İyileşmenin bir yanılsama olduğunu öğrenmek ne fena bir şey. Bir mücadele vermeye öylesine kapılırsın ki, tüm gayretine rağmen iyileşme adına gerçek hiçbir çaba gösterememiş olursun. Ya da tedaviyi öyle bir takıntı haline getirirsin ki, yaralarının iyileşmesine zaman tanımak yerine, belki daha hızlı ve güçlü iyileşir diye umarak, kanayacağını bile bile etini deşersin. Böyle iyi olunur mu? Ne dersin, Dr. Gray?
Artistler uzunca süre Pontchartrain Nehri'ni tekneyle gezerek zaman geçirmişti. Şiir, resim, fotoğraf; her şey şakır şakır akan suyun ve rengarenk gökyüzünün varlığıyla daha da bir güzel oluyordu. Gece olup da denizciler Derceto'ya döndüklerinde bir maskeli baloyla karşılaştılar. Davetliler; Perosi ve Norah'ın tiyatrodan arkadaşları olmalıydı muhakkak. Denizcilerimiz hemen Alçı'dan maskeler yapıp eğlenceye katıldılar. Saatlerce eğlendiler de eğlendiler; lakin vakit hiç ilerlemiyor, arkadaşlarını da hiçbir yerde bulamıyorlardı. Endişe baş gösterince davetlilerden maskelerini çıkarmalarını istediler, ancak çıkaran olmadı; çünkü kimse maske takmıyordu.
*Derceto'yu mesken edinen artist kolonisinin kendilerine taktıkları lakaplardan biri.
Derceto groteskliğin membasındadır; fitneye, doğanın en çirkin ve kanserli yönüne adanmış bir tapınaktır. Ruhunuzu bir süre koruyabilirsiniz, ama şüpheniz olmasın, eninde sonunda o iğrenç ilahın kulu olursunuz.
İşte o asırlık ağacın gölgesinde toplanmış her erkek ve kadının anlattığı hikâye bu olmuştur. Konuşmazlar, ses çıkarırlar. Çünkü korku içlerine kök salmıştır ve şu sözcüklerin çağıracağı kötülükten beri durmak isterler: Iä! Iä!
O melun ismi söze dökmek yerine, kısık sesle Derceto, Asterte ve Ormanın Kara Keçisi isimlerini fısıldarlar.
Hartwood Laneti dedikleri bir durum var. Eskiden akıl hastalıkları için pek fazla karşılık yoktu. Ki şimdi de yok. Hartwoodlar beyinlerinde, nesilden nesile aktardıkları illetli bir kimyasal dengesizlik taşırlarmış. Yıllar geçip yaşlandıklarında da, sonucu intiharla biten bir melankoliye yenik düşüyorlarmış. Oh, gerçek hikâye mi ne? Eh, orası meçhul. Bunlar hep rivayet.
New Orleans; Derceto'nun güneybatısında, Mississippi Nehri'nin kıyısında yer alır. En eski kasabası Fransız Mahallesi, yani Vieux Carré; mağrur ve genellikle zengin Kreollerin bölgesidir. Buranın merkezinde sıradan liman işçilerinden tutun, pervasız gangsterlere, caz delisi kızlara ve tabii ki esrarlı voodooculara kadar çeşit çeşit insanla dolu büyük ve karma bir şehir bulursunuz. Geceleriyse Derceto'daki göl kenarında durup New Orleans'ın ufukta parıldadığını görebilirsiniz.
Jacob van Ostadte'a dair kötü olmayan, anlamlı ne söylenebilir ki. En bariz olanla başlayalım. Bu; Jeremy'nin gençliğinde kendine örnek aldığı idol değil, açıkça bir hayal ürünü. Eğer biyografik gerçekler peşindeysen, cevapların bende değil. Ama Jeremy'ye gelecek olursak o, kurgunun koruyucusu. Daha doğrusu kendinden kaynaklı bir deliliği sabote etme rolünü üstlenmiş bir karakter. Jacob geçmişte fayda sağlamış olsa da, Jeremy'ye sadakati zamanla fanatizme dönüşmüş. Tıpkı asırlarca kendi ateşinde yanmış bir ateş bekçisi gibi ateşe ateşle karşılık vermek istiyor. Jeremy, Jacob üzerindeki bütün kontrolünü kaybetmiş ve onun yüzünden acı içinde; fakat şu bir gerçek ki, onu hâlâ kendi yapan da bu. Başka bir deyişle Jacob'ın onu hasta etmesi sayesinde, Jeremy hâlâ kendi olabiliyor.
Yalnız ve kayıp olan; korku toprağında gezer. Tanıdığın veya güvendiğin bir şey kalmadığında, en kötüsüne de hazır olursun. İşte bir şey gelmekte, ne yap et hazırlan. Salondaki silahı al. Onlara gününü göster.
POPÜLER ARTİST ÖLÜ BULUNDU, ÖLÜM NEDENİ BİLİNMİYOR
13 Mart 2022
Ayın 12'si, öğlen 1 sularında popüler grafiti sanatçısı C.B., Maya Aco Hindenburg, Kettenstadt'taki bir apartmanın önünde baygın hâlde bulundu. Kaldırıldığı hastanedeyse öldüğü açıklandı.
18 yaşındaki kızın ölümü sadece yerel halkta değil, işiyle tanıyanlar tarafından da şaşkınlıkla karşılandı.
Yetkililer ölümünün intihar olabileceğini dile getirse de, popülerliğine ve yaşıtlarının durumlarına bakılırsa, bunun mümkünatı varmış gibi görünmüyor; bu yüzden de detaylı soruşturma devam ediyor.
İHMAL EDİLMİŞ ÇOCUĞUN ÖLÜMÜYLE ALAKALI GAZETE MAKALESİ
Dolapta Çocuk Cesedi Bulundu, Anne Tutuklandı 4 Ağustos 2012
41 yaşındaki annenin evindeki buzdolabında bugün küçük bir erkek çocuğu ölü bulundu. Şahıs A, cesedi yerel birimlerden sakladığı için tutuklandı.
Şahıs A, çocuğunu cezalandırmak için dolaba bir günden fazla zamandır kilitlediğini söyledi ve ertesi sabah çocuğun hareket etmediğini fark etmiş, sonrasında da çocuğun ölü cesedini buzdolabına saklamış. Araştırmacılar ölüm nedenini öğrenmek için cesedi otopsiye gönderdi.
Soruşturmaya göre; şahıs A'nın kızı, komşulara koşup polisi aramalarını söylemiş ve annesinin ihmalde bulunduğunu dile getirmiş. Dedektifler eve geldiğinde, erkek çocuğun cesedini dolapta bulmuşlar ve anneyi, suçunu itiraf ettikten sonra tutuklamışlar.
Adından övgüyle çok bahsettiği yerden elinde pizza, yüzündeyse gülümseme ile geldi.
Gerçi kızım pizzayı hiç sevmedi. Çok seçici. Herhalde ona beğenmediği şeyleri de yemesi gerektiğini öğretmem lazım. Ben de çocukken sevmediğim şeyleri yemek durumunda kalmıştım, ama elden bir şey gelmez, anlaşılan bunun yapılması gerekiyor.
22 Mart 2012
Çocuklar en sonunda bugün onun önünde zıvanadan çıktı. İşten dolayı çok yorgundu ve sadece rahatlamak istediğini söylemişti... O, bana kendimi çok iyi hissettiriyor; ama aynısını ben onun için yapