.

Kalabalık iyice kızmaya başlamıştı; ama sonra elinde meşale taşıyan bir adamın, etrafındakilerden kendine yol açara yığına doğru yöneldiğini gördüm. Adamın yığını ateşe vermesiyle herkesin tezahüratı birbirine karıştı. insanların o sevinç çığlığının beni o denli dehşete boğacağını hiç sanmazdım.Bu, beni titretmeye yetti. Ateş, yığını yakıp kül ederken, en üstteki çuvallardan biri yuvarlandı. Ateş, çuvala yayılarak yüzeyini eritmiş ve içindeki şeyin çıkmasına neden olmuştu. Ne olduğunu tam olarak anlayamadım; ama kasabın kendi vücudu gibi görünüyordu! Dünyanın hakimi olan tanrı adına burada neler dönüyor böyle?!

Çabucak perdeleri çekip kapattım ve gerisin geri yatağa döndüm. Bu yazıyı yazmaya, kalabalığın dağılıp gittiğinden tamamen emin olduktan olduktan ancak cesaret bulabildim. Pek tabii, bugün işte bulunma durumum olmayacak.
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: HammerHead - 01 Ocak 2019, 16:18:54
KAYIP ARKADAŞLAR

Geçen haftaki manyak kalabalığı ve onların şenlik ateşini gördüğümden beri dışarı bakmak için perdelerimi açmadım. kızmış insanları elde etmek için meganofunuyla zehirli sözler söyleyen şu adamı sürekli duymak da hiç yardımcı olmuyor. Keşke birisi çıksa da şunun ağzını kapatsa. Hiç şikayetçi olmam. Ne de olsa huzur bozucu biri değilim.

Sonunda merakım, bana galip geldi ve şöyle bir dışarı bakmak için perdeyi çekip açtım. Bu seferse, neredeyse geçen haftakinden iki veya üç kat daha fazla olarak sıkış tıkış olmuş binlerce insan gördüm! Kijuju'nun bu bölgesinde bu kadar çok insanın yaşamaya başladığını bilmiyordum bile. Onların, Bay Güneş gözlüğünün kibriyle getirdiği yabancılar olduğunu sanmıyorum; ama tanrı biliyor ya hepsi saklanıyordu kesin. Hayretle haykırmama neden olan birini görene dek kalabalığın arasındaki yüzlere tek tek dikkatle bakmamamıştım. Orada denk geldiğim kişi işteki eski içme kankalarımdan biriydi! Onu ve öteki elemanların bir çoğunu başka iş alanına "götürüldükleri"nden beri hiç görmemiştim. Ne zaman patronuma onların durumunu sorsam, adam bana yalnızca bayatlamış baştan savma numarasını yapıyordu. Şimdiyse içlerinden birinin, onca yer arasından burada olduğunu görüyordum. Penceremi açıp ona seslenerek, "Hey, hadi bir içki içmeye gidelim, bendensin!" demeyi çok istedim; fakat öteki insanlara kendimi ifşa ettirmeye de niyetli değildim.

Geceleyin kalabalık dağıldı vakit, onun veya diğer eski içme arkadaşlarımın hep gittiğimiz mekanda bulunabileceklerine dair bir ihtimal olabilir diye eski mekana bir göz atmayı düşündüm. Bar, tamamen savaş alanına dönmüştü. Birkaç gün önceki kavganın burayı tümüyle yıktığından habersizdim. Şu an bunun üzerinde düşünüyorum da mekan sahibinin arbede sırasında öldürüldüğünü duymuştum. Zavallı adam. Muhtemelen barın altının üstünün gelmesi de bu arbede yüzündendi. Olay yerinde kırılmamış tek bir şey kalmamıştı. Son alkol şişesine kadar her şey yağmalanmıştı.

Doğruda eve gitmek üzere döndüm. Ne derler bilirsiniz: asla bir bara aşık olma. Bu tavsiyeye kulak vermeliymişim meğer. Artık ne barım, ne arkadaşlarım ne de kadınım var. Hepsinden kötüsü, içecek bir şeyim de yoktu.

Uzaklaşmaya başlarken ayağım sert bir şeye takıldı. Eğilip onu aldım. Şanslı günümdeydim. Açılmamış bir viski şişesine ayağım dolanmıştı! Açıkçası bugün, olabileceğini düşündüğümden daha iyi hâle geldi. Burada oturarak küçük keşfimin sunduğu ganimetlerin tadını çıkarıyorum. Bu okurken başka kimse içiyor mu acaba?
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: HammerHead - 01 Ocak 2019, 16:19:18
BİR HOŞ GELDİN SÜRPRİZİ

Neredeyse viski şişemi düşütürcesine bana böyle bir girişi başheden şey kapımın şiddetle çalınmasıydı. Neyse ki hızlı reflekslerim herhangi bir talihsiz kaybın yaşanmasını önledi. Kapıyı açmalı mıydım yoksa açmamalı mıydım bilemedim. Bu noktada hayatım için korktuğumu söylemek istemem; fakat kimsenin çok tedbirli olmayı sürdüremeyeceği Kijujuda'ki bu genel durumun çılgınlığı, beni de böyle yaptı. Elbette, kapının açılmasına karşı ihtiyatlıydım; fakat merakım sonunda beni yendi, gene.

Kapıyı açtığımda gözlerime inanamadım. Bu Allyson'dı. Bitkin durumdaydı, bir hafta boyunca hiç uyumamış gibiydi; ama umurumda değildi, çünkü o benim hâlâ prensesimdi. Aceleyle onu içeri alıp kanepeye oturttum ve sinirlerini yatıştırabilmesi için ona sulandırılmış bir viski verdim. Kızın tam olarak ne dediğini dinleyemiyordum; çünkü onu tekrar kazanmak beni cidden mutlu etmişti. En iyi anladığım kısım; erkek arkadaşını bir türlü bulamadığı ve kaldığı otelin yabancı karşıtı sloganlar atan yerlilerce saldırıya maruz kaldığıydı. Öfkeli bir kalabaığın el ele vermesiyle bazı insanlar, kendilerini sokakta sürüklenirken bulmuş ve sonrada denizin derinliklerinde kaybolmuşlar. Onlara ne olduğunu söylemek güç. Allyson ise oradan kaçmayı başarmış ve doğruca benim kaldığım yere gelmiş. Bu ülkede doğduğumdan ötürü otelden çıkarken buranın daha güvenli olabileceğini düşünmüş. Kızın mantığını suçlayamam; ama artık burasının bile güvenli olduğunu sanmıyorum.

O zamandan beri Allyson, benim konuğum oldu. Yani Kijuju'daki şu anki durumun tamamen kötü olduğunu söyleyemem :) Maalesef ki, megafonlu herif ne zaman faaliyetlerindeki çıkarlarından bahsetmeye başlasa kız sıçrıyor. Yakın zamanda buna son vermeyecekler anlaşılan. Her gün daha fazla insan o adamı dinlemeye geliyor. Hayır, yanlışım var. Bu insanlar, bir rock konserindeki sarhoş bir motorsiklet çetesi gibi hareket etmek üzere geliyorlar.

1 adam, megafonlu adamın konuşması sırasında onu dinlemeye gelen kalabalığın aşırı hareketlerine gönderme yapıyor.
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: HammerHead - 01 Ocak 2019, 16:19:36
DÜNYAM BAŞIMA GEÇERKEN

Olanlardan sizi bilgilendirmeye devam edeyim. Allyson geçen haftadan beri benimle yaşıyor ve benim sevinçle sokaklarda dans etmem gerekirken aslındaysa birbiri ardına gerçekleşen tek şey kabus oldu. Kulağa korkunç gelebilecek denli okumak üzere olduğunuz her şey gerçek. Ayrıca işin aslı şu ki, bu yazıyı şu anda, yani beni mahveden günde değil, ayın 13'ü olan Cuma günü itibariyle hazırlıyorum.

Onlar, neredeyse her gün güneş gözlüklü ve megafonlu adamın nefret dolu söylemlerini aktardığı meclis yerinde bir çeşit iskele/plartform inşa ediyorlardı. Bir gün bizden birisini oraya sürükledikleri ana kadar bu şeyin ne işe yaradığını çözememiştim. (Bu arada gözlerinde kuduz bir wolverine'e ait o çılgın bakış bulunan Kijuju'daki bir kimse hakkında konuşurken, o kimselere "onlar" diye hitap ediyorum. "Biz"den kasıtsa; Kijuju'nun saçmalık derecesindeki çılgınlığından kafası karışmış, hâlâ normal bir insan gibi görünen, düşünen ve hareket eden benim gibi kimseler.) Zavallı adam, onu iskelenin yukarısına sürekleyen kalabalıktan kendisini kurtarmak için direndi. İki adam, onu yukarıya itekledi ve sonra hayatımda hiçbir yerde görmediğim küçük bir araba büyüklüğünde bir balta taşıyan acayip büyüklükte iri kıyım bir adam yürüyerek çıkageldi! Başını örten siyah bir çuval ya da kukuleta giyiyordu ve yalnızca ona bakmak bile içimi dehşetle doldurdu. Bacaklarım çözülüvermiş gibi hissettim. O baltanın ne için olduğu karın boşluğuma bir darbe olarak inmişti. Bu bir idamdı. Dev canavarın, resmen havaya doğru baltasını savurmaya başladığı sahneye sırtımı döndüm. Bir anlık sessizlik oldu (belki de ben hayal ettim) ve ardından sert bir "KÜT" sesi. Kalabalığın yeniden başlayan vahşi seslerini duyduğumda olayın bittiğini anlamıştım. Geriye baktım ve iskelenin aşağına doğru yuvarlanan kesilmiş başı gördüm. O anda bacaklarım pes etti ve yere kapaklanıverdim. Allyson yanıma koşturdu. Beni böylesine dehşete düşüren şeyi görmek için dışarıya bakmayı çalıştı; fakat ben, onu pencereden geri çektim. Bunu görmesine hiç gerek yoktu.

Ne zaman dışarıda keşif gezisini göze alsam, genellikle meydandaki kalabalık dağıldıktan sonra gördüğüm tek insanlar "onlar" oluyor. Çok fazla enerjik olmaksızın umursamazca yürüyorlar; ama gözleri... Gözleri, benim bir tek öfke olarak tanımlayabileceğim şeyle dolu. Yanlarından geçtiğim her sefer, sanki öldüreceklermiş gibi bana dik dik bakıyorlar. Başımın arkasından da beni izlediklerini hissedebiliyorum. Gittiğim her yerde gözlerinin üzerimde olduğunu biliyorum. Mümkün olduğunda evde kalmasını Allyson'a bu yüzden söylüyorum. Dışarısı onun için güvenli değil.

İnsanlar artık, yalnız buralarda da tuhaflık sergilemiyor. Her bir duvar, genellikle bir veya iki kelimenin tekrar yazıldığı duvar yazılarıyla kaplı. Vahşice etrafı saçılan hayvan cesetlerine o kadar rastlanır oldu ki, açıkça, çürüyen bir leşe takılmaksızın yürümek imkansız hâle geldi. Hatta gördüğüm bazı vücut parçalarının insana ait olduğun kesinlikle eminim; fakat incelemek için yeterince yaklaşmayı istemiyorum.

Bir gün bir binanın arkasına sürüklenen birini gördüm. Kaçmak için debeleniyordu; fakat onu sürükleyen adam, ondan çok daha güçlüydü. Neler döndüğünü öğrenmek için neredeyse istekliydim, yani bunu göz ardı etmemeye neredeyse istekliydim. Maalesef ki, olaya karışmadan edemedim. Böylece iki adamın kaybolduğu dar sokağa doğru dikkatlice ilerledim. Ne zaman merakımın benden üstün gelmesine izin vermemeyi öğreneceğim? Duvarların tamamında kan vardı ve sanki güçlü adam, güçsüz olanı yemiş gibi görünüyordu. Ne görüp görmediğimden emin değilim; fakat adamın başı, diğerinkinin etrafına sarılmış gibiydi. Koşabildiğim kadar hızlı oradan kaçtım.

Büyük bir çuvaldaki bir şeyi tekmeleyen bir grup eleman gördüm, tıpkı birkaç hafta önce ateşe verdiklerindeki gibi. Yanlarından geçtiğimde tekmelemeyi kestiler ve öylece dik dik bana baktılar. Çuvalın kımıldadığına yemin edebilirdim. içinde hayvan tarzı bir şey mi vardı... Yoksa bir insan mıydı?

Ayrıca yere bir insan cesedi atan birini daha gördüm. Meğersem bu adam, vahşice etrafına bıçağını sallayarak orada bir yemek tezgahı işletiyormuş. Sanki bağırsak ya da aşağı yukarı macun kıvamında bir madde satıyormuş gibiydi. Bunu gördüğümde neredeyse midem ağzıma geldi.

Görüp görebileceğim tuhaflıkların ötesindeki bu şey, geçenlerde yüzünde bir takım sülük ya da dokunaçlar gözlemlediğim o köpek olmalı. Hasta mıydı ya da bir parazit tarafından enfeksiyona mı maruz kalmıştı bilmiyorum; fakat şu ana kadar gördüğüm en garip şeydi. Köpek bana baktığında hırladı ve dokunaçların tamamı diken diken olduktan sonra kaçtı. Benden bunu açıklamamı istemeyin; çünkü onun ne olduğunu ben de bilmiyorum.

Bunu yazarken onlar, iskelenin oraya bizden başka birini sürüklüyorlar. Bu yerle ilgili lanet olasıca sorun da ne?! Ne haltlar dönüyor?! Eğer orada, bana ve Allyson'a yardım edebilecek herhangi biri varsa, lütfen gelip bizi kurtarın! Kim olursa! Lütfen çabuk!
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: HammerHead - 01 Ocak 2019, 16:21:23
ORDU BURADA. SONUNDA YARDIM GELDİ SANMIŞTIM...

Ordu burada. Sonunda yardım geldi sanmıştım; ama tek yaptıkları alelacele hepimizi bu cehennem çukurunun içerisine hapis tutmak için bir duvar örmeleri oldu. Ellerinde otomatik silahlarla, duvarın dış kısmında devriye geziyorlar. Dışarı çıkmamıza izin verilmiyor. Kijuju'ya giren insanlara izin verilmesiyle ise, hiç sorunları yok; ama şu duvarı tırmanmayı düşünecek herhangi biri olsa... Şey, muhtemelen huzur içinde yatardı. Bize yardım etmek için burada değiller; bizi içeride tutmak için buradalar. Yalnızca bizi içeride hapsedebileceklerini umuyorlar ve kendi kendimizi yok ederken izleyebilmeyi.

Dışarıda keşif gezisi yapma cesaretini kendinde bulmam şöyle dursun, artık penceremden dışarıya bakamıyorum bile. Yine de evin dışında ne olup bittiğini biliyorum. Biliyorum; çünkü her gün katledilen kurbanların kan donduran çığlıkları, kulaklarıma çalınıyor. Ardından o vahşi kalabalığın tezahüratını duyuyorum ve o zaman biliyorum ki bizden başka biri, başka bir insan, kaybedildi. Etin dağılırken ki ve kemiklerin kırılırken ki bildiğiniz türden o sesleri, engellemeye çalışıyorum. Bütün bunlar beni iliklerime kadar ürpertiyor!

Ve ordu hiçbir halt yapmıyor. Yanızca kendileri için bir sorun oluşturmayacağımızı umdukları duvarlarının dışında nöbet tutuyorlar. Bundan böyle hükûmete güvenemem artık.

Lütfen, bunu okuyorsanız bana başka tavsiye vermeyin. Yardım edin! buradaki çılgınlığı bildirmek için bir şeyler yapabilecek konumda olan ya da bir gazetede çalışan tanıdığınız birine anlatın. Bu sözcükleri yayın! Eğer devlet kurumunda çalışıp bir arkadaşı olan birilerini tanıyorsanız, onlara da anlatın! Kijuju'da hâlen iyi insanlar, kurtarılmaya muhtaç olan insanlar olduğunu bilmelerini sağlayın! Hemen yardım bulmamız gerek! Orduyu, hava kuvvetlerini, hatta ve hatta N.A.S.A'yı gönderin! Lütfen, hiç hemcinsiniz için bir şeyler hissettiyseniz, şimdi harekete geçme zamanı! Lütfen!
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: HammerHead - 01 Ocak 2019, 16:21:52
İÇKİ İSTİYORUM... EĞER BİR BAR BULABİLİRSEM

Bu sabah, yanımda yatmamış olan Allyson'ı bulmak için uyandım. Biraz yiyecek ya da bir şey bulabilir mi diye bakınmak için dışarı çıkma cesareti gösterebildiğini sanmıştım. Dışarı çıkmak için böylesine aptal olduğundan ona kızgındım. Sonra klavyemde duran, bana hitap edilmiş bir not fark ettim. Kızdandı. Yalnızca bilgisayarda oturan benden bıkıp usandığını yazmış. Burada tıkılmış vaziyette, hiçbir şey yapmadan bekleyemezmiş ve bizi buradan çıkarmak için yardım etmeye çalışmamam hakikatine artık daha fazla dayanamazmış. Hiç de bile! Ben, önemli bilgiler arıyordum ve bize yardım edecek birilerini bulmaya çalışıyordum. Herhalde bütün gün boyunca  ünlülerle ilgili dedikodular okumak için oturuyor değilim!Anlayıncaya dek ona, bunu söylemek istiyorum.

Ona söylemeliydim.

Pişmanlıklar için çok geç. O artık gitti, muhtemelen Kijuju'dan bir çıkış yolu bulmak için. Şimdi az düşünüyorum da, maden ve oraya ulaşılabilecek herhangi bir yeraltı geçidi hakkında bana sorular sorup durmuştu. Ben de bilmek istediği  her şeyi, bu saçmalıktan neden bahsetmemi istediğini sorgulamadan anlatmıştım. İşler son zamanlarda gerginleşmişti ve çok kereler de tartışıyorduk. Yani ben de, kavgasız bir gece görmekten mutlu olmuştum. Böylesine bir şey yapmaya niyetli olduğuna dair hiçbir ipucum yoktu.

Neden beni terk etmek istedi? Burada güvendeydi. Ben buradaydım. Buradayken benimle daha iyiydi; ama şimdi dışarıda tek başına. Peşinden gidip onu bulmak, geri getirmek istiyorum. Ayrılıyorum. Gidip onu bulmak istiyorum; fakat bir türlü dışarı çıkmaya yanaşamıyorum. Eğer çıkarsam öleceğim, biliyorum. Korkularıma yenildiğimden ötürü kendimden nefret ediyorum; ama korkum, herhangi bir kederden daha kuvvetli. Sağ salim bana geri dönebilsin diye dua ediyorum. Tüm yapabileceğim bu.

Eğer orada, ona yardım edebilecek kimse varsa, lütfen yardım edin! Bana geri gelmesini söyleyin! Onu korurum.
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: HammerHead - 01 Ocak 2019, 16:22:12
SONUNDA YARDIM!

Bugün ölümüyle tanışması için iskeleye sürüklenen başka bir adamı daha duydum. Bu mesele o kadar sıradan hâle geldi ki olay gerçekleştiğinde ölüme mahkum adamların lanetlerini engellemek için kulaklarımı tıkamam bile son durumu öğrenmemi engellemedi. Kulaklarımı tıkamış olsam bile başka bir benliğin daha yaşamını çalan baltanın o küt sesini hissedebiliyorum. Ayrıca kalabalığın tezahüratı da, beni korku ve dehşetle doldurmaya devam etmekte. O zavallı adam için kalbimin derinliklerinde bir dua etmiş olabilirim (en azından öyle yaptığımı düşündüm); ama onu daha fazla aklımda tutmadım. Şu an geldiğim bu hâle bakarak ne kadar hissizleştiğime inanamıyorum. Başka bir gün, başka bir idam. Ya da öyle bir şey işte.

Bu sefer olay, kalabalığın tezahüratıyla son bulmadı. Bir de silah sesleri duydum. Kafam karıştı, dışarıda neler olduğuna bakmak için dikkatlice perdelerden birini çektim (Aklınızda bulunsun, bunu yaparken kendi hayatımı büyük bir riske attım). Kalabalık tarafından kuşatılmış komşu bir bina içerisinde bir adam ile bir kadın gördüm. Kesinlikle gidici olduklarını düşünmüştüm; ama sonra onların birer silah taşıdığını fark ettim. O ateş sesleri bunlardan gelmiş olmalıydı! Her ikisi de meydana koşarken ve yere serebildikleri kadar çok sayıda manyağı yere sererken bir takım olarak çalıştı. Daha fazla ölüm görmek beni şok etmeliydi; ancak sadece bu iki varlık, beni daha fazla şok etmeye yetti.

Onları izlerken, birden bire nereden çıkıp geldiği belli olamayan bir helikopter duydum ve akabinde büyük çelik kapıya bir füze ateşledi. Şok dalgası, evimi aynı bir deprem gibi sarstı. Bu patlamanın yakınında olan birinin hayatta kalabileceğini sanmıyorum. Tekrar penceremden dışarı baktığımda, o adam ve kadının dışında herkesin ortadan kaybolduğunu gördüm. Tahminimce füzelerden korkmuşlardı.

Durumlar sakinleşmiş gibi olduğundan bu iki deli insana dair daha iyi bir görünüm elde etmek için hemen dürbünüme sarıldım. Yani demek istediğim, kuduz köpekler gibi davranan binlerce insanla kapışabilmeyi düşünmek için bir insanın deli olması gerekir! Kadın, buralıymış gibi görünüyordu. Spor kıyafetler giyiyordu ve silah kemeriyle birlikte büyük bir bıçağı vardı. Görünüşe göre onu kullanmayı da biliyordu. Aynı şekilde adam da benzer kıyafetler giyinmişti; fakat silah kemeri altında bir çeşit üniformaya benzeyen bir bluz giymişti. Adam resmen 80'lerdeki bir aksiyon film yıldızı gibi iri yarıydı. Giysisinin kolunda BSAA denilen bir yama amblemi olduğunu gördüm. O amblemi gördüğümde, benim için pek çok yerli yerine oturdu. Bildiğim kadarıyla BSAA, yalnızca biyo-terörizmle ilgili durumlarda devreye girerdi. Herkesi kontrolü dışında hareket ettirmek için birilerinin bir virüs ya da ona benzer bir şey yayması fikrimden size bahsetmiştim. Bu yaşananlar da, deli dana hastalığının süper bir uyarlaması olabilir.

Cidden ne olursa olsun, BSAA'ın millete yardım etmek için biraz aşı getirdiğinden eminim. Tanrı'ya şükürler olsun. Açıkçası yanlarında biraz viski getirdiklerini de ummuyor değilim hani. Ne de sonsuza kadar yetecek içkim yok. Yine de şu sevimli BSAA kadın ajanıyla bir iki içki paylaşmanın bir sakıncası olmaz herhalde. Birkaç iyi hareket bildiğinden de son derece eminim.

Her neyse yahu, buradan kurtulacağım! Bu yazılanları yayan oradaki herkese teşekkürler. Artık önemli şeyler hakkında, alkol ve kızlar hakkında, yazmaya geri dönebilirim!
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: oldsnake - 11 Mart 2009, 23:37:05
RESIDENT EVIL TARİHİ

1960'lar

Mühendis Michael Warren, Racoon şehrinin elektriklendirmesine başlar.

Ashford ailesinin 5. lideri,Edward Ashford, sonradan bilinecek adıyla Ata Virüsü araştırmasına başlar.

1962

Ozwell E.Spencer, mimar George Trevor'a Racoon şehrinin dışında büyük bir mansiyon tasarlamasına ve yapmasına yardım eder.

1966
(Aralık)

Ozwell E. Spencer, James Marcus, ve Edward Ashford resmi olarak Ata Virüsünün doğruluğunu kanıtladılar, yaşayan organizma dnasını yeniden kuruyordu.

1967
(Kasım)

Arklay dağlarındaki mansiyon ve laboratuvar tesislerinin yapımı tamamlandı.

Jesica ve Lisa Trevor'a değişik bir Ata Virüsü enjekte edildi. Virüs, Jesica daha işe yaramadı ve sonunda alt edildi. Virüs Lisa'da etki gösterdi ve o gözlenmeye alındı.

George Trevor, test örneği olmaya yakındı ama mansiyon hakkında bilgilerinden dolayı alt edildi.

1968

Raccoon Şehri'ndeki tramvay Avrupa'da başladı ve onu şehrin içinde kullandılar.

Spencer, Marcus Ve Edward Ashford ile birlikte Medikal şirketi olan Umbrella'yı kurdular. Bu şirket onların biyolojik araştırmalarını maskelemek için kullanıldı.

(Temmuz)

Edward Ashford, Ata Virüsüne yakalandı ve öldü. Oğlu, Alexander ailenin başına geçti.

(Ağustos)

Umbrella Alıştırma merkezi Arklay dağlarında kuruldu ve Marcus yönetici oldu.

1969
(Şubat)

Alexander Ashford, Antartika'da bir merkez tasarlamaya başladı. O gizlice "Code Veronica" projesi için yer altında bir laborutuar yapmayı planlıyordu.

(Kasım)

Umbrella Antartik merkezi ve araştırma merkezleri tamamlandı

1971

Code veronica projesi başarılı oldu. Ve ikizler Alfred ve Alexia doğdu.

1977

Albert Wesker ve William Birkin, Alıştırma merkezine beklenen müdürler olarak katıldılar.

1978
(Ocak)

Marcus T-Virüsü yapmakta başarılı oldu.

(Temmuz)

Alıştırma merkezi kapatıldı. Wesker ve Birkin T-virüs araştırması için Arklay Araştırma merkezine transfer edildi. Marcus ise kendi araştırmasına kapatılan alıştırma merkezinde devam etti.

1981
(Temmuz)

Sadece 10 yaşındayken Alexia Ashford, sınıf birincisi olarak saygın bir üniversiteden mezun oldu.

Birkin, Alexia'yı bir rakip olarak görmeye başladı..

1982

Alexia, babası Alexander'a T-Veronica virüsünü enjekte etti ama bu deney başarısızlıkla sonuçlandı.

1983
(Aralık)

Wesker T Virüsüne ikinci bir korunmazlık araştırıyordu. Spencerin bazı planları hakkında kuşkulanmaya başladı.

Alexia, kendine T-Veronica enjekte etti ve 15 yıllık bir fanus uykusuna yattı. Planın gizliliği açısından o kendini virüsle ilgili kazaya uğrayıp ölmüş gibi gösterdi.

1987

Michael Warren, Racoon şehri valisi oldu.

1988

Wesker, Spencer'dan emir alarak, Marcus'a suikast yaptı. Birkin'in tecrübesiyle, T-Virüs programı sayesinde B.O.S. Tyrantın yapımına başlandı.

Umbrella "Nemesis" Projesinin araştırmasına 6. Araştırma merkezi olan Avrupa'da başladı.

1991

Umbrella yer altında pahalı bir laboratuvarın yapımına başladı.

Spencer Birkinin G Virüs projesine başlamasını uygun gördü.

Wesker, Bilgi departmanına atandı.

1992

Umbrella şehir merkezi bütçesine katkıda bulunarak General Hospital'ın yapımına başladı.
Michael Warren'ın bir heykeli şehrin ortasına dikildi.

1993

Raccoon şehri polis Şefi Brian Irons, Umbrella ile gizli görüşmelere başladı..

Birkin Racoon şehri yeraltı labarotuarına transfer edildi, gizli olarak Irons ile görüştü.

Alfred Ashford, üniversiteden mezun oldu ve Antartic merkezinin yöneticisi oldu. Rütbelerden rütbelere yükseldi ve sonunda Umbrella'nın yürütücüsü oldu ve sonra Rockfort adasının yöneticisi oldu.

(Aralık)

Anti B.O.S. için ekip üyeleri tamamlandı.

1994

Chicago laboratuvarlarından John Arklay, araştırma merkezini Birkin'den devraldı

Alfred Rockfort adasında özel bir mansiyon ve hapishane inşa ediyordu.

1996

S.T.A.R.S takım kaptanı olarak Wesker atandı.

Hunk, (Umbrellanın sonradan Özel Takım üyesi olan ) Rockfort adasında savaş alıştırması yapıyordu.

1998
(Mayıs)

Marcus'un gizemli bir klonu Umbrella alıştırma merkezinde görüldü.

Arklay mansiyonunda virüsle ilgili büyük bir sızıntı oldu ve araştırma laboratuvarı bundan dolayı kullanılmaz hale geldi.

Cerberus ilk kurbanını öldürdü: 20 yaşında parçalanmış bir kadın.

(Haziran)

Cerberusun görüntüleri Raccoon şehri dergisinde yayınlandı.

(Temmuz)

Alıştırma merkezini soruşturmak için 2 grup gönderildi. İlk grup B.O.S.lar tarafından yok edildi.

Arklay dağlarındaki kayıp insanların ve kazaların sayısında artış oldu. Şehir araştırma için S.T.A.R.S bravo takımını gönderdi.

Bravo Ekibi'nin helikopterinde bilinmeyen sebepten motor arızası oldu ve bu yüzden Arklay dağlarına düştü.

Bravo Ekibi araştırma merkezine gitmek için Ekliptik Ekspresi ini kullandı, ve sonradan bu ekspress yok oldu.

Alfa Ekibi Bravo Ekibi'yle bağlantı kesildiğinden gönderildi.

Konak olayı.

Bravo takım üyesi Enrico Marino, Wesker'ın gerçek kimliğini öğrenir ve Wesker tarafından öldürülür.

Konak ve laboratuvar virüs tarafından mahvedilmişti. Alfa Ekibi'nden 4 kişi Bravo Ekibi'nden 1 kişi kurtuldu. Kurtulanlar:
Chris Redfield
Jill Valentine
Barry Burton
Brad Vickers
Rebecca Chambers

Arklay araştırma merkezi patlamadan Wesker oradan kurtuldu.

(Ağustos)

S.T.A.R.S'ın eski üyelerinden Chris Redfield, G-Virüsü öğrenir ve Umbrella soruşturması için Avrupa'ya gider.

(Eylül)

Virüs enfeksiyon olmuş fareler tarafından Raccoon Şehri'ne yayılır.
Raccoon şehrinde yamyamlık olayları olduğu ilan edilir ve bu arttıkça artar

Birkin G-Virüsü'nü tamamlar.

Polis merkezine bir zombi sürüsü saldırır

Polis istasyonu istila edilir, Şef Irons, yeraltına iner. Warren şehirden kaçar ama kızını geride bırakır.

U.B.C.S. (Umbrella Biyolojik olaylara karşı atak timi) kurtarma operasyonlarıyla ilgili şehre varır.

Çaylak Polis Leon S. Kennedy, Claire Redfield ile aynı zamanda şehre varır.

Umbrella şehre B.O.S. Nemesis T Tipini yollar, ve o Jill Valentine'e saldırmaya başlar.

Umbrella şehre çok gelişmiş Tyrantları gönderir.

Leon Ve Claire şehirden Annette ve William'ın kızı Sherry ile kaçar.

U.S. Ordusunun şehre gelişiyle her şey kontrol altına alınır.

U.B.C.S den sağ kalanlar Umbrella tarafından olay şahitleri olduğundan ödüllendirilir.
Nicholai Ginovaef ve diğerleri tek tek ölür. Hastane yok edilir.

Ada Wong ve Hunk'un ikisi de G Virüs örneklerine sahip olur.

Yeraltındaki laboratuvar yok edilir.

(Ekim)

Amerikan hükümeti Raccoon Şehri'ndeki virüs tehdidini füze saldırısıyla yok etme kararı alır.

(Aralık)

Claire, Paris laboratuvarına sızar, ve yakalanıp Rockfort adasına hapsedilir.

Wesker adaya kendi özel kuvvetleriyle birlikte saldırır ve T-Virüsü'nü salar.

Claire adadan kaçar ve Leon'a yardım etmesi için mail atar. Leon da onun yeri Chris'e bildirilir.

Jill, Raccoon şehrinden kaçıp Chris'in apartmanına gider fakat o çoktan Rockfort adasına gitmiştir.

Alfred Ashford adan kaçar.

Chris, Rockfort adasına ulaşır ve Wesker'ı bulur.

Alexia fanus uykusundan uyanır ve Alfred ölür.

Claire ve Chris, Antartica merkezinden yeniden bir araya gelirler ve Alexia'yı öldürürler.

Ada yok olmadan kaçar..

2002

Jack Krauser kendini ölmüş gibi gösterir ve Wesker'ın gizli organizasyonuna katılır.

2003
(Şubat)

Chris ve Jill Rusyadak iUmbrella Caucausus Araştırma Merkezini yok etmek amacıyla görev alırlar.

Onlar TALOS'u yok etmekte başarılı olurlar.

2004

Başkanın kızı Ashley Graham Los illuminados diye bilinen dini bir grup tarafından kaçırılmıştır (Gerçekte kaçırılmayı Krauser yönetmiştir).

Leon, Ashley'nin gizli servis detaylarına ulaşamaya çalışmıştır ama bunun yerine onu bulması için görevlendirilmiştir.

Leon'a Las Plagas virüsü Los illuminados tarafından enjekte edilmiştir. Bundan sonra Leon Ve Ashley kilisedeki sığınağa girmişlerdir.

Köyden kaçtıktan sonra Leon ve Ashley  kalede bir sığınak aramaya zorlanmışlardır, ama Ashley tekrar yakalanmıştır. Ashley  gizli bir adaya Salazar'ın emriyle Krauser tarafından götürülmüştür. Leon Salazarı bulup onu yok eder.

Leon adaya Ashleyi bulmak için gider ve orada Krauser uda Saddleride öldürür. Leon Ve Ashley araştırma merkezinde parazitleri yokeden bir cihaz kullanırlar.

Ada Wong Leon'dan Plagas örneğini çalar ve Leon ile Ashley adadan kaçarlar.
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: oldsnake - 12 Mart 2009, 01:10:47
BSAA

Raccoon Şehri'ndeki olaylara dayanarak, Umbrella'ya olaylardaki payı yüzünden bir çok dava açıldı. Fakat bu olaydan daha fazla darbe almış bir organizasyon vardı bu Küresel Eczacılar Birliği ki bu firma dünya çapındaki Medikal firmaların birleşiminden oluşuyordu.

Umbrella'nın B.O.S. geliştirmesi ve bu silahların kara borsayada düşmesine sebep oldu ve bu Küresel Eczacılar Birliği'ne karşı insanların güvensizliğini oluşturdu. Umbrella, bu organizasyonda öncü üyeydi ve onların kuşkularını derinleştirdi.

Eğer her şey bu kadar olsaydı, bu birlik sönmüş bir ünvanla kaçardı. Ama günümüz dünyasında, ilaçlar neredeyse tüm medikal prosedürlerin bir parçası. Devletler bir ilaç hakkında güvenilir veya güvenilir olmadığına dair yeterince bilgi verir. Eğer toplum bir medikal şirkete şimdiki olaylardan sorumlu olduğu için güven kaybederse,öyle bir şirket anında iflas eder.
 
Umbrella, müfettişlere bu olaylarla ilgili yeterince kanıt getirince birlik için baş belası haline geldi.

Müfettişler gösterdikleri Umbrella ilaçları kazanıyor ve diğer şirketlerden teknikler geliştiriyor ve onları kendi biyolojik silah araştırmalarında kullanıyor. Onlar bu firmaları kısmen şimdiki ilaç tedavilerini geliştirmeye atıyor. Bu yüzden bunların ne geliştirdikleri hakkında fikri olmuyor. Sorumlu şirketler bu yüzden  kasıtsız olarak biyolojik silah gelişimine katkıda bulunuyorlar.

Bu durum gelişinceye kadar, birlik Umbrella davalarına kendi problemi gibi baktı ama şimdi bu leke onların gömleklerine de sıçradı.

Bu firmalar binlerce masum insanın öldürülüşünü paylaşmaya başladı, ve eğer Umbrella davaları kaybederse, onlar da iflasla yüzleşeceklerdi. Hatta Umbrella suçlu bulunmasa bile bu kötü tanınma bile onların satış rakamlarını çok azaltacaktı, fakat dünya devletleri bu şirketlerin satış izinlerini iptal edebilirdi.

Kendi ürünlerini dünya çapına dağıtma izninin kaldırılması onların ekonomisini parçalara ayırırdı.

Firmalar bu iç karartıcı ihtimallere karşı önlem almak zorundaydı.

Birlik müfettişlerle anlaşmaya karar verdi. Umbrella'ya karşı yapılacak tüm savaşlarda yer aldılar, hatta Umbrella ile bağlantıda olan içlerinde Umbrella'nın yanında olabilecek her şirkete karşı olma kararı da dahil. Bu davadaki müfettişler, Umbrella'nın çöküşü için, birlik tekliflerini kabul ettiler ve onlara karşı herhangi yasal savaş başlamayacaktı.

2003'te Umbrella, tüm davalarda suçlu bulundu. onun çöküşüyle ilaç birliğindeki skandal düştü ve sonunda ilaç sektörü rahatladı.

Ama Umbrella'nın parçalanışı umulmadık bir duruma yol gösterdi.

Umbrellanın çöküşüşüyle, B.O.S.lar kara borsada görülmeye başlandı. Bu silahlar teröristlerin, gerillanın, hükümet karşıtlarının ellerine geçti. Ve bundan sonra B.O.S.lar dünyanın etrafına yayıldı.

Yeni Umbrella kriziyle yüzleşen, ilaç birliği ne yapmaları gerektiğini biliyorlardı.

Bu Bioterörizim Güvenlik Görüş Birliği (BSAA) idi. B.O.S. tehditleriyle savaşa başladı.

BSAA'nın kuruluşu üzerine sadece seçkinler BSAA'nın parçalarını oluşturdu.
Onların görevi dünyanın her yerinde gözlemcilerden askerlere ve polislere kadar
Biyolojik silah operasyonlarında yer almaktı. Ne yazık ki bio terrörizmin her hangi kimsenin umduğundan daha büyüktü ve bu yüzden bununla başa çıkmak için olayın yeni bir yöne ihtiyacı vardı.

Sonuna kadar, gözlemler gösterdi ki bir takım kurulmalıydı ki bu takım anında tehditlere müdahale edebilsin, ama BSAA sivil toplum grubuydu. Onlar, hükümdarlı ülkelerde rahat operasyon yapamıyordu, soruşturma yönetemiyordu, tutuklama yapamıyordu ve hatta durum gerektirdiğinde güç kullanamıyorlardı. Bu açıktı ki bio terrörizm tehdidi artık tüm dünya problemiydi, ve bir şeyler yapılmak zorundaydı.

Birleşmiş Milletler yargı yetkisiyle BSAA yeniden düzenlendi.

Birleşmiş milletler özel takımı olarak BSAA birleşmiş millet üyesi olduğundan önemli yetki aldı.

Gerçek şuydu ki milletlerin %70 i kendi topraklarında faaliyetlerini onayladı ve geri kalanlar ise koşula bağlı olarak kendi topraklarında aktivitelerini kabul etti.

İşte bu BSAA'nın nasıl şekil bulup vücutlandığıyla ilgiliydi.

BSAA'nın ana karargahı İngilterede kuruldu, ama daha fazla yeri halka söylenmedi. BSAA takımı 12 saat içinde gönderilebileceğinden beri, onların hava merkezinde veya uçak gemisinden olduğu farzedildi. Bazı kaynaklar BSAA'nın kendi yönetimi alanındaki yerlerinde üsleri olduğundan bahsediyor.

Aşağıdaki alanlar BSAA'nın yönetimi altında olan şubeleridir:

Avrupa Karargahı : Avrupa ve Batı Rusya

Orta doğu şubesi : Orta Doğuda ve Afrika

Kuzey amerikan şubesi : Tüm Kuzey Amerika (Chris Redfieldın bulunduğu yer)

Güney Amerika Şubesi: Tüm Güney Amerika

Batı Afrika Şubesi(Sheva Alomar'ın bulunduğu yer)

Doğu Afrika Şubesi : Afrika'nın en doğusunda

Uzak Doğu Şubesi: Doğu Rusya ve Doğu Hindistan

Okyanus Şubesi: Avustralya

(Antartika Umbrella merkezinin olduğu yer Okyanus şubesinin yönetimi altında)

Her BSAA şubesi taktik takımlarında bir çok insana sahiptir, onların çoğuda dünya çapında polis özel kuvvetleri ve özel askeri kuvvetlerden gelmektedir.

Takımlar için destek yeterince çoktur, ve farklı ülkelerdeki hükümet organizasyonlarından gelir. Takımlara destek sağlayan teknik, medikal, fikiksel ve ruhsal uzmanı vardır.

BSAA yayılma takımları 2 gruba ayrılır:

İlk grup Özel Opersyon grubudur(SOU). SOU, alana adam sızdırmayı uygun görür, savaşta saldırır, ve suçlu kişileri yakalar. Her takım genelde 12 üyeden oluşur ve her takım 3 4 kişilik timlere ayrılır.

SOU'nun önemli özelliği operasyon boyunca üyeleridir. Operasyon derecesini karşılamak için, diğer bir kaç kişilik takımlar düzgün esasa gelir. Bir eklem operasyonu için, 70 eleman bir arada çalışır.

Dan Dechant görev için  Alfa Ekibi'nin lideridir. Takım Dan'in diğer bir kaç kişilik ufak takımlar arasında kendi adamlarından oluşur. (şimdiki Alfa Ekibi düzeni sadece bu operasyon için kullanılmıştır.)

Raporlar şuna işaret ediyor ki bilinmeyen B.O.Sl.ar tespit edildi taktik takımının etkileri B.O.S.lar ile uğraşmak için az olabilir.Sonuç olarak onların zayıf noktaları güçlendirilmelidir.

BSAA'nın başka bir parçası da Special Operitions Agent(SOA)dır. Genelde ajanlıkla ilgilidir, SOU gibi değil, ajanlar tek başlarına çalışır. Ajanlar her şeyden önce soruşturmalarda ve gizli operasyonlarda gereklilerdir ve böylece BSAA'nın gözü ve kulağı olurlar. Şimdiki operasyonlar boyunca, taktik takımlarının önden gitmesi tehlikeli olabilir, bu yüzden bu iş ajanlara kalır.

Bu tip görevler boyunca, görev sonuna kadar iki kişilik normal ekipmana ihtiyaç vardır.

Bazen ajanlar görevi bitirmek için BSAA şubesisnnın yargılama yetkisinin ötesine giderler. Bir çoğu yasa dışı olayların olduğu bölgelere gönderildi. Bu görevde Ajan Chris Redfield'a da yer verildi.

Ajanlar tek başına çalışan yüksek kapasiteli ve rütbeleri SOU üyelerinden fazladır, Böylece ajanlar yetenekleri yüzünden veya teknik olarak av peşinden koştukları için seçilmemişlerdir, ama psikolojik durumları ve doğal yetenekleri için seçilmiştir. Kendi yetenekleri ve performansları açısından, SOU üyelerini geçebilirler.

BSAA, uluslararası kadrosuyla sivil organizasyon olmasına  karşın ödenmemiş işleyen öyle bir operasyonda, iyi bilinen gerçek şudur ki bütçeleri bu İlaç birliğinden gelmektedir.

Bu ilişki çok kritik olduğundan beri, bu birliğin bütçesi

Bu ilişkinin kritik olduğundan beri,birlik bütçesi iştirak eden ülkelerin ekonomilerinden ayrılır,
ve öyle durumu değiştirmek için herhangi bir hareket ve beklenmeyen harcamalar gibidir.
Birlik için Sponsorluk bölümü Pr servisindeki endstüri genişliği gibidir.
Bu partnerlik partiler için çok yararlı olmuştur.

Son bir şey olarak, 11 üye ki onlar BSAA'nın başından beri yüksek rütbeyle parçalarıdır, "Esas On Birli" olarak bilinir. İsim "Esas Yedili" den gelir, Merkür projesindeki 7 astronottan.

"Esas On Birli"den birisi Chris Redfield'dır. Diğer 11 üyenin birçoğu taktik üyelerinin yanında çalışır.
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: oldsnake - 12 Mart 2009, 19:15:33
MAJINI

Aşağıda Las Plagas hakkında ne bilindiği listelenmiştir:

Sadece yeni keşfedildi, parazit uzun yıllardır Ramon Salazar'ın ailesinin kalesinde saklanıyordu.

Parazit kendisini insan ev sahibine adapte ediyor ve onun merkezi sinir sistemine asimile oluyor.
Enfeksiyona uğrayan insanlar tüm düşünme yeteneklerini kaybediyor başka bir Plaga tarafından kontrol ediliyor.

Ev sahipleri mantık fonksiyonundan yoksun kalabiliyorlar ama hala insani zekalarını, anlama ve bir biriyle iletişim kurma gibi yeteneklerini ellerinde tutuyorlar. Aynı zamanda düşmanlarına karşı silah ve araçlar kullanabiliyorlar.

Leon S. Kennedy, raporunda bu insanlarla karşılaştığını belirtmiştir. Bu raporunda onlara "Ganado" olarak söz eder.

Bu görevde Las Plagas varlığı doğrulandı. Şimdi ise bu parazitlerin Afrika'ya nasıl geldiği bilinmiyor. Biyolojik Silah kaçakçısı Ricardo Irving, bu konunun çözümü için aranıyor.

Bu bilgi kendilerini büyük riske atan BSAA Alpha timi tarafından bulundu. Bu rapor gösteriyor ki Las Plagas örneği Avrupa'dan çıkararak  biyolojik ve genetik olarak modife edilerek, potansiyelinden daha tehlikeli hale geldi.

Bu modifiye edilmiş Las Plagas, araştırmacalar tarafından "Tip 2 Plagas" olarak adlandırıldı. Tip 2 Plagas varlığının Afrika'da olduğuna dair bir çok değişik raporla doğrulandı.

Tip 2'nin enfeksiyon formu karakteristiği orjinal parazit enfeksiyonundan daha değişiktir. Avrupa'da bulunan Las Plagas parazitinin yumurtaları iğneyle insanlara veriliyordu. Bu yolla ev sahibinin içinde büyüyorlardı ve merkezi sinir sisteminin kontrolünü ele geçiriyorlardı.

Tip 2 ile, enfeksiyon büyümüş parazit ile meydana geliyor. Bu ev sahibine ağızdan girebiliyordu, zorlanarak potensiyel ev sahibin ağzına sokmaya zorlanarak.

Bu enfeksiyonun metodunun gözlenen sonuçları daha güçlü kas sistemi ve kontrol edilemez vücut spazmları.

Ayrıca, orjinal parazit ev sahibini asimile etmek için saatlerden günlere kadar zamana ihtiyacı olurken, Tip 2 neredeyse anında ele geçirebiliyor. Bu noktadan itibaren anlayabiliyoruz ki Tip 2 çok daha güçlü bir silah.

Bu tipin enfeksiyonları çoktan BSAA üyeleri tarafından bulundukları yerde görüldü.

Tip 2 merkezi sinir sistemini ele geçiriyor ve normal insan yeteneklerini aciz bırakıyor. Enfeksiyonlu ev sahipleri parazitler tarafından kontrol ediliyor. (Ayrıca, kusursuz silah olmasını sağlayan onların bir kişi tarafından kontrol edilebilmesidir)

Ev sahipleri kendi zekalarını ellerinde tutuyor ve ev sahiplerinin yetenekleri enfeksiyondan önceki doğal hallerine bağlıdır. Bu orjinal plaga tipiyle aynı.

Tahminlere göre onların silah olarak kullanılması artıyor, parazit değişti ve bu yüzden enfeksiyona uğramış kişiler diğerlerini enfeksiyona uğratarak ölüm sayılarını artırıyor.
  
-Raporlara dayanarak, Tip 2 Silah tüccarları tarafından "Majini" olarak biliniyor. Bu kelime yerel dilde kötü ruhlardan gelir.
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: oldsnake - 12 Mart 2009, 22:41:18
CHRIS REDFIELD

Bu listede BSAA ajanı Chris Redfield'ın öz geçmişiyle ilgili farklı kaynaklardan birleştirilmiş parçalar vardır. Buradaki bilgi kişiyle ilgili hiç bir psikolojik analiz olarak kullanılmaz.

Chris Redfield, askeri kariyerine Amerikan Hava Kuvvetlerinde başladı.

Sahip olduğu disiplin ve takdire değer hareket kayıtları çok fazladır. Komutanları, Chris'i kararından dönmez olarak nitelendirmiştir ve yüksek derece adaptasyona sahiptir.

Bu özellikler onun kendi kanatlarını kazanmasını sağlamıştır, ayrıca üstün kişilerle savaşa girmiştir.

Bu ağır zorlukları kaldıramamasından dolayı Chris, Amerikan Hava Kuvvetlerinden ayrılmıştır.

Ayrılışından sonra, Chris üstün ateşli silah bilgisinden, yakın dövüş taktikleri ve helikopter, uçak yetenekleri sayesinde Raccoon şehri özel timi STARS'a girmiştir.

STARS timine girdikten sonra Chris, Alpha timi için öncü olmuştur. Görevi, takımın önündeki durumları keşfedip güvenli hale getirmektir. yetenekleri onu sadece iyi atıcı ve savaşçı yapmamış aynı zamanda onu silah düzenleyebilicisi de yapmıştır.

Onun bu alanlardaki yeteneği onu küçük silahlardan büyük silahlara kadar kullanabilmesini sağlamıştır.

Chris'in STARS'daki performansı örnek gösterilecek şekildeydi. Bu onun için STARS'ın uygun bir yer olduğunu gösteriyordu. Fakat Chris'in kaderi daha farklıydı. Hikayede ki onun için kaçınılmaz gece Temmuz 1988 deki geceydi.

STARS Bravo timi Raccoon Şehri'ndeki uzak alanlardaki kayıpları bildiriyordu ve beklenmedik şekilde radyo sinyalleri gitti. Alpha timi soruşturma için gönderildi. Helikopterleri düştükten sonra bazı yaratıklar tarafından saldırıya uğradılar ve yakınlardaki mansiyona sığınmaya zorlandılar.

Konak aslında Umbrella tarafından araştırma merkezi için kullanılıyordu. Bu merkezde biyolojik silahlar ve sayılamaz yasa dışı deneyler yapılıyordu. Chris ve partneri Jill Valentine, Albert wesker tarafından taktiksel araştırma planı yüzünden bir çok B.O.S. ile savaşmaya zorlandılar.

Wesker, STARS timinin lideriydi ve bu yüzden Chris ve Jill'den rütbe olarak büyüktü. O bütün bunları Umbrella şirketinde çalıştığı için yaptı. Wesker rütbesini Chris ve Jilli ustalıkla yönetmek için kullandı. Wesker bir çok B.O.S.u kendi için veri toplamak amacıyla mansiyona saldı.

Arklay dağlarındaki bu trajedi Konak olayı olarak bilindi ve Chris ve Jill'in "Tyrant" adında bir yaratığı öldürmeleriyle son buldu. Wesker öldü ve laboratuvar yok edildi.

Konak olayından sağ kurtulmasıyla birlikte Chris, Umbrella'nın aktivite yetkileri hakkında bilgilendirmek için girişimde bulundu fakat tüm girişimleri Umbrella'nın güçlü etkileri sayesinde dikkate alınmadı.

Bu durumdan bitkin düşerek Chris, Amerikan hükümetine bu durumu bilgilendirmek amacıyla girişimde bulundu. Bu girişim de meyve vermedi. Böyle büyük bir şirketle tek başına baş etmenin kolay olmayacağını biliyordu, ve gerçekten de çok zordu, ama başka çaresi kalmamıştı.

Bu şekilde Chris kendi soruşturmasına devam etti. Aile bireylerini bilgilendirmeden, Avrupa'ya gitti.

Chris, ailesini bu soruşturmayla ilgili gelebilecek her tehlikeden korumak istedi fakat ironik bir şekilde aile üyelerinden birini bu olaylara davet etti.

Chris'in kız kardeşi olan Claire, onunla irtibat kuramadığı için Raccoon Şehri'ne onu bulmak için seyahat etti. Şehre vardığında, yayılan  T-Virüsü'nün terrörüne şahit oldu.

Bu durumla birlikte Claire, Leon S. Kennedyle tanıştı ve  şehirden kurtulmak için savaşmaya başladılar.

Raccoon şehri olayından sonra Claire, Umbrella'nın Avrupa'da aktivitelerini öğrenmek için Paris'e uçtu ama yakalanıp Rockfort adasına gönderildi.

Chris, Leon sayesinde Claire'e ne olduğunu öğrendi ve onu Rockfort adasından kurtarmak için yola koyuldu. Çok geçmeden de Umbrella'nın Antartika araştırma merkezi vardı.

Alexia Ashford hala yaşıyordu.

T-Veronica adında yeni bir virüs vardı.

Hepsinden şaşırtıcısı Wesker hala yaşıyordu. Konak olayının arkasındaki Chris'in emir subayı, bir şekilde mansiyonun patlamasından kurtulmuştu.

Chris kasıtsız olarak tekrar Wesker'ın entrikalarının içine girmişti, ve o kaderin elinden kurtulan adamla yeniden yüzleşmeye zorlandı.

Wesker'ın insanüstü gücü ile Chris baş edemedi ama şans Chris'in yanındaydı.

Ama görünen oydu ki Chris ve Weskerin savaşı bir süre daha bekleyecekti.

Kendi kararıyla yılmayan Chris, kendisine ne olursa olsun Umbrella'nın yok olacağına karar verdi.

Aradan yılalr geçtikten sonra Chris, Rusya havalarındaydı ve Jill Valentine de onun yanındaydı. Raccoon şehrinin yok olmasıyla oluşan uyanış ile Umbrella, mahkemelerle boğuşuyordu ve satış fiyatları düşmüştü. Umbrella'nın çökmesinden biraz zaman geçmişti.

Bu zamanda Chris, Umbrella'nın yeni bir B.O.S. üzerine çalıştığını öğrendi.

Chris ve Jill bilgi aldıktan sonra gizlice TALOS planı üzerinde çalışılan Kafkasya laboratuvarına gittiler. Gizli bir anti biyo terörizm ünitesiyle buluşup merkeze saldırdılar.

Bu olaydan çok zaman geçmeden, görünebilir ve dokunulmaz Umbrella resmi olarak bitmişti.

Umbrella'nın ektiği tohumlar, dünya için trajedi biçmeye devam etti. B.O.S.lar artık savaş alanlarında olmayla sınırlı değildi, ama teröristler tarafından masum sivillere kullanılmaya devam etti. Bu Jill ve Chris'in BSAA'e katıldığı zamandı ki bu grup bu biyolojik silahları yok etmeye kararlıydı.

İkiside dünyanın etrafında dolaştılar, Bio teröristleri durdurmak adına partnerlerdi. Umbrella'nın gölgesi sandıklarından daha uzundu.

Chris ve Jill, Umbrella'nın kurucusu Spencer'ı Wesker'ın nerede olduğuna dair soru sormaya gittiklerinde, onun cansız bedenini yerde yatarken gördüler ve kan izleri Wesker'ın elindeydi.

Bu Wesker ile Chris'in üçüncü karşılaşmasıydı.

Bu seferki karşılaşma Jill'in kendisini feda etme trajedisiyle sona erdi, başka bir şansı olmadan Wesker'ın durdurulması için kendini kurban etti.

Sonraki 3 aylık aramalarda sonuç alınamadı, Jill Valentine resmi olarak BSAA tarafından ölü ilan edildi.

Kimse Chris'in Jill'in mezarı önünde ne için söz verdiğini bilmiyor, onun kayboluşundan sonra Chris, bio organik silahları yok etmek için, onların nerede olabileceği hakkında çalışmalarını artırdı. Kuzey Amerika BSAA'ya katıldıktan sonra dünyanın etrafında soruşturmalara katıldı. Operasyonların aranılan kişisi oldu ve tüm BSAA üyelerinden daha fazla operasyona katıldı.

Onun soruşturmalarından birinde Chris, Ricardo Irving adında bir adam hakkında biyolojik silah satışı yapacağı ile ilgili haberdar oldu. Irving'in adı da bazı silah satışlarında yer oluyordu.

Afrika BSAA şubesinin Irving hakkında bilgi vermesiyle Chris acilen Irving'i tutuklamak için bu operasyona katılmayı istedi.

Bu operasyonun parçası olmayı istediği sebepler için Chris yorum yapmadı .Belkide bilgi vermiyordu veya belli değildi.

Birçok rütbeli BSAA ajanlarından biri olarak, onun bu operasyondaki varlığı operasyonun başarı şanslarını artırdı, Bu şekilde onun isteği karşılanmış oldu.
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: oldsnake - 13 Mart 2009, 20:35:54
SHEVA ALOMAR

BSAA ajanı Sheva Alomar'ın genel özgeçmesi farklı kaynaklardan bu dosyada listelenmiştir.

Burada listelenen bilgiler tamamı olmamakla birlikte kişinin psikolojik analizi olarak kullanılmaz.

Sheva Alomar, Afrika'da ufak bir fabrika kasabasında dünyaya gelmiştir.
Bu kasaba Umbrella Bitki 57'ye ev sahipliği yapmaktaydı.

Bir çok fabrika kasabası gibi, bitki kasabaya can damarlığı yapmaktaydı, kasaba gelirlerini karşılayan ve bir çok kişiye iş imkanı sağlardı.
Kasabanın yetişkin nüfusunun neredeyse %80 i bu fabrikada çalışırdı, buna Sheva'nın ailesi de dahil. Ücretler ülke genelinde düşüktü fakat bu ücretler kasabadaki insanlar için ve Sheva'nın mutlu çocukluk dönemi için yeterliydi.

Bu mutluluk kısa sürdü.

8 yaşındayken, Sheva'nın mutlu yaşamı fabrikadan gelen beklenmedi siren sesleriyle son buldu.

Sirenler havada yankılanırken, kötülük habercisi siyah bir duman fabrikadan görülmeye başladı.

Çocuk haliyle bile Sheva kötü bir şey olduğunu anlamıştı. Kalbindeki korku dolu çarpışlar ile
fabrikaya doğru koştu.

Fabrikaya vardığında, girişin kapanmış olduğunu gördü.

Girişteki yaşlı güvenlik görevlisinin yerinde garip korucu giysiler vardı. Giysilerin yüzü maskelerle örtülüydü. Sheva, ne olduğunu anlayamıyordu.

"Yıllardan sonra o insanların biyolojik koruma giysileri giydiğini anlamıştım. Onlar Umbrella'nın özel timlerinin parçasıydı"

O zaman maskerin ne olduğunu anlayamamıştı, ama tüfekler ne olduğunu hakkında bilgi veriyordu. Kasaba yaşamak için kalıcı bir yer değildi ve kasabanın yakınlarında hükümet karşıtı gerillalar vardı. Sheva çocuk yaşına rağmen bu şiddetin silahlarla yapıldığına dair bilgisi vardı.

Kasabadaki kalan yetişkinler bu silahlı adamlar tarafından idam edilmişti.

Sheva'nın şansı vardı ki onların bir komşusu hızla onu kurtarıp fark edilmeden evlerine getirilmişti.

Bu şekilde Shev'anın hayatındaki en uzun gece başladı. Korkuyla titreyerek, ailesinin gelmesi için bekleyemiyordu ve dua da edemiyordu. Gece geçti gün doğdu fakat ailesi hala gelmedi.

Bir gece daha geçtikten sonra kapıda biri olduğunu hissetti. Neşesini ve duygularını kontrol edemeyerek kapıya ailesini karşılamaya koştu.

Kapı açıldığında, neşeyle ağlıyordu ama biraz sonra hayal kırıklığı ve karmaşa yaşayacaktı.

Kapıyı açtığında ailesi onu kucaklamak için koşmamıştı, ama kapıdaki amcasıydı, yüzündeki korku ve şokla. Onun sözleri Sheva'nın kalan ümidini de yok edecekti.

"Ailen öldü. Şu fabrikadaki kazada..."

Evdeki değerli her şeyi alarak Sheva'nın amcası onu kendi evine götürdü. Onun evinden uzağa bilmediği başka bir eve...

Amcasıyla yaşamı çok uzun sürmedi. Amcası çok fakirdi ve bakması için 7 çocuğa daha sahipti. Akrabası bile olsa  eğer fabrikadan tazminat alacağını sanmasaydı, onun için asla geri dönmeyebilirdi.

Bu tazminat asla gelmedi. Umbrella hiç bir geri ödeme yapmadı ve yengesi ve amcası onu artık besleyemedi.

Sheva için hayat cehennem gibiydi. Sadece açlık sınırında olduğundan değil ailesini tekrar göremeyeceğinden dolayıydı. Acısıyla onların tekrar yaşayabileceği saplantısına girdi.

Günler geçtikçe bu saplantı onun başka bir şey düşünemeyeceği hale geldi. Onları bulması gerektiğini biliyordu.

Bir gece ay bozkıra ışığını verirken Sheva, amcasının evinden kaçarak hayatının çalındığı doğduğu yere döndü.

Onun yanılgısı ailesini tekrar görebileceğiydi.

Fakat bu yorucu iklim sadece ufak canlılar içindi. Her geçirdiği dakika kötü beslenme etikleri ve yiyecek bulamadığı için Sheva, en sonunda bu duruma dayanamayıp bayıldı.

Bozkırdaki bir gece sessiz değildir. Hayvanların yürüme sesleri, kurtların ulama sesleri, böceklerin vızırdıları ve çimlerin üstündeki rüzgar sesi gibi. Sheva, bunların hepsine katlanıyordu.
O bir kasabada büyümüştü ve yeni yaşantısına alışamamıştı.

Bu seslerin karmaşasında Sheva, tanıdık bir ses duydu. Yavaş çalışan bir motor sesiyle kumdan gelen bir ses duydu.

Bir kamyon Sheva'nın yakınında durdu ve yolcu koltuğundan bir yabancı Sheva ile konuşmak için dışarı çıktı.. Sheva'nın adama cevap verip vermeyeceği önemli değildi ama adam onu aldı ve kamyona bindirdi.

Sheva'yı bulan adam hükümet karşıtı bir gerillaydı. Adam Sheva'ya yiyecek ve "ev" diyebileceği bir yer sağladı. Sheva için kötüydü çünkü bu iyi gidişat kötü haberleri yanında getirdi.

Sheva'ya fabrikadaki olayın kaza olmadığını söylendi. Bu fabrika biyolojik silahlar üretiyordu ve Umbrella, yeni silahının son testini yapıyordu.

Fabrikada çalışan işçiler, Sheva'nın anne ve babası dahil Umbrella'nın onları hayatlarından edeceğinden farkında değildi.

Testi bitirdikten sonra, Umbrella  tüm işi gizlemek için ölçüler aldı. Hükümet ordusunun yardımıyla fabrikayı kasabayla birlikte yok ettiler. Sheva, haritada kalan kısmı evi zannetmişti.

Bu haberlerden sonra Sheva çok sinirlendi. Umbrella'dan nefret etti ve onları ailesinin ölümüyle suçladı, o hükümetten de Umbrella'ya destek verdikleri içinde nefret eder hale geldi.

Bu hükümet ile savaşmak için gerillalara katıldığı zamandı.

Sheva, yıkama yemek yapma ve günlük diğer işlerle uğraşmaya başladı. Gerilalar ile bir kaç yıl çalıştıktan sonra ilk silahına sahip oldu. Gerillalar ile birlikte olduğu zamanlar hakkında konuşmayı sevmez. Belkide hatırları çok acı vericidir yada onlarla vakit geçirdiğine utanıyordur.

Onun görevlerinden biride gerillalar ile kasabalara gidip grup için mühimmat almaktı.

Sheva, gerillalar ile 7 yıl geçirdi.

Artık genç kız olmuştu ve zamanının çoğunu gerillalar ile geçirmişti. Belkide yaşıyla ilgili olarak kasabaya gitti zamanlarda kasabalılar onu gerilla sanmıyordu. Bu yüzden şehre hep o gönderirildi.

Bu onun fırsatlarından biriydi, kasabada bir adam ona yaklaşmıştı. Adam yerel gibi görünüyordu ama yabancı aksanıyla konuşuyordu. Sheva'ya bir parça kağıt verdi ve acele ses tonuyla konuşmaya başladı:

"Bunu oku. Eğer ne yazdığına inanıyorsan, Kilisenin arka kısmına 2 saat içinde gel"

Konuşmasından sonra kalabalığın içinde göründüğü gibi kayboldu. Sheva kağıdı açtı ve tek bir söze sabitlendi: "Umbrella".

Bu ailesini ondan alan şirketle aynı şirketti. Eğer bu olay olmasaydı, onun yaşamı çok daha farklı olacaktı.

Bu mesajda bahsediliyordu ki Gerillalar hükümeti düşürmek için büyük çapta bir biyolojik silah saldırısı kullanmayı planlıyordu. Umbrella, gerillalara biyolojik silah sağlamak için anlaşmaya çalışıyordu. Bu adam, Sheva'yı anlaşmanın yapılmasını durdurmaya çağırmıştı.

Sheva bunu ilk başta hükümetin tuzağı sandı, ama derinlemesine düşündüğünde notun doğruluğunu anladı. Kendine nasıl anladığını sorduğunda:

"Benim ülkem Fransa tarafından büyük etki altında ve bir çok hükümet yetkilisi Fransız aksanıyla konuşur. Bu adam farklıydı. O aksanını değiştirmezdi ve bir şekilde ona güvenebileceğimi anladım"

Sheva, içgüdülerini güvenerek kiliseye gitti ve orada 2 adam vardı.

Onlardan birisi notu verendi ötekisi ise Amerikan hükümetinden olduğu anlaşılan bir takım elbise giyiyordu.

Takım elbise giyen adam açık sözlü gibi görünmeye çalıştı. Umbrella şirketinin önemli bir çalışanını tutuklamak istiyordu. Söylediği kişi  Umbrella'da onarılmaz bir patlama yapmanın anahtarını elinde tutuyordu. Ama onu yakalamak için Sheva'nın yardımlarına ihtiyaçları vardı. Eğer o adamı yakalarlarsa Sheva'ya veya gerilla arkadaşlarına bir şey yapmayacaklardı.

Başarısız olsalar bile, onu veya onun arkadaşlarını yetkililere bildirilmiyeceklerdi.

Takım elbise giyinen adam güvenilir görünüyordu ama Sheva ailesi gibi olan kişilere ihanet etmeyecek miydi? Adam, Sheva'nın korkusunu anlamış görünüyordu. Ve Sheva'ya bir soru sordu:
"Umbrella'nın yaptıkları için cezalandırmasını görmek istemiyor musun?"

Sheva hızlıca başını öne doğru salladı.

"İşte seni bu yüzden seçtik. Bize Umbrella'ya karşı savaşımızda yardım etmek istiyorsan, "arkadaş" diye çağırdığın kişilerden ayrılman gerekir."

"Sonra ne? Ben bunu niye yapayım?"


"Etrafına bak! Bu gerillaların iyi görünmek için bunları yapmadıklarını biliyorsun!
Onlar hükümeti düşürmek için her şeyi yapacaklar, senin kötü olduğunu bildiğin şeyleri de.
Bize yardım edersen, hem ülkene hem de insanların için iyilik yapmış olursun"

"Sizi 15 yaşındaki bir kızın yardım edeceğini düşündüren şey nedir?"

"Bir gün yaşının çok önemli olmadığını anlayacaksın. Bir insanın yaşamı yaşına göre değil, yaptığı seçimlere göre belirlenir. İnandığın şeyler için savaşma şansın var ki bu şans bütün dünyayı etkileyecek. Ortada çok ödül olmasa bile bu savaşa devam eder misin?"

Sheva, bu sözleri asla unutmadı...

3 gün sonra anlaşmanın yapılacağı yere özel tim geldi. Sheva, üzerinden mikrofonla binanın içeri girdi ve böylece olanları özel tim duyabiliyordu.

Operasyon başarılı bir şekilde bitti. Umbrella'nın adamı tutuklandı ve götürüldü.

Sheva ve gerillalar Amerikan konsolosluğuna götürüldü ve 2 gün sonra söz verildiği gibi onlar ceza almadan salıverildiler. Sheva'nın yeteneklerinden dolayı yada belki içgüdüyle adam, Sheva'ya Amerika'da yeni bir yaşam şansı teklif etti.

Afrika'da Sheva için bir şey kalmamıştı ve teklifi kabul etti.

Amerikaya vardıktan sonra, Sheva'nın büyük yetenekleri görülmeye başlandı. Bütün beklentileri aştı hatta 6 ay içinde İngilizceyi çok iyi konuşur hale geldi. Amerikaya varmasının ardından 2 yıl geçmesine karşın bir üniversite bile bitirdi.

Büyük onurla üniversiteden mezun olduktan sonra, onun takım elbiseli kurtarıcısı ona BSAA'ya katılması için teklif götürdü böylece o insanlara yardım edecekti. Umbrella çoktan önemli adamlarından birini kaybetmişti ve Sheva, Umbrellaya ve öyle firmalara karşı savaş açmalıydı.

Temel eğitimi aldıktan sonra Sheva, Josh Stone liderliğindeki time atandı. Orada timiyle birlikte 8 ay eğitim aldı, savaşta yaşamak için neye ihtiyacı varsa öğrendi. Eğitiminden sonra BSAA ajanı oldu. Dünya çapında operasyonlara katıldı.

Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: oldsnake - 13 Mart 2009, 23:55:33
RICARDO IRVING

Resmi kayıtlara göre Ricardo Irving, Tricell Afrika araştırma ekibinin aldığı petrol rafinerisinin müdürüdür. Kaba ve kibirlidir ve doymak bilmeyen bir servet biriktirme arzusuna sahiptir. Bu özellikler onu Tricell ajanı ve B.O.S. marketinin satış elemanı yapmıştır.

Bu satışlardan kazanılan paralar Tricell Afrika'nın bio organik silah araştırma ve gelişimine gider.
Bu silahların kullanışını göstermek müşteriler ve operasyonel testler için kullanılır. Irving'in hakkında bir dereceye kadar bilinen ise Tricell'in biyolojik silah işini bilen bir avuç insandan biridir.

Irving'in aktiviteleri ve bunların Tricelle bağlantısı dikkatli bir şekilde gizlilik altında tutulur.
Yanlış gösterilen gerçek ise  resmi olarak "Kaynak Geliştirme Paylaşımında" çalışır ve BSAA'ya sponsor olan eczacılar birliğinde değildir.
 
Tricell, küme halinde ticaret filosundan oluşur, gelişmenin doğal kaynakları da eczacılıktır. Her paylaşım kendi paralarına göre gider ve tüm başlıklar bir ana şirket adı altında toplanabilir. Ayrıca bu paylaşımlar Tricell şubeleri arasında olur.

BSAA, Irving'in son anlaşmasını duyduktan sonra  onlar  bu anlaşmaya kendisinin veya Tricelle dayanan bir yasa dışı anlaşma gözüyle bakarlar. BSAA'nın görevi, biyolojik silahlarla savaşmak yerine bu suçluyu yasa dışı anlaşma yapamaktan tutuklamaktı. Irving bunu fark etmişti.

Irving, BSAA'nın görevi hakkında bilgilendirildi ve  anlaşma yerini Kijuju'nun dışındaki maden bölgesiyle değişti. BSAA ekibi geldiği zaman anlaşma yerin,i Kijuju özerk bölgesi sanmışlardı ve onları tuzağa düşürdü.

Ekipler geldiği zaman Las plagas kasabaya yayılmıştı ve onların Majiniye dönüşüyordu.

Bu bilgi (öncelikli Irving'in anlaşması) Alfa Ekibi tarafından alındı ve daha sonra takviye ekibinin (Chris, Sheva) aldığı veriyle doğrulandı.

Görünüyor ki bir Uroboros virüs örneği, Alpha timi gelmeden önce salıverildi ve Dan Dechant'ın takımının ölümüne sebep oldu.

Irving, hem Uroborosun Chris ve Sheva tarafından bulup yok edildiğini hem de hard discin ellerine geçtiğinden haberi yoktu. Hard discten alınan bilgiyle ajanlar başarılı bir şekilde Irving'in olduğu gerçek bölgeye yani madenlere gittiler.

Planın başarısız olduğu gerçeğiyle yüzleşen Irving, önlem almaya çabaladı.

Önce iş yapan ortaklarıyla bağlantı kurdu ve anlaşmayı ertelemelerini istedi. Sonra, madene iş görüşmesiyle ilgili bazı belgeleri ve materyalleri almaya gitti
Fakat Chris ve Sheva onu buldu.

Ama onun bazı ek planları vardı.

Kukuletalı kişi sayesinde kaçmayı başardı. Ve diğer ajanlar Popekarimu adlı ..O.S. ile başbaşa kaldılar ki bu yaratık anlaşma için kullanılacaktı.

Bu silahı ajanların üzerine salmakla Irving anlaşma yapılamadığı ve kaçamadığı için kötülüğe kötülükle karşılık verdi.

Bu noktadan sonra açık ki Irving'in aklı dengesi afallıyordu. Onun gerçek eğilimleri bilinmemekle birlikte  ajanların gelmesiyle engellenmişti veya çok stres olmuştu.

Irving'in durumu git gide kontrolden çıkıyordu.

Madenden kaçtıktan sonra, Kaptan Josh Stone'un Delta timini gördü. Kaçmak için
Ndesu(El gigante) yaratığını salıverdi. Aç gözlü Irving tarafından salınan yaratık ufakta olsa başarı sağladı.

Sona vardıktan sonra yapabileceği bir şey yoktu kendi servetiyle kaçmaya çalıştı ama kukuletalı kişi tarafından kaçırıldı ki aynı kişi Irving'e Las plagas temin etmişti. Onun cezalandırılması başarısızlıkla sonuçlandı. Az daha 2 ajanla savaşıyordu.

Las plagas aynı zamanda kontrol edilebilen plaga olarak bilinir.

BSAA'ya göre kontrol edilen plaganın belgelenmesini Leon S. Kennedy, Avrupa'da yapmıştır. Kontrol edilen plaga, akıl yetisini almaması yönüyle diğer virüslerden farklıdır. Bir başka farklı yön ise bu ev sahibine büyük mutasyonlar yapabilir. Plagaya, ev sahibi olan kişi daha normal insan olarak yaşayamaz.

Son çabalarıyla Irving, petrol rafinerisini patlattı fakat şanssızdı ki tam o saatlerde rafineri kuruydu ve bu şekilde patlamanın boyutları artmadı. Onun umudu bütün belgeleri ve Chris ve Sheva'yı öldürüp kontrol edilen plagayı rahatça kullanmaktı.

Irving'in başka çaresi kalmadan kendine enfeksiyon yaptarak kocaman ve hızlı bir mutasyona uğradı. Mutasyondan sonraki gücü bile kendine yarar sağlayamadan ajanlar tarafından öldürüldü.

Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: oldsnake - 14 Mart 2009, 23:34:03
NDİPAYA KABİLESİ

Ndipayaların yaşadığı yerler bataklıktaki odundan yapılan yapılardır.Onların ileri mimari teknikleri dünya üzerinde yıpranmış antik yerlerin tamirinde ve restorasyonunda kullanılır.

Ndipayalar dünyanın kalanıyla paylaşmadıkları bir sır taşırlar. Ndipaya krallığının antik yıkıntıları yaşadığı yerin altında yatmaktadır.

Antik zamanlarda, bu sarılan çevreler Ndipaya krallığının kontrolündeydi ve bu yıkıntılar şehri monarşinin merkeziydi.

Hükümdar seçilirken özel dikkat verilmesi gerekirdi. Ndipaya monarşiye sahip olduğundan beri, kral doğuştan seçilmezdi gösterdiği yetenekler ve değerler ile bir tören ile seçilirdi. Bu seremoni antik kentin en altında "Güneş Bahçesinde" yetişen bir bitkiyle yapılırdı.

Bu çiçek "Güneşin Merdiveni" olarak da bilinir.

Güneşin Merdiveni aşırı zehirli bir bitkidir, ve tüketilirse etkileri ölümcüldür. Yerlilerin bazıları bu bitkiye karşı doğal dayanıklılık kazandığı tahmin ediliyor.

Ndipaya insanları inanır ki kim bu zehrin etkilerine dayanabilirse kral olur.

(Bu törenlerin eserleri hala Ndipayalar tarafından atalarının ruhlarının huzuru için yıldan yıla yapılır)

Bu doğal dayanıklığa kişi sahip olsa bile bu bitkinin ölümünden çok nadir kurtulur. Bunu Ndipaya insanları söylemiştir ki öyle bir insan krallığını yüz yıllarca sürdürebilir. Bu efsane geçerliliğe sahip olsa bile günümüzde doğruluğu bulunamamıştır.

Bu gelişen krallık için bilinen şey  gerilemişlerdir ve Ndipaya insanları tarafından terk edilmişlerdir.

Ndipayaların şehri neden bırakıp bataklıklara göç ettikleri bilinmiyor. Herhangi bir bilgiye onların gelenekleri veya söylenti gözü ile bakılıyor.

Bilinen gerçek şehirden ayrıldıktan sonra Ndipaya insanları bu alanların kutsal alan olduğuna inandılar ve bu bölgenin varlığını yabancılardan korumak için ant içtiler.

Tüm Ndipayalı 13 ve 25 yaş arası erkeler şehri korumak için 2 yıl boyunca savaştılar.

Onların ciddiyeti bu büyük şehrin varlığını dışarı dünyadan korudu.

196'larda dışarıdan gelen kişilerin onların şehrini keşfettti. Bir şirket onların törenlerde kullandığı çiçeğin bulunduğu kutsal şehre geldi ve güç kullanarak şehri, Ndipayalılardan aldı.

Ndipayalar bu azılı baskına dayandılar. Ndipaya kurucuları barışlarıyla ünlüydü ama savaş geldiği zaman kuvvetli savaşçılardı. Bu Ndipayaların özüydü.

Onların  fiziksel av peşinde koşma güçleri onların en iyi silahıydı ve onlar bunu cesurca savaşmak için kullandı. Ancak düşmanın teknolojik avantajlarına yenik düştüler.
(Bu zaman boyunda Ndipaya gençleri işgalcileri kovmak için çiçekleri tüketmiştir.)

Sonunda Ndipayalılar  "Güneş Bahçesi" alanını teslim vermek zorunda kaldı ve şirketin kontrolünün ötesine geçemedi.

Ama Ndipaya, önceki zaferlerini yeniden kazanmaktan ve kutsal topraklarını yeniden almaktan vazgeçmiş değil.
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: oldsnake - 15 Mart 2009, 00:51:42
U-8

U-8 bir B.O.S.tır ve Las plagası içeren bir silah geliştirme projesinden doğmuştur.

Bu yaratık bir çok canlının arıtılmış DNAlarınan oluşur, özellikle kabuklu organizmanın DNAlarından. Bu yaratığını değişimleri, siyah renklenme ile yansır.

Kabuğu benzersiz dayanıklılığa sahiptir ve testlerde RPG den atışa dayanıklık gösterdiği görülmüştür.

Bu dev yaratığın tasarımında başka önemli bir özellik vardır.

U-8, on metre uzunluğa yakındır ve onun kıskaç gibi bacakları neredeyse 3 metre uzunluğundadır ki bunları yakın savaşlarda kullanır. Bu bacak saldırıları çok hızlı değildir, ama bunlar bir tankın zırhını bile parçalamaya yeterlidir.

Uçan B.O.S.lar yumurtaların büyümesinin değişmeyen örnekleri için U-8lerin orjinal karın bölgelerinden gelir bu uçan B.O.S.ler, U-8lerin larvaları değildir ve tamamen başka yaratıklardır.

Yakın birebir savaşta  U-8 çok güçlü alt edici bir düşmandır ama daha fazla rakiple savaşırsa, onun büyüklüğü sorun olmaktadır.

Onun büyük hacmi onu uzak saldırılara karşı korumasız yapar. Onun zayıflığına karşı, o uçan B.O.Sları bir uçak gemisinin jetleri yollaması gibi kullanır.

Bazıları U-8'i mükemmel bir savaş makinası sanabilir ama onun da kusurları vardır.

U-8'in boyutu hasar görebilir çünkü onun işlevselliğini sürdürmesi için büyük beslenme ihtiyaçları vardır. Bu yüzden U-8 uzun süreli işler için uygun değildir.

Tricell'in iş bilgilerine dayanarak, U-8 bir yeri korumak için etkilidir veya bir süre için onun saldırıları kullanılabilir.
(Sürekli saldırıdan kullanılmadan önce  U-8'i hedefe götürecek araçlara dikkat edilmelidir.)

Aynı zamanda, U-8 büyük boyutlara kısa sürede ulaşır ve bu da kabuğunda kusurlar oluşturur.
Bu kusurlar kabuklardaki alanla sınırlıdır, fakat o alanlara sert bir saldırı, U-8'e ağır hasar verebilir.

Bu kusurlara rağmen, U-8 in işlevselliği, savaş etkileri ve kullanım rahatlığı onu biyolojik silah piyasasında popüler yapmıştır.

Kayıtlar işaret ediyor ki Ricardo Irving, orijinal U-8'le onun gelişmiş halini (U-8 prime) çok sayıda satmıştır.

Yakıcı aletler tasarlamak için bir noktaya değinildi, U-8 hızlı büyüyebilirdi ama bu yakıcı aletler onun işlevini ve dayanma gücünü düşürebilir. Bu plan işe yaradı.

Chris Ve Sheva, U-8'in kabuğundaki kusurları rapor etmişlerdir, karşılaştıkları ilk model olduğundan şüphe ediliyor.

Not: U-8 deki "U" Uroboros'u değil "Ultimate"i temsil eder.
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: oldsnake - 15 Mart 2009, 19:12:25
TRICELL

Tricell, doğal kaynak geliştirmeden, medikal paylaşımdan ve nakletmeden oluşan bir holdingdir.

Tricell'in tarihi "Araştırma" çağına dayanır. Tricelle kendini tutturan kişi "Travis Trading"tir ve şirket Avrupalı tüccar Thomas Travis tarafından takasla alınmıştı.

Şirket bu pahalı takas ile güzel kâr yapmıştı ve bu sonradan Tricell'in paylaşma işi olarak bilinecek yeraltı işlerine ön ayak olmuştu.

Travis Trading, 19uncu yüzyıla kârlı takas macerasıyla girmişti.

1800'lerde Henry Travis, 7 kardeşin en küçüğüydü kendi şansını Afrika'nın keşfine yatırmıştı.

Bu zaman boyunca olağanüstü başarı gösteren Kaşif David Lingstone gibi, gazetelere karışmaya başlamıştı. Henry'nin yolculuğu bu tür gazetelerden etkilendi ve amacı Travis Trading'in geleceği hakkında iyi bir etki bırakmaktı.

Henry, Afrika kıtasının tüm bölgelerini keşfet için 5 yolculuk yaptı. Bu yolculuğun bütçeleri araştırması için Travis ailesi tarafından verildi ancak sonuçlar gelecek sağlamadı.

Afrikaya beşinci ve son yolculuğundan sonra Henry Travis ülkesine döndüğünde ayrılmasından beri 34 yıl geçmişti.

Henry ,yolculuk kayıtlarını ses kaydı olarak "Doğal tarihin gözden geçirilmesi" adlı bir 72-ses setine kaydetti. Bu kitaplar; haşerelerden, hayvanlardan, bitkilerden, minerallerden kendi nesilleri için her şeyden korundu. Ayrıca bu kitaplar yolculuk boyunca değişik kültürler hakkında bilgiler içerir. Bu kayıtlar, Afrika kıtası için gerçek manada bir ansiklopedi değeri taşır.

Henry'nin yolculuğu bütünüyle yayınlandı fakat onun titiz detaylarına hayal gücü ve çok hevesli bir canlandırma gözüyle bakıldı. Kitaplar toplumun bilim kısmı tarafından ağır şekilde gözden düşürüldü. Bu sebepten dolayı tüm serinin bir kaç kitabı yayımlandı.

Bilimsel toplumun yaptığı bu şeylerden dolayı Henry, büyük bir depresyona girdi ve ülkesine gelişinden 2 yıl sonra Afrikaya döndü.

Şimdi inanılıyor ki o zaman Travis Trading ailesinin başı (Henrynin büyük kardeşi) Henry'nin kitapları hakkında romandan farklı bir şey olmadığı hakkında söylenti yaymıştı.

Bu sanı şudur ki o bunu Travis Tradingin sadece olarak kalmasını istemiştir çünkü bu kitaplar olağan üstü başarı gösterebilirdi.

Onun topoğrafya bilgileri 17 ile 24 üncü kayıtlar arasındadır.

19uncu yüzyılın bitmesiyle Travis Trading, Afrika'nın mineral kaynaklarında olağanüstü başarılara başladı. Kıtanın her yerinde şirket değerli metaller için madencilik yapıyordu,ve doğal gaz kaynaklarını keşfediyordu. Bu arada şirket kârları yükselmeye devam etti. Bu operasyonlar şirketin doğal kaynaklar gelişim paylaşımının temelidir.

Travis Trading, Afrika'da bir merkez inşa etti ve 20inci yüzyılın ortalarının başlangıcında onlar bitki hayvan ve böcek örneklerini toplamaya başladı.

Henry'nin kitapları bu çabaların rehberliğine aracı oldu.

Bu toplanan örnekler medikal araştırmalarda kullanıldı ve bu araştırmalardan sonra bunlar ticari başarı getirdi ve Tricellin medikal paylaşımını kurmaya yardımcı oldu.

Travis Trading bu nakliye paylaşımı için temeldi.

Bu doğal kaynakların gelişimi Henry'nin kitabında geçen bilgilerden doğmuştu.

Afrika faunasından gelen örnekler  bağımsız medikal paylaşımını yarattı.

1960'larda Travis Tradingin 3 paylaşımı kuruldu ve bu kümeler Tricell firması olarak birleşti.

Travis ailesi sadece Henry'nin günlüklerinin sırrını paylaşan kişiler değildi.

Umbrella'nın kurucusu Spencer orada kayıtlı olan kültür bilgileriyle ilgilenmiş.
Onun özel ilgisi Ndipayaların ayinleriyle ilgiliydi. Onun varsayımı şuydu ki Ndipayaların ayinlerde kullandığı bitki kayda değerdi ve bu bitki Ata Virüsünün keşfini sağlayacaktı.
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: oldsnake - 15 Mart 2009, 23:15:45
JILL VALENTİNE

Bu yazı STARS ajanı Jill Valentine genel olarak özgeçmişini farklı kaynakların birleşimi ile ele alır. Buradaki bilgi tamamlanmamıştır ve kişinin psikolojik analizini içermez.

Bir kriz durumu ortaya çıktığında çok az asker Jill Valentine kadar üstün olabilir. O bir çok silahı kullanmakta becerikli, kapıların kilidini açmada usta ve patlayıcıları düzeltmede profesyoneldir.

Onun yetenekleri Jilli savaş durumunun gerekliliği haline getirir.

Chris Redfield gibi oda STARS Alfa Ekibi üyesidir. Ayrıca o da Arklay araştırma merkezindeki trajediyle yüzleşmiştir(Konak olayı olarak bilinir). Bu olay boyunca Jill ve Chris, bağımsız hareket etmişler ve beraber bu merkezin arkasındaki gerçeği keşfetmişlerdir.

Onların öğrendiğine göre Barry Burton, gerçekten hain değildir ama Alpha takım kaptanı Wesker tarafından kontrol ediliyordur. Ayrıca Wesker'in entrikalarına göre onlar zombilerin ortaya çıkışının T-Virüsü'ne bağlı olduğunu öğrenmişlerdir ve Umbrella herhangi medikal şirketten farklıdır.

Arklay araştırma merkezinde öğrendikleri yüzünden hayatının geri kalanında bilinç altında derin yansımalar olmuştur.

Konakdan döndükten sonra Jill ve Chris, Umbrella'nın faaliyetleri hakkında bilgilendirme girişimde bulunmuşlardır. İyi niyetlerine rağmen, Umbrellaya karşı herhangi bir soruşturma dahi açılmamıştır.

Yanıt alamamaktan bıkarak, kendilerini Umbrellayı soruşturmaya attılar. Çabalarını Umbrella'nın Avrupa'da bulunan ana üssünün üzerine yoğunlaştırdılar. Bir STARS üyesinin Raccoon şehrinde kalıp şehri koruması gerekiyordu. Jill'de öyle yapmayı seçti ve bu şekilde şehirdeki Umbrella araştırma merkezini soruşturacaktı, Chris ise Avrupaya gitti.

Bu karar onun Raccoon Şehri'ndeki olayda bulunmasına ön ayak oldu.

Onun soruşturması sırasında bazı kemirgenler Arklay araştırma merkezindeki T-Virüsü'nden etkilenmişti ve virüsü şehre yaydılar. Virüs hızlı bir şekilde yayıldı ve bir çok şehir sakinine bulaştı. Bu olayın arkasında Umbrella'nın hareketleri vardı.

Umbrella, durumu kontrol altına almak için UBCS'yi yolladı ve ayrıca kendilerine karşı tehdit oluşturabilecek STARS üyelerini ortadan kaldırması için Nemesis  T-Türü'nü yolladı.

Jill, Raccoon şehrinden kaçma girişimlerinde bulunurken peşinde Nemesis  T-Türü vardı.
Bu zaman boyunca UBCS takımı elemanı Carlos Oliviera ile birlikte çalıştı.

Carlos, takımına Raccoon Şehri'ndeki sağ kalanları kurtulmak için katılmıştı. Görevin amacıyla ilgili hiç bir şüphesi yoktu ve Jill'e şehirden kaçması için yardım sağladı. Bir diğer taraftan Jill'in şüpheleri vardı. Ama görev kritik sürece ulaştı ve Jill'in rahatlığa ayıracak vakti yoktu.

Amerikan hükümeti virüsün yayılmasını önlemek için bir planı vardı, planın ismi Operasyon: "Bacillus Yoketme"ydi. Jill, Nemesis yüzünden virüsten etkilendi ve sağ kurtulacağından umudunu kesmişti.

Şanslıydı ki Carlos ona yardım için oradaydı.

Carlos, T-Virüsü'nü tedavi için bir ilaç buldu ve Jill'e verdi. İyileştikten sonra Carlos ile çalıştı ve  başarılıyla şehirden kaçtılar.

2003 yılında "Operasyon TALOS"tan sonra Chris ve Jill, BSAA'nın 11 kurucusu arasındaydı ve onlar BSAA'ya biyolojikk silahlar ve biyolojik terörizme karşı savaşmak için katıldılar.

Chris ve Jill, Asya'daki biyolojik silahlanmayı durdular, Güney Amerika'da biyolojik silah fabrikalarını yok ettiler, Avrupa'da satıcıları yakaladılar ve dünyada tüm biyolojik silahları yok etmek için devriye gezdiler. Faalitleri boyunca, Umbrella'nın uzun kollarından şüphelendikleri zaman kesin kanıtları olmamıştı.

Bu kollar Umbrella'nın kurucusu "Ozwell E. Spencer"la bağlantılıydı.

Spencer'ın nerede olduğu hakkında bilgi alınca onu tutuklamak için koştular ama karşılarında önceki kaptanları ve ezeli düşmanları Wesker'i buldular. Yerdeki Spencer'ın cesedini görünce planlarını Wesker'ı tutuklamak için değiştiler.

Bu 2 ye 1 savaşta Chris ve Jill'in avantajı olmalıydı ama Wesker'ın gücü ve yetenekleri herhangi bir insanın çok ötesindeydi. Tüm eğitimlerine rağmen Chris ve Jill, Wesker'e karşı bir şey sayılmazdı.

Wesker, Chris'i öldürecekken Jill, büyük bir fedakarlık yaptı. Wesker'a doğru koştu ve uçurumdan aşağı kendisini de Wesker'ı da attı.

Chris, partnerinin ölümüne gitmesini izlemekten başka bir şey yapamadı.

BSAA, geniş çaplı bir operasyon yaptı ama Jill'in vücüdunu veya kişisel eşyaları bulamadı. 23 Kasım 2006 tarihinde, Jill Valentine resmi olarak ölü kabul edildi ve onun adı görevleri için canını veren BSAA üyeleri arasına alındı.

Ama Jill'in hikayesi burada bitmedi.

Düşüş Wesker'ı de Jill'i de öldüremedi. Çok kötü yaralandı ve bilincini kaybetti, Wesker onu kurtardı. Ona ihtiyacı olan tıbbi desteği verdi ve onu krijonik bir uykuya yatırdı.
Uroboros projesi bittikten sonra onu ilk örneği olarak kullanma amacında bulundu.

Böylece Wesker intikamını alacaktı.

Jill şanslıydı, şans onun yanındaydı.

Monitörleme ile onun hayatı belirtilerinde bazı anormallikler görüldü. Bir şey Jill'in içindeydi ve Wesker'ın dikkatini çekmişti. Sonraki araştırma gösterdi ki onun içinde hala mutasyona uğramış bir T-Virüsü vardı. Bu virüs, Raccoon Şehri'ndeki enfeksiyondan kalmaydı.

Ona verilen ilaç virüsün tüm kötü etkilerini yok etmişti, fakat onun yerine  virüsü  hareketsiz duruma sokmuştu. Ama bu Krijonik uyku sürecinde bir şekilde tekrar aktif hale geldi.

Aktif olan virüs bir süre sonra Jill'in vücudunda kayboldu ama arkasında bir şey bıraktı. Wesker, Jill'in vücudunda virüse karşı güçlü antikorlar buldu.

T-Virüsün bunca yıl Jill'de bulunması vücudu ona karşı bir koruma sistemi üretmeye yöneltmişti.

Bu keşif kısa süre sonra Wesker'ın hırsına yardım edecekti.

Uroboros Virüsü'nün gelişimi, planının ana parçasının çok zor olduğunu kanıtlamıştı.

Ata çiçeklerinden üretilen Uroboros Virüsü, çok fazla kullanımda insanlara zehirli geliyordu. İnsan evriminin gelişimi yerine ölümü davet ediyordu.

Wesker şunu kanıtladı ki Jill'in antikorlar kullanılırsa virüs daha az zehirli oluyordu. Wesker araştırması için Jill'in antikorlarını üretmek için hayatta tuttu.

Jill, hayatını biyolojik silahların yok edilmesine adayan biri olarak, en büyük biyolojik silahın üretimine istemeden ironik olarak yardım ediyor.

Bir sürü araştırma ve deneyden sonra Wesker, Uroboros Virüsü'nü mükemmel hale getirdi. Jill'in virüsün gelişime kalıtımı artık onun test örneği olmayacağını gösterdi.
Vücundaki saf ve yetikin olmayan antikorlar virüse sızmıştı.

Wesker onu başka bir yerde kullanmaya karar verdi.

Ata Virüsü araştırmasında bir yan kimyasal keşfedildi. Araştırmacılar onun adını "P30" diye nitelendirdiler. Bu insanlara verildiğinde, insan üstü güç sağlıyordu ama onları kolay kontrol edilebilir hale getiriyordu.

P30 büyük performans artırıcıydı.

Uroboros planın amacı yeni insan türü yaratmaktı, bu yüzden P30 un bu planda yeri önemsizdi ama yinede P30 satılıp bütçe sağlayabilirdi.

Büyük askerlerin araştırmalarla emirlere karşı direnmemesi Las plagas ve P30la sağlandı ama ikincisinin ağır bir dezavantajı vardı.

P30'un etkileri çok kısa bir zaman sürüyordu.

P30'un vücuda verilmesinden sonra kısa sürede vücut atıyordu ve bunu sık bir şekilde vermek gerekiyordu. Bu kısa süre etkili ürünün etkilerinin süresinin çoğaltılması için bir şeyler lazımdı. Böyle bir dezavantajla savaşmak için örneğe bir cihaz takılmalıydı ki ilaç yönetilebilsin.

P30'un etkileri kısayken, çok güçlü ve etkili bir ilaçtı.

Devam eden etkileri test edilmedi, araştırmanın devamı için bu yönde bir yönetim cihazını Jill'e takıldı.

Bu dışarıdan aygıt Jill'in vücuduna takıldı ve bu ilacı vücuda tekrar tekrar veriyordu.
İstemeden Excella ve Wesker'a hizmet etti ta ki Sheva ve Chris'in cihazı yok etmesine kadar.
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: oldsnake - 16 Mart 2009, 18:15:14
EXCELLE GIONNE

Gionne ailesi, başarılı ticareti işleriyle Avrupa'da iyi bilinen ve saygı duyulan ailedir.
Excella'nın büyükannesi, Travis ailesiyle Tricell'in kurucularındandır ve Excella'yı soylu bir şekilde yetiştirmiştir. Tanrı vergisi güzelliği ve böyle aristokratik bir ailede yetişmesi onu kibirli olmaya yönlendirmiştir, özellikle erkeklere karşı.

Fakat Excella'nın görüşleri ve aile arka planı onu buraya getirmiştir.

Güçlü bir akılla ve babasının kıvrak iş zekasıyla,  okulu kolayca geçip üniversiteden genç bir yaşta mezun olmuştur. Genetik mühendsilikte büyümüştür ve onun yetenekleri anneannesinin ailesine benzer. Bağlantılarıyla Tricell medikal birliğine 18 yaşında girdi.

Ailesinin Tricell kurucusu olması nedeniyle Tricell üyesi olmakla ödüllendirildi, hala Gionniydi ve Travis ailesiyle de kan bağı olduğundan ünlüydü.

Daha sonrasında Albert Wesker'a yaklaşmıştı.

Excella'nın zekası ve karakteri, Wesker'ın dikkatini çekmişti. Bu zaman boyunca Wesker T-Virüsü ve diğer araştırmaların bilgilerini Excella'ya sağladı. Excella şimdi kariyerini yükseltmek istediği pozisyona gereken silahları edinmişti.

O, Wesker'dan aldığı bilgileri ve teknolojiyi Tricell'in biyolojik silahlarında kullanmıştı.

Şans Tricell'den yanaydı, Umbrella daha önce biyolojik silah marketinin en güçlü şirketiydi ve iflas etmişti, bilgiler sayesinde Tricell'in satışlarını artırmıştı.

Excella'nın Tricell market büyütme çabaları sayesinde, şirkette en fazla sesi çıkan kişi haline geldi.
Daha sonra da eczacılar birliğini etkileyecek şansın anahtarına sahip oldu.

Bu Wesker'ın tam olarak planladığı şeydi.

Excella gözünü Afrika Tricell'in CEOsu olmaya dikilmişti.

Şimdi inanılıyor ki Excella'yı Tricell Afrikayı aldırtan Wesker'dı.
Wesker, olağanüstü bir başarıyla Excella'yı romantik olarak etkilemişti ve onun sayesinde Tricell Afrikayı ve Uroboros planını kullanabilecekti.

Excella'nın Tricell Afrika CEOsu olarak ilk emri, Umbrella Afrika araştırma merkezinin restore edilmesiydi. Bu merkezde Ata Virüsü araştırması yapılmıştı ve Uroboros Planın tamamlanması için burası hayati önem taşıyordu.

Merkezin restorasyonunu takiben "Ricardo Irving" Uroboros Virüsü'nün araştırması için biyolojik silahlar satmak için kullanıldı.

Uroboros Virüsü bitmeye yaklaştığında Excella, kendini yeni dünyanın kraliçesi olarak hayal etmeye başlamıştı. Ne yazık ki bu rüya kral gördüğü adam Wesker'ın ona Uroboros Virüsü'nü enjekte etmesiyle sona erdi.
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: oldsnake - 18 Mart 2009, 00:55:40
ALBERT WESKER

Konak olayı, Raccoon şehri trajedisi, Rockfort adası. Umbrella Antartic araştırma merkezi
ve Rusya'daki Umbrella Kafkasya araştırma merkezi. Başkanın kızının kaçırılması. Bu olayların ortaya çıkmasında direk veya direk olmayarak bir adamın etkisi vardı "Albert Wesker".

Afrika'daki şu anki olayın arkasında Wesker'ın hareketleri bulunabilirdi.

Wesker, çoktan T-Virüsü, G-Virüsü, Las Plagas ve T-Veronica virüs örneklerini almıştı. Umbrella'nın rakip firmaları bunlardan bazılarına sahipti ve bunları Wesker'dan karşılığını alarak almışlardı. Servet, Güç ve ünle Wesker her insanın sahip olmak isteyeceği her şeye sahipti.

Ama Wesker materyal kazançlarla ilgilenmiyordu.

Buna benzer kaygı hisleri onu kemirdi. Bu sıkıntıların kaynağı Umbrella'nın kurucusu" Ozwell E. Spencer"dı.

Umbrella'daki zaman boyunca Wesker, Spencer'ın gerçek amacını anlamamıştı. Spencer parasıyla duyulmamış alanlarda B.O.S. araştırmalarını destekliyordu.

Bu biyolojik silahların üretiminin tüm sebebi normal silahların dağıtım sistemiyle birleştirildiğinde nispeten daha ucuz olabilirdi.

Spencer'ın aşırı bir şekilde B.O.S.a yatırımı gereksiz görünüyordu. Spencer neden B.O.S.lara ilk sırada ihtiyaç duyuyordu? Bu soruyu cevaplamak için Wesker, Umbrella bilgi departmanına katıldı.

Umbrella'nın çöküşünden sonra bile bu şüpheler Wesker'a dayanıyordu.

İhtiyacı olan cevap için Spencer'ı aramaya başladı. Tek problem Umbrella'nın sona ermesinden önceye dayanıyordu, Spencer kendini Umbrella'nın günden güne operasyonlarından çıkarmıştı. Wesker, elinde tuttuğu her kaynağı kullanmalıydı; zamanı, parasını ve bağlantılarını. Sonunda, uzun zamandır aradığı bilgiliyi, Spencer'ın nerede olduğunu buldu.

Sonbaharın bir gecesinde şimşekler ve yıldırımlar çakarken Wesker, Avrupa'da Spencer'ın kaldığı antik kaleye vardı. Wesker, yaşlı adamın onu görünce şaşırmasını bekliyordu ama onun yerine karanlık bir sevinç görünen yaşlı gözlerle ona baktı ve konuştu:

"Döndün..."

Bu sözler ancak duyulabilir, öksürük dolu gürüşü arasındaydı.

Eğer Wesker, Spencer ile ilgili şüphelerine daha önce sahip olsaydı, ona ne anlam verdiğini şimdi bilmezdi. Bu dakikada tek bildiği şey görünüşe göre bu güçsüz yaşlı adam, Umbrella'da bilinen her şeyin bu adamın kontrolü altında olduğuydu. Hatta Wesker'ın hareketleri bile bu yıpranmış adam tarafından yürütülüp kontrol edilmişti.

Ani bir hatırlama ile Wesker, şimdi bütün kaygılarının kaynağını biliyordu.

Wesker'ın kanılarına bakılırsa Spencer, her şeyi onun için ileriye saklamıştı.

Biyo organik silahların yapımı onun için sadece gerçek bir başarı anlamına geliyordu: İnsanlığın virüsler sayesinde, daha güçlü evrimin geçirmesine.

Şimdiki insanlığı yok edecekti ve yerine daha güçlü bir insanlık gelecekti. Bu yeni güçlü insanlıkla kendi ütopyasını kuracaktı ve dünyada tanrı olacaktı.

Bu rüyasını gerçekleştirmek için 3 şeye ihtiyacı vardı.

1. Ata Virüsü: Bu içerik olmadan, onun rüyaları soyut şeylerden öteye gidemezdi.
Ata Virüsünü bulduğu zaman sonraki planlarını gerçeğe dökmesini gerçekleştirebilecekti.

2. Umbrella Şirketi: Biyolojik silahların üretimi onun Ata Virüsü araştırmasının en iyi metoduydu. Umbrella araştırmalarının getirdiği karlar onun için sadece ikinci plandaydı.

Spencer'ın ihtiyacı olan 3. büyük hayali ise Wesker'ın kendisiydi.
Spencer, onun ütopyasına ne ihtiyacı olduğunu biliyordu. Aynı zamanda yeni bir insan ırkına da ihtiyacı olduğunu biliyordu ama insanlığın yeni türü neye benzeyecekti?

Ata Virüsü, nüfus artışında, doğal ayıklanmayı teşvik edecekti. Bu Spencer'ın planı arkasındaki esas dayanak noktasıydı. Fakat yeni insan ırkının bu seçim süresiyle getirilmesi onun rüyalarındaki gibi olmazsa, istenmeyen sorunlar olacaktı.

Bu evrimin zorlanmış bölümü yaşayan insanlara çok fazla güç ve zeka verecekti ama insanın bilgisini, karakterini veya mantığını etkilemeyecekti. Eğer tembel ve aşağılık kişiler bu yeni ırkın parçası olmak için sağ kalırsa Spencer'ın ütopyasını kötü etkileyecekti. Spencer, rüyasının lekelenmesini istemiyordu ve bunun olmaması için o yeni bir plan yaptı.

Planın ismi "Wesker Planı"ydı ki bu ana araştırmacı olduğu zaman isimlendirilmişti.

Bu planla, yüzlerce üst düzey akıllı ebeveyn tarafından tüm ülkelerde doğurulacak ve hepsi toplanacaktı.

Eğer bilgileri, mantığı ve bencillikleri genetik uygulama ile düzeltilmiyorsa, değerlerini bu çocuklara ne zorunlu sayıyorsa kendisi aşmalıydı.

Bu çocukların hepsine Wesker soy ismi verilmişti ve bu işlemeden sonra dünyanın etrafında kontrol edilen çevrelere yerleştirildiler ve Umbrella'nın gözetimindeydiler.

Çocukların kendilerinin izlendikleri fark ettirilmiyordu. Umbrella'nın gizliliğiyle hepsi bulundukları bölgede en iyi eğitimi aldılar.

Bir kaç yıl sonra sadece bir çocuk özel yeteneklerini gösterdi ve Raccoon Şehri'ndeki Umbrella Alıştırma merkezine gönderildi. Bu çocuğun adı "Albert"tı.

Spencer, Albert'ın hareketlerinden memnun olmuştu, eğer diğer çocuklarda onun gibi olsaydı. Spencer yeni insan ırkından başka hiç bir şeye sahip olmazdı.

Spencer, sonra  planın ikinci devresine geçti.

Wesker'ın tüm çocukları bir tür deneysel virüs ile yönetilecekti.

Yetenekli Wesker çocuklarından bazılarında virüs kendinden çıkmıştı.

Bazıları virüsü arkadaşlarının tavsiyesiyle aldı, ötekiler tıbbi işlemlerle, diğerlerine zorla verilmişti.

Wesker farklı değildi. Ortağı William Birkin, ona deneysel virüsü verdi. Aynı virüsten kendisi de aldı.

Monitörlerme süreci az çok seçmeli hale geldi.

Wesker'ın çoğu çocuğu öldü, birkaç yaşayan vardı. Bunlardan biri "Albert Wesker"dı o da daha sonra ortadan kayboldu.

Spencer, bu gelişmeyle ilgisiz kaldı. Her Wesker'a takılan hazırlıklı bir aygıt vardı: Spencer'ın varlığı.

Bu Albert'ın yaşamı boyunca hissettiği rahatsızlıktı. Wesker'ın tüm çocukları Spencer'ı ortaya çıkarmaya programlanmıştı ki bu test örneklerinde büyüyen bir korkuydu. Spencer'ın beklediği gibi Albert, sonunda ona geldi.

Maalesef Spencer, bir şeyi yanlış hesaplamıştı. Onun yaşamı ancak sırrı tuttukça devam edebilirdi. Gizem ortaya çıktıktan sonra Wesker'ın kendini engellemesine gerek yoktu.
Bunların hepsi güçsüz yaşlı adamın ölümünün ayak sesleriydi.

"Tanrı olmak... Şimdi artık bu benim rüyam..."

Bu sözlerle Wesker, Spencer'ın ona taktığı prangalardan kurtuldu.

Eskiden emir verdiği kişiler Chris ve Jill'in aynı anda Spencer'ın mansiyonuna gelmesi tesadüftü ama Wesker işaretini almıştı.

Zayıf her zaman seçilmişin arzusuna direnirdi.

Wesker'ın kendi evrimine ve insan evrimine yansıttığı yeni amaçtı.

Spencer'ın kaldığı yerdeki olaydan sonra yer altına gitti ve faaliyetlerini peçelemek için öldüğü haberlerini yaydı. Virüsü alma başarısını kazandı ve Umbrella da olduğu pozisyondan dolayı buna ihtiyaç duydu.

Sonra Uroboros planının gerçekleştirmesine çabalarını verecekti ve böylece kendini yeni insanlığın tanrısı ilan edecekti.
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: DWG22 - 01 Ocak 2011, 19:51:22
DENGESİZ YAZI

Bütün yabancılar üzerine azap kılıcı inecek!

Onları kutsal bir ölümle kutsayacağız!

Onları kötülük bağlarından kurtaracağız!
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: DWG22 - 31 Aralık 2018, 15:57:41
SEYİR RAPORU

Bugüne kadar toplanan kanıtlar açıkça gösteriyor ki, Delta Takımı'nın büyük bir bölümü, destek istedikleri zaman ile bizim bölgeye ulaştığımız zaman arasında kaybedilmiş. Mevcut izlerinden biri, hâlâ etkin bir sinyal vericide olduğundan, kurtulan olma ihtimali nedeniyle müdahale etmek için harekete geçtik.

Yoldayken iletişim izleri kesildi. Son iletişim izine bakılırsa mevcut konumumuzun az ilerisinde olmalılar. Şu anda güzergahımızı engelleyen mühürlü bir kapı olduğundan içeri sızma işlemi kolay olmayabilir.

Rapor sonu.
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: DWG22 - 31 Aralık 2018, 15:57:53
TİP 2 PLAGAS

Konuyla ilgili Olarak daha önceki belgelerde belirtilen esas Las Plagas paraziti, Avrupa'da ıssız bir bölgede keşfedilmiştir. Olgunlaşması bir taşıyıcıya bağlı olan bu parazit, bir şekilde hızlıca ev sahibinin iradesini ele geçiriyor ve kendi bilincini, başkası tarafından kontrol edilmeye son derece uygun hâle getiriyor.

Las Plagas'ın bu yönü, tek bir tanesinin, sorgusuz sualsiz yönergelere uyan itaatkat özneler oluşturabilmeye bu denli meyilli olduğu anlamına gelmekteydi. Bariz ticari uygulama imkanıyla Las Plagas, hızlı bir şekilde ilgili tarafların incelemesi altına alındı.

Las Plagas'ın ticarileştirilmesindeki sorun, ev sahibinin kontrol edilmeye uygunlaştırıldığı an ile başlangıç enfeksiyonu arasındaki zaman farkıydı.

Las Plagas'ın, bir yumurta olarak ev sahibine verildiği zaman ile tamamen olgunlaşıp kendini sinir sistemi kontrolüne bağlanışı arasındaki süre olumsuz tenkitlerle karşılandı.

Las Plagas'ın olgunlaşma döngüsü nispeten ıslah edilmiş olsa da potansiyel müşteriler, daha uygun sonuçlar istiyor.

Bunu göz önünü aldığımızda, Las Plagas'ı geliştirilmek amacıyla bir araştırma yapıldı. Bu araştırmanın sonucuysa 2. Nesil Plagas oldu.

Tip 2 Plagas, olgun haldeki uygulanışı bakımından selefinden farklı ve bu noktadan itibaren ev sahibi, anında kontrolü devralabilir.

Tip 2 ağızdan veya daha özel olarak ev sahibinin ağzına zorla uygulanır. Ne kadar nezaketsiz bir yöntem olsa da en etkili şekli budur.

Ağızdan uygulandıktan sonra Tip 2, yemek borusunu parçalar ve ilk olarak soğan iliğine doğru ilerler, ardından beyne uğrar ve sonunda omuriliğe ulaşır. Bir kez merkezi kontrol sistemini etkisi altına aldı mı ev sahibini kontrol edebilir.

Bir laboratuvar ortamının altında, Tip 2'nin verildikten on saniye içinde bir ev sahibi üzerindeki tam denetimini kaydettik.

Enfeksiyonun süresinin azaltılması bir yana Tip 2 Plagas'ın, ticarileştirilmesini çok daha uygun hâle getirerek, esas Las Plagas'ın sahip olduğu tüm özellikleri paylaştığı ortaya çıktı.

Şu anki tüm izler, Kijuju Özerk Bölgesi'nden gelen alan verisiyle benzerlik göstermektedir.

Tip 2'nin değerlendirilmesi için üç önemli deney aşağıda listelenmiştir:

1. Enfeksiyon

Daha önceki 10 efenkte bireye Tip 2 örneği verilmek suretiyle, efeksiyonun üzerilendeki yayılış oranının gözlemi. Ölçülebilir sonuçlar oluşturması için bu 10 deney öznesine yeteri miktarda Tip 2 verilmiş olması gerekmekte.

2. Kontrol

Plagas tarafından uyarılan barbarca davranışın ne derece kontrol edilebileceğine dair gözlemi. Bu durum, bölge içindeki BSAA harekatçılarıyla Plagas'ınn, sıcak temas yaşaması üzerine yönerge sonuçlarının tanıklığına göre tespit edilecektir.

3. Mücadele

Çatışma içindeki Tip 2 hakkındaki veri birikimi. Tip 2 ev sahipleri, bölgeye konuşlanmış BSAA harekatçılarıyla çarpışacak.

Tip 2 Plagas'ın etkinliğinin değerlendirilmesi açısından bu deney, son aşama olacaktır.
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: DWG22 - 31 Aralık 2018, 15:58:07
IRVING'İN LAS PLAGAS NOTU

Las Plagas → Vücuttaki olası mutasyonu?
Düşük ihtimal ama, belirtileri de yok değil.
Olası satış noktaları?

Zayıf noktası parlak ışık.
 ↑
Acilen ele alınmalı!!!
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: DWG22 - 31 Aralık 2018, 15:58:24
KÖYLÜ DELİKANLININ GÜNLÜĞÜ

5 Nisan

Bugün bizi ziyaret etmeye petrol fabrikasında ustabaşı olduğunu söyleyen bir adam geldi. petrol sahası yakınlarında yaşayan herkesi, bir çeşit hastalığa karşı aşılamak istediğini söyledi.

Anne babamın zamanında bu kimseler, insanımızı kandırmış ve kendilerine petrol sahası oluşturmak için toprağımızı çalmışlardı.Şimdiyse bu konuda suçlu hissettiklerinden dolayı olsa gerek hep köye yardım etmeye çalışıyorlar.

Bataklıktan karşıya geçemediğimiz zaman, bizim için ip üzerinde bir gondol (teleferik) yaptılar.

Bazı zamanlar bize, yabancı ülkelerden gelen içki bile veriyorlar. Bu ilaç da muhtemelen böyle bir şey olmalı.

Köydeki bu herkes bu ilacı almaktan memnun; fakat ben, bunu istemiyorum. Bunu almamam için bir neden yok aslında. Ben sadece, ustabaşının yüz ifadesini beğenmediğim, hepsi bu.

8 Nisan

Herkes, şu aşıyı edinmek için petrol sahasına gitti. Köy, genellikle hiç böyle sessiz olmaz. Bugün yapılacak tek şey uyumak.

9 Nisan

Gün boyunca çok fazla uyuduğumdan geceleyin uyku tutmadı, hani dışarısı da gürültülüydü. Millet, köyün ortasında hararetli hararetli konuşuyordu. Köydeki çocuklarım tamamı ateşlenmişti.

Anneler, bebeklerini serinletmek için tüm suyu kuyudan çektiler; ama işe yaramadı. Ertesi sabaha hepsi ölmüştü.

Sabah olunca önderimiz, petrol sahasına gitti. Verdikleri ilacın çocukları öldürüp öldürmediğini öğrenmek istedi.

Köye geri geldiğinde, çocukların hasta olduklarından dolayı öldüğünü söyledi. Halkın, daha fazla aşı için tekrar oraya gitmeleri gerektiğinden bahsetti. Ben istemesem de köydeki herkes, hastalığa yakalanmaktan ötürü endişeliydi. Onlar gitmem ve aşı vurulmam için beni zorladılar.

10 Nisan

Köydeki insanlar kavga ediyor. Bütün erkekler ateş püskürüyor. Çocukların hepsi öldüğünden böyle olabilirler belki; fakat başka bir olduğundan şüpheliyim.

Kadınlarsa öylece oturup durumu önemsemiyorlar. Acaba hastalık yayıldı mı diye merak ediyorum.

11 Nisan

Bugün daha fazla oturamadım. İçimde dolaşan bir şey varmış gibi hissettim.

Dışarıda garip görünen bir adam gördüm. Çıplaktı ve bir silah taşıyordu. Vücudunun tamamı savaş boyasıyla kaplanmıştı. Bugün bayram günü değildi ki.

Onla konuşmaya çalıştım; ancak bana doğru döndüğünde, yüzünü gördüm...

Hiç de insana benzemiyordu!

Köy halkına neler oluyor böyle?!

12 Nisan

Dünden beri çığlıklar kesilmedi. Erkeklerin alayı atalarımız gibi giyinip birbirleriyle dövüşüyorlardı. Kadınların çoğuysa öldü.

13 Nisan

Başım ağrıyor. Ateşlendim... Öfkeliyim.

Pencereden dışarıda büyük adamı gördüm. Çok uzundu.

Hayal gücü olsa gerek.

14 Nisan

İyi hissetmek...

Çığlıklar... durmak...

Eğlence görmek...

Öldürmek... İstemek...
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: DWG22 - 31 Aralık 2018, 15:59:01
TİP 3 PLAGAS SAHA DENEYİ

Tip 3 Plagas'ın ilk saha testinden bu yana bir hafta geçti.

Tip 3, önceki sürümlerini oranlara önemli ölçüde geliştirilmiş fiziksel yetenekler göstermesi için tasarlanmıştı.

Esas Las Plagas, gelişmiş fiziksel yetenekler açısından bir ev sahibi koşulu koyan kontrol Plaga olarak da bilinen özel bir Plaga'ydı.

Bu kontrol tipleri, sınırlı sayıdaydı ve her biri, daima ev sahibinde ciddi fiziksel değişikliklere neden oluyordu. Bu yüzden de kullanımları asla uygun değildir.

Bir iş olarak bakıldığında bu durum, hoş karşılanmazdı. Asıl fikir, herhangi bir yan etki olmadan, alıcıların istediği şey süper askerler yaratmaktı.

Alıcıların takımları da şu anda, ticari kullanım amaçlı Las Plagas benzeri bir ürünün geliştirimi üzerinde çalışıyor; fakat Las Plagas'ın insan ev sahiplerine olan bilinen yakınlığı, bu geliştirme işine devam etmenin kârlı olduğunu gösteriyor. Diğer yöntemler, daha üstün süper askerler üretilmesini mümkün kılabilir belki; ancak ev sahibi tamamıyla kontrol edilebilir hale gelmezse, bu sefer de etkinlikleri sınırlı kalır.

Las Plagas kökenli İkincil bir Plaga alınması ve kontrol Plaga'dan gelen bir genin ona yerleştirilmesi, yeni bir Plaga türü, Tip 3'ü yarattı.

Bu şekilde Tip 3'ün, mükemmelleştirilebildiği takdirde biyolojik silah pazarında yeni bir standart hâline geleceğine inanılmaktadır.

Ama o gün hâlâ uzakta. Yakın zamandaki saha deneyi sırasında bir dizi sorun ön plana çıktı. Baş sorun, parazitin güçsüz bağlılık oranıydı. Yetişkin ve genç erkeklerde yaklaşık olarak yüzde 92 olan bağlılık oranı, normal Las Plagas için de aynı. Tip 3'ün, kadınlar ve küçük çocuklar için bağlılık oranıysa yüzde 0.

Hayal kırıklığı yaratan bu sonuçlarla birlikte, şu anki durumunda Tip 3'ün yeterli bir ürün olmaktan uzak olduğu aşikardı.

Ek olarak yüzeyse mutasyonlar da ölümle neticeleniyordu. Bunun, kontrol Plaga'nın genindeki dinamik etkisinden kaynaklandığı düşünülmektedir.

Deneyden, nasıl olduysa, öyle veya bazı olumlu sonuçlar da alındı.

Etkileyici fiziksel iyileştirmeler gerçekleştirmek olan amacımı bir nebze de olsa gerçekleştirdik. Ev sahiplerinin sıçrayış gücü kayda değer bir geliştirme gösterdi.

Tahmin etmediğimiz başka bir nokta da şudur: neredeyse üç metre yüksekliğe ulaşan bazı denekler sayesinde ev sahibi boyutunun artışı. Aynı şekilde bu da, kontrol Plaga'dan gelen türden kaynaklanıyor olsa da kendisi, kabul edilebilir sınırlar dahilindedir.

Saha deneyiyle istediğimiz ilk sonuçları elde edemedik; fakat bu deney, tam anlamıyla bir başarısızlık değildi. Şu anki deneylerden kazanılan bu bilgiyi kullanmak mümkün olabilir ve yine bu kazanımlar, gelecekteki deneylerde iyileştirme yapmak için kullanılabilir.
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: DWG22 - 31 Aralık 2018, 15:59:09
YÖNETİCİNİN PUSULASI

Pompalar, Ata çiçeklerini düzgün suluyor; ama çok fazla bakıma muhtaçlar.

Umbrella, bu pompaları otuz yılı aşkın bir süre önce monte etmiş. Hâlâ çalışmaları bile şaşılacak bir şey. Su süzgeçleri, depoyu zorlukla tutuyor. Bu pompaları, mümkün olduğunca çabuk değiştirmemiz gerekli.

Buna karşın şans eseri, Umbrella'nın şantiye amirinin tutanağını buldum. Dediğine göre buradaki pompa sistemi, Fabiano adlı bir şirket tarafından tasarlanmış.

Doğal kaynakları geliştirme bölümümüzde de Fabiano pompaları kullandığımızı sanıyorum.

Petrol fabrikasının ustabaşısı Bay Irving ile konuşup, ondan bazı yeni model pompalar alıp alamayacağımıza bir bakacağım.
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: DWG22 - 31 Aralık 2018, 15:59:34
ŞANTİYE AMİRİNİN PUSULASI

Nihayet, Ndipaya'yı işgal ettikleri harabelerden atmayı başardık. Bunun yalnızca oradaki çiçek sahasını almak için yapıldığını duymuştum; fakat şu andaysa bu mesele, kaygılarım arasında bulunuyor. Bildiğim tek bir şey var ki o da, buradaki inşaatın muazzam bir baş ağrısına sebebiyet vermesi. Bu kalıntılar arasında bir şeyler inşa etmek için çalışmaya başlamak hemen hemen imkansızdı ve yalnızca inşaata başlayabilmek için yeraltı su kanallarını değiştirmek zorunda kaldık. Bu da çiçek tarhının düzgün sulanmadığı anlamına geliyordu ve şu andaysa çiçekler ölüyor.

Üstüne üstlük bir de, ensemde nefesini soluyan baş araştırmacı Brandon var. Adam, tesislerin ilk planlanandan en az üç kat daha büyük olmasını istediğini söylüyor.

Böylece benden önceki amir Peter'ı, yeni planı onayladıktan sonra işten attılar. Nedeni kesin olmasa da, belki onlara yan bakmış filan olabilirdi.

Bu çiçeklerin ölmesine müsaade edersem, aynı şey benim de başıma gelecektir. Yardım edemesem de, bir taraftarlarına bir şey batan bu bilimsel dallamalar ile çalışan zavallı Peter'e sempati duyabilirim.

Umarım, yakın zamanda yeni bir su kaynağı buluruz. Yaptığımız yüzey araştırmaları gösterdi ki, yerin 500 metre kadar aşağısında bazı yeraltı suları olabilirmiş. Bu derinlik çok fazla olduğundan muhtemelen, Fabiano şirketinin yaptığı yeni pompa sitemini kullamak zorunda kalacağız. Umarım ki bu işe yarayacak; fakat nasıl bugüne kadar hiçbir şey yolunda gitmemişse, yine gitmeyeceğine eminim.

Tek sorun, o yeni pompaları edindiğimde hiçbir fikre sahip olmayışım. En iyi senaryoda bile, buraya yeni pompaları getirip de bu yıl bitmeden kurmamızın imkanı yok. Anlaşılan, bu çiçekler ölmesin diye su getirip götürecek eski moda insan gücü kullanmamız gerekiyor.

Ailemden uzakta rutubetli karanlık bir mağarada, biraz çiçekle bahçıvanlık oynayarak 60'ların son yılbaşını geçiriyor gibi görünüyorum... Bu da hayat mı ulan?
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: DWG22 - 31 Aralık 2018, 15:59:55
BAŞ ARAŞTIRMACI BRANDON'IN GÜNLÜĞÜ 1

1966

4 Aralık

Bay Spencer, bir keresinde Güneş Merdiveni (Stairway to the Sun) adlı bir çiçekle ilgili konuşmuştu. Sözde bu çiçek, onu tüketen kişiye inanılmaz yetenekler veriyordu. Herkes bunu, Bay Spencer bize anlattığı başka bir martaval veya efsaneden ibaret olduğunu düşünmüştü; fakat daha sonraki araştırmalar aksini ispatladı.

Bu hikayenin geçerliliğini tanıyan ilk kişi, hocam Dr. James Marcus'tu. Şimdiye dek bilinmeyen, DNA değiştirebilmeye vakıf olan bir virüsün mevcudiyetinin varsayımında bulunmuştu.

O adamın zekası çok enderdi!

Ve varsayımının doğru olduğu da ortaya çıktı!

Bahsi geçen o çiçek, "Ata" tasnifiyle keşfeldi. Üç ay boyunca özenle, sonuçlar üzerinde endişe duyarak ve Ndipaya'dan gelen saldırıları bertaraf ederek Afrika'da çalıştık. Söz konusu andan ibaret çabalarımız, nihayet ödüllendirildi.

Düne kadar bitkinin görünen Dr. Marcus bile keyiflendi. En kısa zamanda araştırmasının daha da derinliklerine inmek için eve dönmeyi istedi.

1967

12 Şubat

Mecazi olarak duvara tosladık. Ata çiçeğini, Afrika'dan getirdik ve burada yetiştirme teşebbüsünde bulunduk. Ata Virüsü'nün ilk yetiştirilme örnekleri, özellikleri değiştiren bir DNA sergilemedi.

Progeniyor Virüsü'nün seri üretimi için bu çiçeği ektik.

Başlangıçta her şey pürüzsüzce ilerledi. Çiçekler güçlüydü ve çabuk büyüdüler. Kısa bir süre sonra çiçek de açtılar.

Ancak tam da burada önemli bir sorun kendini gösterdi! Çiçekler, Ata Virüsü'nü taşımıyordu!

Belki de yetiştirildikleri ortama göre virüsün gelişimi tetikleniyor olabilir. Bu konuda daha fazla araştırma gerekli.

23 Mart

Hiç ilerleme kaydedemedik. Çiçeği farklı koşullar altında yetiştirmeyi denesek de virüsün gelişimini tetikleme açısından elde var sıfır. Şimdiye dek işe yaramamış toprağı, suyu, sıcaklığı ve ışığı tümüyle değiştirmeyi denedik.

Dr. Marcus'la, bu araştırmanın gittiği yön hakkında hararetli bir tartışmaya giriştik

Tartışma sırasında Dr. Spencer, gözükara bir şirketin kurulma fikriyle araya girdi.

Ata Virüsü olmadıkça bir şirket başlatmanın hiçbir anlamı yok. Bunu göremiyor mu yahu? Tamamen anlamsız!
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: DWG22 - 31 Aralık 2018, 16:00:33
BAŞ ARAŞTIRMACI BRANDON'IN GÜNLÜĞÜ 2

1968

15 Nisan

Herhangi bir atılım yapılmayalıi bir yıldan fazla oldu. Bu yüzden Dr. Marcus ve ben, Afrka'ya geri dönmeye karar verdik. Artık Ata Virüsü olmadan araştırmamıza devam edemeyiz. Ndipaya tarafından alışagelmiş saldırılarının, sinirlerimi gerçekten harap edeceğini biliyorum; fakat araştırmamız uğruna azmedeceğim.

Benim öngörülmüş dehşetime cevap veren Bay Spencer oldu.

"Ndipaya hakkında endişeleniyorsanız, o zaman onları denklemden silmeliyiz"

Yüzümüzdeki anlamsız ifadeyi yalnızca hayal edebilirim.

Bu fikir asla aklımıza gelmemişti. Açıkçası bu, sorunlarımız için çok alışılmışın dışında bir çözüm olmuştu; ama tek seçenek de buymuş gibi görünüyordu.

Böylece Dr. Marcus ve ben, Bay Spencer'ın planını denmeye karar verdik.

19 Ağustos

Sonunda, bir takım iyi haberler var! Ndipaya'yı arazilerinden uzaklaştırabilmenin yolunu öğrendik. Arazinin yalnızca yeraltı harabeleri kısmının yarısını kazanmış olsak da keşke bu kazanım, Ata çiçeklerinin büyütüldüğü bölgeyi de kapsaydı, o zaman ortada hiç sorun kalmazdı.

Bay Spencer bu bölgede, virüs araştırmamızı hızlandıracak, araştırma tesisleri kurma planları olduğunu söyledi.

Biz de, Afrika'ya yola çıkmak için aceleyle hazırlıklara başladık; fakat Bay Spencer, Dr. Marcus'un, Eğitim Merkezi'ni devralması için Raccoon Şehri'nde kalmasını istedi.

İlkin bu istek karşısında şaşırsak da kısa zamanda bunun mantıklı bir davranış biçimi olduğunu anladık. Dr. Marcus, araştırmasını doğru şekilde yapmak adına sakin bir ortama ihtiyaç duyuyordu. Şayet Afrika'da kalsaydık, şu anda Dr. Marcus'un kullanabileceği uygun bir tesis bulunamazdı. Yalnızca Afrika araştırma tesislerinin yakın zamanda inşa edilmesini umuyorum.

Bu yüzden şimdilik Afrika'ya gidip Ata Virüsü örneklerini, Dr. Marcus'a geri göndereceğim.

Hem Dr. Marcus hem de Bay Spencer, en iyisinin böyle olacağına katıldı.

Gitmek için hazırlıkları yapmaya başlamalıyım, yarından itibaren çok meşgul olacağıma dair içimde bir his var.

29 Eylül

Şu anla beraber iki haftadır Afrika'dayım. Dr. Marcus'un burada olmaması iyi olmuş. Bu yer, bir araştırma cenneti ve bilimsel çalışma alanı olmaktan çok uzak. Sözde araştırma tesislerinden, bir grup çadır dışında başka hiçbir şey yok ve Ndipaya'yı uzak tutmak için silahlı asker işe almak zorunda kaldık.

Fakat benim sinirlerimi asıl yatıştıran şey, gerçek araştırma tesisleri için çıkarılan inşaat sesi oldu.

Her şeyi beni delirtmekle tehdit ederken nasıl olur da, dikkatimi toplayıp araştırma yapmayı düşünebilirim? Yalnızca Dr. Marcus'a gönderebileyim diye Ata çiçeklerinden alınan virüs örneklerinin özünü çıkarma işine yoğunlaşmaya çalışıyorum. İnşallah olur da işime odaklanırsam, tanrının bile terk ettiği bu yerde aklımı başımda tutabilirim.

1969

15 Haziran

Araştırma tesisleri sonunda tamamlandı! Burası gerçekten Umbrella Afrika Araştırma Merkezi, birkaç çadır yığını değil. Fakat geçen dokuz ay sonucunda bir gerçekle karşılaştım. Bu tesisler, ihtiyaçlarımız için çok küçüktü. Bunların daha büyüklerini, araşma için daha uygun olanlarını yapmalıyız.

İşte o zaman bunları, daha fazla yetenekli araştırmacıyla doldurabiliriz.

Burası, Ata Virüsü araştırmamızda bizim ön safımız olmak zorunda. Sonuçlarımız, Dr. Marcus'a ve onun virüs araştırmasına büyük bir hizmet olacaktır.

Nadir görülen bir olay olarak bizim yaşlı cimri Spencer da, bu konuda benimle aynı fikirde.
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: DWG22 - 31 Aralık 2018, 16:01:14
ARAŞTIRMA MERKEZİ MÜDÜRÜ BRANDON'IN GÜNLÜĞÜ

1998

16 Kasım

Araştırma merkezini kapattık.

Her ne kadar garip olsa da artık zerre umursamıyorum. Yaşanan her şeye kayıtsızım. Aynen Arklay tesisi ve Raccoon Şehri yok edildiği zamanki gibiyim. Ne zaman bu kadar hissizleştim ben?

Uyanık olduğum her anı, araştırmayla ve Ata Virüsü'nün özünü çıkarmakla geçirdim. Her şeyi Dr. Marcus için yapmıştım.

Aslında şöyle bir düşünüyorum da, sanırım mücadele vermeyi, onlarca yıl önce Dr. Marcus'un öldüğünü duyduğum zaman bırakmıştım.

Kızgınlık ya da mutluluk, hatta şaşkınlık bile hissetmemiştim; yalnızca bir hiçlik hissettim. Sanki tüm duygularım bir anda devre dışı kalmıştı. Umbrella'nın laboratuvarlarının hepsine Ata örnekleri göndermeyi sürdürmüştüm. Yalnızca, Umbrella'nın karargahına, her an astlarımdan birinin bir atılım gerçekleştirdiğini ya da yeni bir şey keşfettiğini bildirmeye programlı bir makine olmuştum.

Ömrü boyunca sallana sallana yürüyen bir zombi gibiydim. Ne düşünce ne de duygun, hiçbiri yok.

Ve şimdiyse, ömrümün yarısını geçirdiğim Araştırma Merkezi kapandı.

Cidden öyle veya böyle umurumda değil.

Muhtemelen her şey için en iyisi bu. Belki tekrar başka bir yaşam biçimi için çok geçtir.
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: DWG22 - 31 Aralık 2018, 16:01:31
FATURA NÜSHASI

Umbrella Eğitim Tesisi
Dr. James Marcus

İçlerinde "ATA" numunesinin bulunduğu Beş (5) adet muhafaza.

15 Aralık 1977
Afrika Araştırma Merkezi Müdürü
Brandon Bailey
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: DWG22 - 31 Aralık 2018, 16:01:43
JAMES MARCUS'TAN TELGRAF

T-Virüsü geliştirimi başarılı.

13 Ocak 1978

J Marcus
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: DWG22 - 31 Aralık 2018, 16:02:09
TANIDIK BİRİNE E-POSTA

Hey,
Ani oldu biliyorum, ama kısa bir süreliğine oraya geleceğim.

Yeni proje üzerindeki işimizin çoğunu tamamladık (üzgünüm, işimle ilgili konuşamam, biliyorsun), bu yüzden onlar, sıkı çalışmalarımızın bir ödülü olarak biraz istirahat etmemize izin veriyorlar.

Ekibin tamamı yarın ayrılıyor ve sonunda bu şehrin dışına çıkabileceğiz.

Doğruca Arizona'nun yolunu tutturuyorum, eve dönmek ve herkesi görmek için sabırsızlanıyorum.

Ayrıca daha fazlası da var, "soylu ve aziz" Miguel'den ayrılmaktan mutlu olacağımı düşünüyorum. Herif, bir çeşit süper zeka gibi bir şey olduğunu sanıyor.

Miguel, işteyken benim yanımda oturan bir eleman. İyi bir araştırmacı ve beni yanlış anlamayın, ama adam her şey.

İyi fikirler buluyor ve ayrıntıları iyi bir şekilde fark ediyor, fakat her zaman ne kadar mükemmel olduğu hakkında ağzını açıyor. Sen bile gece gündüz nasıl bir işkencenin dinlenilmek zorunda olduğunu hayal edemezsin. Keşke bir sakinleştirici yapabilsek, bizzat ona verebilirdim.

Neyse unut gitsin.

En önemli şey birkaç gün içinde eve dönmem olmalı. Döndüğümde sana bir çağrı bırakacağım. Dışarı çıkıp biraz dağıtmalıyız. Böyle bir kaçamak yapabilirim.

Yakında görüşmek üzere,

Ryan
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: DWG22 - 31 Aralık 2018, 16:02:34
TRICELL ARAŞTIRMACISI MIGUEL'İN GÜNLÜĞÜ 1

19 Şubat

Afrika'da Umbrella tarafından kullanılmış olan BU laboratuvarı duyduğumda, en basit ifadeyle beklentilerimi arttırdı. Ancak orayı gördüğümdeyse, meğersem, laboratuvar yalnızca isimden ibaretmiş. Umbrella'nın bugüne kadar burayı nasıl kullandığına anlam veremiyorum. Lord ise büyük olasılıkla, buranın herhangi bir şekilde nasıl kullanılacağını biliyor anlaşılan.

Mekan, uzun zaman önce terk edilmiş olduğundan ortada, bize değerli gözüken bir şey. Laboratuvar teçhizatının kalıntıları arasında tek bir şey yok, en azından hâlâ çalışan bir şey yok. Şaşırdığımı söyleyemem; çünkü kısmen, bunu bekliyordum.

Her neyse, önemli olan şey Ata Virüsü.

Eğer araştırmamız için bu virüse ihtiyaç duymuyor olsak, bu köhne Umbrella tesisine adım atmak bile gerekmezdi. T-Virüs, G-Virüs, T-Veronica Virüsü hatta ve hatta Las Plagas örneklerine zaten sahibiz. Araştırmamız için gereken her şeye sahibiz.

Yalnızca kahrolası Ata Virüsü'ne sahip değiliz.

Fakat sonunda, onu da edindik. Umarım ki bu, araştırmamızda çok ihtiyaç duyulan atılımı sağlayacaktır. Bunun üzerinde çalışmaya başlamayı bekleyemem.

7 Mart

Bu yaratıklar için "Licker" adının nereden geldiğini merak ediyorum. Demek istediğim, onun o uzun dilini gördüğünüzde bunun, mükemmel bir isim olduğunu anlıyorsunuz.

Ancak benim gibi araştırmacılar için tıpkı Licker gibi B.O.S.lar, sadece arka tamponda meydana gelen birer ağrıdır. Eğer Licker'ların mükemmel olduğunu söyleseydim, herhalde övgüm çok ileri gitmiş olurdu. Buna rağmen çok hoş bir evrimsel çıkmazları var. Geliştirme için oda sorunu yok.

T-Virüsü kullanılarak oluşturulmuş B.O.S.lar, Ata Virüsü uygulandığı takdirde çok fazla gelişim gösterecek gibi görünmüyorlar.

Yani yetenekleri daha küçük gelişimler sergiliyor. Örneğin, koku duyuları aşağı yukarı gelişmiş gibi görünüyor.

Ancak şimdiye kadarki tüm B.O.S.lar da zaten buna sahiptik. Hâlâ yaşlı bir kadın gibi körler ve bit tezek yığını gibi çirkinler. Evrimlerindeki en büyük sıçrama, üreme yeteneklerinin baş göstermiş olmasıdır.

Plana göre gitmeyen işlerden nefret ediyorum; fakat B.O.S. pazarında Licker'lar için kalu beladan beri süregelen bir talep var. Sanırım, işler o kadar da fena değil.
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: DWG22 - 31 Aralık 2018, 16:02:50
DENEK VERİSİ

Deney Öznesi
Beyaz kadın
Göz rengi: Mavi

Denek; medikal olarak uzun süreliğine atıl durumda kalmıştır. Kalp atışları, kan basıncı, solunum ve vücut ısısı dahil tüm hayati belirtileri normal değerlerde.

Vücutta bir renk anormalliği gözlemlendi. Anormalliğin etki alanı, kafatası çapındaki saç kökleleriyle sınırlı kaldı.

İlaveten, hafif cilt beyazlaması (etiyoloji) de gözlemlendi.
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: DWG22 - 31 Aralık 2018, 16:03:15
TESİSTE BULUNAN MUTANT ORGANİZMASI HAKKINDA

6 Mayıs

Urobors Virüsü'nün füzelere yüklenmesi için yapılan bir test sırasında tesiste bir yangın çıktı. Acil durum bölgesi için geçici bir Seviye 4 (BL-4) karantinası gerekli.

11 Mayıs

Bölge, karantina altına alıdığından bu yana 5 gün geçti. Garip ve hızlı mutasyon geçiren bir hayvan bildirilmiş. Görgü tanıklarının açıklamarında yaratığın çok sert bir üst eriye sahip olduğu belirtilmekte. Urobos'a ilişkin viral kistler raporda belirtilmiş durumda değil, her nasılsa.

Ender görülen bir olay olarak Uroboros Virüsü'yle etkileşime girmiş bir şeylerden emin olmak için uğraştığımızı tahmin ediyorum. Belki yarın bir soruştma ekibiyle birlikte örnek bir numune temin etmeye çalışacağım.

12 Mayıs

Bu garip yaratığın görüldüğü yeri incelemesi için hafif bir silahlı birlik gönderdim. Maalesef ki, son derece keskin bir şey tarafında parçalanan ilk ekibin cesetlerini alması için başka bir birliğin konuşlandırılması gerekiyordu. Dev bir mızrak tarafından yapılmış gibi görünen birden fazla kesici ve delici alet yaralanması da vardı.

Tuhaf kimyasal bir maddenin belirtili miktarı, bazı cesetlerin gözünde saptandı. Hâlâ şuanda bile ne tür bir mutant organizmasıyla uğraştığımız bilinmiyor. İlk belirlemelere göre; yaratığın saldırı türüne dayanarak yeni bir tür B.O.S. ile uğraşıyor olabiliriz. Şuandan itibaren ona "Reaper" kod adını veriyorum.

Elbette ayrıntılı bir analiz sunu yapılmadan önce bu yaratık üzerinde hâlâ daha fazla veri gerekli.
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: DWG22 - 31 Aralık 2018, 16:03:24
UROBOROS VİRÜSÜ'NÜN KULLANIM TALİMATLARI

Dikkat!

*Bu kılavuz, Uroboros'un doğru kullanımı ve bakımına ilişkin önemli bilgiler içerir.
*Bu kılavuzda belirtilen kullanımlar dışındaki bir şey için virüsün kullanımı, denetimcisinin son bulmasına neden olabilir.
*Bu kılavuzda belirtilen kullanımlar dışındaki bir şey için virüsün kullanımı, denetimcinin yakın mesafesinde bulunanların son bulmasına neden olabilir. Virüs idaresindeki bir deney öznesinin durumu, genellikle çözülmeyle sonuçlandığından deney öznelerinizi dikkatle seçin.
*Virüs kullanıldığında, lütfen itinayla bu kılavuzdaki talimatları takip edin.

Virüsün dozajı, öznenin ağırlığıyla orantılıdır. Lütfen aşağıdaki tabloyu inceleyiniz:
    
60 kilo üstü..........................1 şişe
40 - 60 kilo...........................2/3 şişe
20 - 40 kilo...........................1/2 şişe
20 kilo ve altı........................1/3 şişe

Virüs enjeksiyonunun ardından bir deney öznesi, aşağıdaki belirtilerine tümüne veya bazısına maruz kalabilir:

-Terleme, solunum yetmezliği, hezeyan ve/veya şaşkınlık.

Uygulama işinin ardından virüs, deney öznesinin DNA'sını tanıyacak ve DNA'ya uyum sağlayacak. Bu süreçte virüs, uyur pozisyon hâline geçecek. Eğer öznenin DNA'sına uyum sağlamakta başarısız olursa büyeme yakıtını karşılamak amacıyla etrafında bulunan organik maddeleri özümsemeye başlayacak.

Yakın çevre dolaylarındaki başarısız bir uyum sağlama, son derece uçucudur. Deney öznesinin kadavrasının etrafının tahliye edilmesi veya olası enfeksiyonun yayılmasını engellemek için kadavranın yakılması konusunda araştırmacılar uyarılmalıdır. Virüs, deney öznesinin vücudundaki hücreler, siyah sülük benzeri kabartılara dönüşecektir. Sonrasında ise bunlar, özneyi tamamen ziyan ederek, cilt yüzeyi yoluyla dışarı çıkacaktır.

Bu yaratık yalnızca ilkel zeka sergileyerek, büyüme yakıtı için organik madde yakalayıp yeme araştırması yapacaktır. Bireysel olarak bu kabarcıklar bir tehdit oluşturmasa da toplu bir kitle olarak diğer yaşayan organizmalar için tehlikeli olacak ve onlar üzerinden beslenmeye çalışacaktır. Virüsü kullanırken lütfen çok dikkatli olun.

Eğer virüs, deney öznesinin DNA'sına uyum sağlarsa veya kadavranın bertaraf edilme komplikasyon durumu oluşursa, lütfen ekteki kağıtta bulunan bölümle iletişime geçin. Daha sonra sorununuzla nasıl başa çıkılacağı konusunda size talimatlar verilecektir.
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: DWG22 - 31 Aralık 2018, 16:03:43
BİLGİ SIZINTISINI ÖNLEMEYE YÖNELİK RAPOR

Aşağıdaki rapor detayları sizin emir detaylarınızın ilerlemesi hakkındadır.

08:53
Tüm araştırma ekibi bir otobüse bindirildi.

08:57
Araştırma ekibi merkezden ayrıldı ve hava alanı yoluna doğru koyuldu.

09:22
Hedeflerin yok edilmesi için uyku gazı açıldı ve hepsi komaya girdi.

09:25
Otobüs yok edilmesi için durduruldu ve hedefler yok edilmek için dışarı çıkarıldı.

09:44
Hedeflerin yok edilmesi tamamlandı.

11:03
Hedeflerin vücutları toplandı ve araştırma merkezine getirildi.

11:35
Vücutlar yer altı ocağına getirildi tüm eşyalarıyla birlikte.

13:10
Tüm vücutların ve eşyalarının yok edilmesi tamamlandı. Hepsi istediğiniz gibi oldu.
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: DWG22 - 31 Aralık 2018, 16:03:55
TRICELL ARAŞTIRMACISI MIGUEL'İN GÜNLÜĞÜ 2

8 Mayıs

Şu anki hedefimiz, potansiyeli hem G-Virüsü hem de T-Veronica Virüsü'nü aşan bir virüs geliştirmek.

Virüste ortaya çıkacak her bir aşırı mutasyonu, zihinsel körelmeyi ve istikrarsızlığıyı bertaraf etmemiz gerekli.

Alıkoyma ve reddetme oranlarıyla ilgisi olmadığını söylesek de hala daha bu üç sorunun üstesinden gelmek, bir mücadele gerektirecek.

Tabii ki, normal araştırmacılar için bunların hepsi, aslında yalnızca bir sorundan ibaret.

Zaten sorunların ilk ikisini aşmanın kıyısındayım. Üçüncüsüyse, biraz yanıltıcı olduğunu kanıtladığından belki, alternatif yöntemlere başvurmak zorunda kalabilirim.

Bazen yaratıcılığım ile kendi kendimi korkutuyorum! Tricell, kadrosunda benim gibi zeki birine sahip olduğu için şanslı.
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: DWG22 - 31 Aralık 2018, 16:04:37
SPENCER'IN NOT DEFTERİ

Raccoon Şehri'nin yok edildiği haberini henüz aldım. Amerikalılar sonunda aleyhimize harekette bulundular. Kendi öz insanlarını öldürmeyi kayıp olarak görmeden yabancı saldırganlara karşı kendilerini koruyacaklarını sandıkları askeri teçhizatlarını kullanmayı son derece ironik bulurlar diye umuyordum.

T-Virüsü'nün yayılan tehdidi yüzünden ortaya çıkan tehlike bu kadar gerçek iken, hiç sanmıyorum ki Amerikalılar, 100,000 üzerindeki kendi insanının ölümünden dolayı hükümetlerini kolayca affedebilsinler.

Eğer bu meselenin aslı hiç açığa çıkmazsa, mevcut yönetimin desteği tam dikine düşecek. Böyle bir şeyi isteyeceklerini aklımdan geçirmiyorum.

Bir çocuk bile, sahip olduğu her şeyiyle birlikte Umbrella döneminden sonra gelecek olanları görebilir. Kendi aptalca hatalarını örtmek adına, Raccoon Şehri'nin ortadan kaldırılışından ötürü Umbrella'yı suçlayacaklar.

Öyle görünüyor ki Umbrella, Raccoon Şehri'nin kaderini paylaşacak; fakat belki de bir nebze daha düşük olarak.

Umbrella bir hiçti, ama buna karşın Ata Virüsü'nün araştırılması için bir araçtı. Yine de bu araç olmadan da araştırma, hâlen hayatta.

Tasfiyeden yalnızca Umbrella'nın düşük rütbeleri çalışanları zarar görecek.

Şayet Ata Virüsü'nü içeren gizli araştırma muhafaza ediliyorsa, o zaman ben, yeniden ve yeniden her daim istediğim şeyi kurabilirim. Zaten böyle bir planın hazırlıklarını yaptım bile.

Afrika'daki araştırma tesisinin kalıntıları bir sır ve 80'lerin sonuna kadar elde edemediğimiz şey, üretilmiş Ata Virüsü de orada saklı.

Şirketteki sadece bir avuç insanın dışında kimse, sıkı yönetmelikli bilgi akışımız sayesinde Afrika tesisinin varlığından haberdar bile değil. Yalnızca asgari miktarda çalışan, daha önce Afrika'dan başka yere nakledildi ve onlar da hep, çok yakından izlenmiştir.

Müdür Bailey'se, yaklaşık 30 yıl boyunca Afrika tesisine kapanmıştı ve bugünle o süreç, bütünüyle tamamlanmış oldu.

Geriye kalan herkes bu tesisin kapanmasını sağlıyor ve her şeyse, benim planıma göre ilerliyor.

Tesis bir kez kayıplara karıştıktan sonra, Umbrella'ya yönelik tüm bağlantılar da onla birlikte yok olacak. Daha sonra yalnızca Afrika tesisinin varlığına vakıf olanların bildiği seviye 10 güvenlik iznine sahip herkesi dize getirmem gerekecek. Özetle diğer herkes, tasfiye edilecek.

Sırlarım da korunmuş olacak. Bir hazine gömmüş birinin, ardında bir harita bırakması gerekir.

(Not defterimin içerisine sıkışmış bir çıktı daha var.)



Şirket Sırlarına Erişimi Olan Çalışanlar

Seviye 10
    Ozwell S. - Ölü
    Henning P. - Mahkum
    Masaki T. - Ölü
    Jenny K. - Nerede olduğu meçhul
    Carlos M. - Bulundu -> Bilgiler temin edildi -> Öldürüldü

Seviye 9
    Brandon B. - Ölü
    Frank E. - Ölü
    Isabella C. - Ölü
    Greg A. - Ölü
    Lee D. - Ölü
    Michael K. - Ölü
    Ethan W. - Ölü   
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: DWG22 - 31 Aralık 2018, 16:04:16
W PROJESİ'NE DAİR RAPOR

28 Ağustos 1998

Raccoon Şehri Arlay Araştırma Tesisi'ndeki, Proje W deney öznesi No. 013'e ilişkin (yazının devamında Albert olarak anılacaktır) kaynaklanan  kaza teyit edildi. Kazayla ilgili elde edilmiş başka bir imkansız bilgiyse onun ölmüş olması (Albert'in ölümü, Bilgi Bölümü aracılığıyla doğrulandı).

Albert'in ölümü, Proje W'nin mevcut başarı oranının %18 olduğunu gösteriyor.

Proje için nitelikli bireylerin kontenjanında önemli ölçüde azalma oldu ve durum hemen ele alınmalıdır. Bu, projede gerçekleşmesi umut edilebilecek herhangi bir ilerleme açısından vahim bir durum teşkil etmektedir.

Son kayıpları telafi etmek için nitelikli bireylerin herhangi bir listesi olmadığından ötürü, başarısız aday havuzunda bulunan bireylerin seçimine başlanması tavsiye edilmektedir.

Bu işlemin ardından, Albert'in ölümü öncesindeki kotanın %93'ünü geri kazandıracak ayarlamalar yapılabilir.

Umbrella Bilgi Bölümü
Alex W.
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: DWG22 - 31 Aralık 2018, 16:04:27
UYDU LAZERİ SHANGO'NUN KULLANIM KILAVUZU

Shango Uydu Lazeri, uyduya hedef koordinatlarını gönderen roketatar benzeri bir lazer hedefleme cihazı (L.T.D.) kullanılarak çalıştırılmaktadır. Netice olarak lazer, santimetre içindeki hedefe, yüksek oranda yoğunlaşmış lazer ateşleme yeteneğine sahip.

Kullanım Şekli:

1. Uyduya giden koordinatların iletilmesi için L.T.D.'yle hedefe nişan alın.

2. Hedef tespit edildikten sonra koordinatlar iletilecektir. Aktarma sırasında hedef, hedefleme kapsamında kırmızı halkayla görünecek.

Not: Hedef sensörü yapay zekasının, hedefin artık hedefleme kapsamı dışına çıktığını algılaması hâlinde, koordinatların aktarımı iptal edilecektir.

3. Kapsamda KİLİT AÇIK göründüğü zaman bu, aktarımın başarıyla gerçekleştiği anlamına gelir. Tetiğe bastığınızda artık, lazer etkinleşecektir.

4. Ateşleyiciye, tekrar ateş edilmeden önce şarj olması için mutlaka zaman verilmelidir.
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: DWG22 - 31 Aralık 2018, 16:03:43
UROBOROS PLANI

Uroboros Virüsü, insan DNA'sı üzerinde önemli ve doğrudan bir etkisi sahip olacak. Kalitesiz genelere sahip olanlar, virüsün öldürücülüğüne maruz kalacaktır. Enfeksiyone uğrayan çoğunluğun, bu ayıklamaya dayanması mümkün olmayacaktır. Bir avuç hayatta kalan, üstün DNA bulunduran kimselerle sınırlı olacak.

Gerekli niteliklere sahip olmayan kişilere bu yeni dünyada yer yok. Yalnızca seçilmiş azınlık için aydınlanacak bir dünya. Bu gece Uroboros ve ben, bu dünyayı en muntazam şekilde uyandırmak zorundayız.

Her şey programa uygun. Bombadırman uçağı "tropopoza1" ulaştığında Uroboros Virüsü'nü taşıyan füzeler dağıtılacak.

Bir kez serbest bırakıldı mı virüs, üst troposfere girecek ve rüzgar akılımı kullanarak yayılacak. Daha sonrasında ise insanlık, nihai yargıyı karşılayacak. Duygulara sahip olmayan ve içinde kendi güzelliği yatan bir virüs. Dünyanın her yerinden insanları seçme hakkını bir tek o bulundurarak. Seçilemeyenler ise Uroboros için ev sahipleri olacak ve varlıkları da, yalnızca yeni ev sahipleri aramaktan ibaret olacak.

Bir kere harekete geçince, bu zincirleme reaksiyonu hiçbir şey durduramaz. Milyarların çığlığının uğultusu, İnsanlığın rezil geçmişi üzerine kitap kapanacak.
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: DWG22 - 06 Ocak 2019, 15:26:41
BEKÇİNİN GÜNLÜĞÜ

(Bir günlüğe aitmiş gibi görünüyor. Bazı kısımları eksik.)

9 Mayıs 1998

Bu gece güvenlikten Alias ile Scott ve araştırmadan Steve'le poker oynadık. Steve, günün talihlisiydi; fakat hile yaptığını sanıyordum. Eşek herif.

10 Mayıs 1998

Yüksek makamdakilerden biri, bana yeni bir yaratığın bakım görevini verdi. Derisi soyulmuş bir gorile benziyordu. Beslenme talimatı, canlı hayvan verilmesinden ibaretti.

Önüne bir domuz attığımda yaratık, sanki onla oynuyormuş gibiydi... Fiili olarak hayvanı yemeye başlamadan önce domuzun bacaklarını koparıp bağırsaklarını dışarı çıkarttı.

11 Mayıs 1998

Saat 5 civarında Scott, beni uyandırdı. Yüreğim ağzıma geldi yahu. Adam koruyucu bir giysi giyiyordu. Başka bir tanesini bana uzattı ve içine girmemi söyledi. Bodrumdaki laboratuvarda bir kaza olduğundan bahsetti.

Açıkçası böyle bir şeyin olacığını biliyordum. Araştıma görevindeki şu namussuz ile hiç uyumuyorlar, yılbaşında bile.

12 Mayıs 1998

Dünden bu yana kahrolasıca uzay giysisini giyiyorum. Derimde kirlenme oluşuyor ve her yeri kaşınıyor. Allah'ın belası köpekler eğlenircesine bana baktıklarından bugün onları beslememeye karar verdim. Başlarım gelmişlerine geçmişine.

13 Mayıs 1998

Sırtımın tamamı şişip kaşındığından revire gittik. Sırtıma büyük bir sargı bezi sardılar ve giysiyi giymeme gerek kalmadığını söylediler. Tek yapmak istediğim bir uyku çekmek.

14 Mayıs 1998

Bu sabah ayağımda başka bir büyük kabarcık bulduk. Köpek barınağına ayağımı sürüklüye sürüklüye gittim. Gariptir ki tüm gün boyunca sakinlerdi.

Sonradan bazılarının kaçtığını fark ettim. Belki de, son üç gündür onları beslemediğim için beni cezalandırma şekilleri böyledir. Eğer dışarıda onları herhangi biri bulursa, başım gidici demektir.

16 Mayıs 1998

Geçen geçe kaçmaya bir araştırmacının vurulduğuna dair söylentiler etrafta dolaşıyor. Bedenimin tamamı yanıyor ve artık sürekli terliyorum.

Kolumdaki şişliği kaşırken çürümüş bir et parçası açığa çıktı. Bana ne halt oluyor lan?

19 Mayıs 1998

Ateş tamam, ama kaşıntılı. Bugün açlık ve köpek maması yemek.

21 Mayıs 1998

Kaşıntılı kaşıntılı Scott geldi aptal suratı yüzünden onu öldürdüm. Lezzetli.

4 / /

Kaşıntılı. Lezzetli.

(Son birkaç sayfa arasında bir not sıkıştırılmış)



PAROLA 3

PW-316-6224-ck
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: DWG22 - 12 Ocak 2019, 16:04:22
PATRICK'İN HATIRALARI 1

Bir süreliğine Efendi Spencer, sanki eski sağlığına kavuşuyormuş gibi oldu; ama kader çok acımasızdı ve şimdiyse günlerce, kendini yaptığı araştırmaya bağlıyor. Yemek salonunda kendi yemeğini aldığını görmeyeli yıllar geçti. Onun beğenisine sunmak üzere yemekler hazırlamak için çalıştım ve bunları her gün çalışma odasına götürdüm. Maalesef ki, çorba ve diğer sıvılar dışında herhangi bir şey tüketecek takatten yoksun.

Bu evin geçmişinde bir kez olsun, durumun şu anki kadar vahim olduğunu hiç hatırlamam. Geçmiş kuşaklar zamanında, Spencer Malikanesi yalnızca en hâli vakti yerinde Avrupa sosyetesinin bağlantı noktasıydı. Şimdiyse burası yalnızca, pek çok konutundan birinde, kendini fillen inzivaya çekmiş bir adama bakmaktan başka işi olmayan bir iskelet kadrosundan ibaret.

Ailem, bu adamın büyük dedesi döneminden beri Spencer hanesinin hizmetinde olmuştu. Bu hızlı düşüş hâli, bir nesil öncesinde bile hayal edilemezdi.

Gençlik günlerimi şefkatle anıyorum; ama o günler de, artık bir ömür boyu kadar önceymiş gibi geliyor. babamın, geçmişte hanenin baş uşağı olduğu zaman, neredeyse 50 yıl önceydi. O zamanlar, babamın varisi olmak için hazırlık olarak onun görevlerini öğreniyordum ve beni ev etrafında sürekli çalışmaya iten bir takım getir götür ile günlük ev işi hiç eksik olmazdı.

Önemli tarihsel ailelerden gelen başka bir asilzade olan Lord Ashford'u ve Efendi Spencer'ın okul arkadaşlarından biri olan Doktor Marcus'u, kaç kereler yaz sıcağından sığınırlarken bu köşkte bulduğumu hatırlıyorum. Babam ve ben, onlara eşlik eder ve bir şey istediklerini görmek için elimizden geleni yapardık.

Belki de oradaki en genç kişi olmamdan dolayı beni alaya alırlardı. Sık sık olmasa da bana, içlerinden biriymişim gibi davrandıkları da olurdu. Lord Ashford'un, bana ilk konyok tadışımı bahşettiğini zamanı hatırlıyorum. Yemek salonun ikinci katında, odayı döşeyen taş heykellerin yanında. Şişeyi açtığındaki bal kokusunu hiç unutmayacağım. Fakat bu kıymetli anlar, şimdilik yalnızca birer anı.

Lord Ashford, Doktor Marcus ve tabii ki babam, hepsi çoktan diğer tarafa göçtüler. Geriye bir tek Efendi Spencer ve günlerinin olduğu ihtimalinden korkan ben kaldık.

Efendi Spencer öldüğü zaman, şanlı ailesinin sonu damgalanmış olmakla birlikte ona karşı olan ailemin hizmeti de sonlanmış olacak. Şimdilik, yalnızca kaçınılmazı bekleyebilirim.
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: DWG22 - 12 Ocak 2019, 16:04:47
PATRICK'İN HATIRALARI 2

Bodrumda hapsedilmiş sefil ruhların çığlıklarını düşünmeden edemiyorum. Bir hafta önce, Efendi Spencer'ın talimatlarına uygun olarak hepsine virüs verildi. Şu an her neye dönüştülerse, artık insan değiller.

Efendi Spencer'ın buyruğuyla birden fazla deneyde yardımcı olmuştum. benim gibi fen ilimleri okumamış basit bir uşağın neye fayda sağlayabileceğini bilmiyorum; fakat efendinin önemli çalışmalarında bana güvenmesinden onur duymalıyım. Genellikle etrafındakilere güvenmekle yahut rağbet etmekle hiç ilgisi yoktur.

Ancak gerçek ruhsal durumumu ve zannımca nasıl hissetmem gerektiği arasında bir kopukluk duygusu varken yardımcı olmak elimde değil. Bir yandan, elinden geldiğince efendiye yardımcı olma şansından ötürü neşeyle doluyken diğer taraftan, her bir deneye yardımcı olmakla ruhumun bir parçasını sanki kaybediyormuş gibi hissediyorum. Zihinsel becerilerimi korumamın tek yolu, bütün duygularımdan kendimi koparmaya çalışmak veya bir süreliğine uzaklaşmak.

Hangi durumda olursa olsun, efendiye sorgulamamalı ve görevimi yerine getirmeliyim.

Görev ve onur: söz konusu olan bunlar.

Nesillerdir ailem, Spencer hanehalkına sadakatle hizmet etmiştir. Görevime ihanet etmeyerek, ölene kadar Efendi Spencer'a hizmet edeceğim. Hayatımı, ona hizmet etmeye adadım ve buna sırtımı dönmüyorum.

Denekleri kontrol edip, mevcut durumlarını Efendi Spencer'a rapor etme zamanı geldi.

Görevlerimi sırtlanacak ve bunları büyük bir şerefle gerçekleştireceğim.
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: DWG22 - 12 Ocak 2019, 16:05:13
PATRICK'İN HATIRALARI 3

Yetişkinliğimin büyük çoğunluğu boyunca Efendi Spencer için çalışanlardan biriydim. Ancak son zamanlarda, onun hareketlerini esrarengiz buluyorum. Örneğin, yerini dış dünyadan tamamen gizlemek için her türlü önlemi almaktan geri durmadı. Ne sebeple hiç bilmiyorum.

Derken bir gün efendi, benden belirli bir adamı bulmamı ve efendinin nerede olduğu konusunda onu bilgilendirmemi istedi. Bu adamla irtibat kurmak için bu denli çaba sarf etmek isteyişinin nedenini bilmiyorum; ama muhtemelen birisinin onu bulup bulumayacağını görmek istedi.

Söz konusu olan adam, uzun bir zaman zarfında duymadığım bir isim: Bay Albert Wesker. Onunla yalnızca bir kez tanışmıştım ve bu da on yıl önceydi.

Onun yüzünü hatırlayamamayı itiraf etmekten utanç duyuyorum; çünkü baş uşak olmak demek, insanları hatırlamak demektir. Nedeninin, diğer özelliklerini tümüyle gölgede bırakan öylesine soğuk, duygusuz bakan gözleri olduğuna inanıyorum. Yine de, Efendi Spencer'ın o doğrultuda arzusu olmasa Wesker'in sahip olamayacağı o bilgiyi ellerine ulaştırmaya çalıştım.

Doğru fiyat karşılığında, sokaklara bu bilgiyi yayabilecek vicdansız bir fert tanıyordum. Konuşmayı umursamayan huylu bir tip. Wesker'la düzenli bir iş ilişkisi olan kadın bir casusun hizmetindeki bu şahsiyetin, böylesine önem verdiği şeyi bulmuştum işte.

Bu adama hak ettiğinden fazlasını ödedim (Adının Roberto mu Ricardo mu olduğunu unuttum) ve Efendi Spencer'ın isteklerini gerçekleştirecek asgari düzeyde gerekli bilgili ona verdim.

Görev aşkıyla Efendi Spencer'ın yönergelerini harfi harfine gerçekleştirdim. Bu noktaya gelindiğinde durum, çok daha anlaşılmaz bir hâl aldı.

Efendi gitmeme izin verdi; ama nedenini bilemedim. Nedenini sordumsa da, ki daha önce bir kez bile onu sorgulamamıştım, yalnızca sessiz kalarak cevap verdi.

Şimdi ne yapacağımı bilmiyorum, kayıp duygusuysa doldum. Bugüne kadar bildiğim her şey uçtu gitti. Hayatımın tamamını Spencer hanehalkına hizmet etmeye adamıştım ve şimdiyse kitap, hiçbir neden olmaksızın zorla kapatıldı.

Geriye kalanlar, yalnızca itimatsız güvenlik görevlileri ve arazinin altında mahkum olan kişilerle olacak. Hakikaten, güvenlik görevlilerinin becerileriyle, Efendi Spencer'ın tüm ihtiyaçlarını karşılayacağından şüpheliyim.

Acaba ölmeyi planlıyor olabilir mi? Yo! O, Öyle bir insan değil. O, bitmemiş vaziyetteki işlerini büsbütün bırakmayı istemez.

Efendi Spencer'ın iş başında, benim becerimin idrak edebileceğinin çok ötesinde bazı büyük entrikaları olmalı.

Ne olursa olsun ben, yalnızca onun isteklerine uyup, veda edebilirim o kadar. Ayrılmak kalbimi kırıyor olsa da sonsuza kadar sadık kalacağım.
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: DWG22 - 12 Ocak 2019, 16:05:26
DENEK LİSTESİ

001: Hans
002: Felicia
003: Marco
004: Jonah
005: Irma
006: Ken
007: Laura

008: William
009: Hiro
010: Derek
011: Miles
012: Alex
013: Albert

Seçilenlerin sayısı yukarıda listelenen 13 kişi ile sınırlandırılmıştır.
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: DWG22 - 12 Ocak 2019, 16:05:51
SPENCER'IN HATIRALARI 1

Bendeniz Ozwell E. Spencer, Umbrella kurucusu ve aynı zamanda icra kuruluşu başkanı olduğumdan dolayı tüm insanlığın hükmünü kendime müjdeliyorum. Herkes, benden önceki antik sahte tanrılara nasıl secde ettiyse, bana da öyle secde etmeliler.

En azından kaderimin böyle olması gerekiyor.

Ama bir tanrı olamadım, kendi zayıf insanlığımın bağlarını kesemedim.

Onun yerine vücudum, bu lanetli hastalık tarafından, çağın hastalığı tarafından yok ediliyor. Yüzümdeki kırışıklıklar iyi ayrışmış bir kanyon gibi oyuldu, kollarımsa ölmeye yüz tutmuş bir ağacın kurumuş ince dalları gibi. Yaşlılık, beni bacaklarımı kullanmaktan bile mahrum etti. Bedenimi tahrip etmeye devam bu hastalığı durdurmak için bugüne kadarki tek şansım, bir tanrı olmam ve insanlığın kaderini şekillendirmemdi.

Ölüm bir kimsenin yanı başındayken hayatın sevinçlerini gerçekleştirmek hakkındaki bir atasözünün varlığına inanırım.

Atasözleri aynı, ölecek kişiyi zayıf kılmaya benzer. Kısa ve öz vecizelerle, mahiretlerini gizlemeye çalışırlar. Ölümlüler, ölüm endişesi duymayanlar için hayatın ne anlama geldiğini idrak edemez. cahillerse, kendi ukalacı derin düşencelerinden taraf olmayanlar için genelleme yapmaya düşükün olurlar.

Zamanla bana yapılan bu gülünç hicvi telafi edeceğim ve tüm insanlığı hakimiyet altına alacak mükemmel bir varlık olarak kendimi sunacağım.

Hayatlarına idare etmek için onlara bir dizi yeni buyruk vereceğim.

Geriye kalan tek şey, ölümsüz yaşamın anahtarını bulmak.

Bu anahtarsa, Umbrella tarafından üretilen virüsün ta kendisidir. Hücre bölünmesini sınırlayarak bu işlevi geçersiz kılan bu şey, telomerik kısalmayı bastırıyor. İşte ölümsüzlüğün anahtarı da bu işlem sürecin içerisinde bir yerde. Bu işlem süreci mükemmeleştirilebilirse anahtar, benim olacak.

Yani, onu üzerimde kullanabilmeye vakıf olurum. Alex sayesinde, emellerimi gerçekleştirebilirim.

Umbrella'nın iflası sonrasında çok fazla beşeri sermaye kaybetsem de, buna rağmen hepsinden daha iyi ve daha zeki Alex'e, son çocuğuma sahibim. İnsanlığın başı olarak rolümü varsayarak devrin hastalığına bir çare bulabilmek adına beni koruyan birinin varlığına, Alex'e dair inancım var.

Alex, bir yolunu bulacaktır.
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: DWG22 - 12 Ocak 2019, 16:06:11
SPENCER'IN HATIRALARI 2

Alex, yapmış olduğum her şeyi bana sordu.

Alex'in yaratıcılığı, normal insanlarınkinden çok daha üstün. Gerekli malzemeleri toplamak için uygun zamanı bekliyoruz ve aynı zamanda Alex, işlemin aksamadan çalışmasını sağlamaya devam ediyor.

Çocukların çoğu, kendi akıl sınırları tarafından geride tutuluyordu; ama Alex öyle değil. Başkalarının yeteneklerini gözlemleyerek onları özümsemekte böylesinde becerikli bir kimseye, daha önce hiç tanıklık etmemiştim.

Daha memnun olamazdım. Alex, diğer hepsinden daha üstün nicelikler sergiliyor. Alex ve diğer araştırmacılara, araştırmalarını yürütmeye yarayacak her şeyi sağladım: sınırsız maddi kaynak, en modern teçhizatlar, araştırma malzemeleri ve sonsuz denek kaynağı. Noksan olan tek şey zamandı.

Araştırmalarını, yakınlardaki bir ülkenin terk edilmiş askeri üssüne ev sahipliği yapan Güney Denizleri'ndeki tecrit edilmiş bir adada yürütecekler. Alex, çoktan araştırma görevlilerinden bir grup, araştırma malzemeleri ve yüzlerce deney öznesiyle oraya gitti.

Araştırmalarının müjdesi için ciddiyete bekledim. Ama bunun yerine bir ay sonra, benden yalnızca daha fazla denek isteyen bir telefon geldi. Yüzlerce deney öznesini, yalnızca bir ayda bitirmeleri nasıl mümkün olabilirdi?

Artan düş kırıklığıma karşın Alex, bana güvence vermeye çalıştı.

"Tüm deneylerin sorunsuzca ilerlediğini duymaktan memnun olacaksın."

Ve böylece beklemeye devam ettim...
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: DWG22 - 12 Ocak 2019, 16:06:43
SPENCER'IN HATIRALARI 3

Bekledim de bekledim, henüz adadan haber yok. Ayrılışlarından bu yana bir yıl geçti ve araştırmaları için binbircesine deney öznesi gönderdim.

En kısa sürede Alex, virüs için bir iyileştirme yapacak, ekipse denekleri başka bir toplu iş için kullanıyor. Ne yazık ki bunu test etmeden önce virüsü incelemeye vakitleri yok. Keşke deneklerin buna nasıl tepki vereceğine bakarak ilerleme kaydetmeleri mümkün görünse.

Tüm bunlar, sanırım ki beklenebilecek şeylerdi. Alex'in suçu değil.

Sabırsızlaştım, doğru; ama durum da vahim.

Yaşlılık, yalnızca bu aşınmış kabukla yetinmeden iç organlarıma da saldırdı ve neredeyse çoğunu işlevsiz kıldı. İşlevsellikleri az olsa da onları kullanabilmeyi, yalnızca bedenime bağlı makinelere borçluyum. Zaman ne acısız bir düşman.

Sana güveniyorum Alex! Bir tek sen, bana sonsuz hayatın anahtarını verebilirsin!
Başlık: Ynt: Resident Evil 5 Belgeleri
Gönderen: DWG22 - 12 Ocak 2019, 16:07:06
SPENCER'IN HATIRALARI 4

Sonunda! Başarılı bir rapor!

Deney başarılı olmuş!

Haberler başlı başına, damarlarıma dolaşan yeni bir enerji dalgası göndermeye yetti.

Kendimi dinçleşmiş hissediyorum. Geçen geceki yemeğin tadı, hâlâ damağımda. Mükemmel ötesi bir şarap. Uşağım Patrick, tam anlamıyla bir mutfak alimi.

Maalesef ki, bu heyecan kısa ömürlü oldu.

Alex ortadan kaybolmuş! Adadan tek bir üzücü haber gelseydi daha az kaygılı olabilirdim.

Fakat aynı şekilde diğer araştırmacılar da, hiçbir yerde bulunamıyormuş!

Deneklerin binlercesi de cabası!

Daha da önemlisi, beni bir tanrı yapacak olan son virüs de dahil diğer bütün araştırma malzemeleri bulunamıyormuş!

İhanete uğradım!

Kendi kendimi ihanete uğramaya yine izin verdim!

Albert'le olan hatalarımdan ders çıkarmış olmam gerekiyordu!

Şimdi hayatım, bıçağın ucunda duruyor.

Sadece sadık uşağım Patrick'e güvenebilirim.

Beni bu hastalıktan kurtaracak virüsü bulma konusunda son umudum.

Ama zaman lehime mi?

Zihnimi kurcalayan soru bu işte.

Ve de yalnızca ben, tanrı olacak kişi bu soruya yanıt verebilir.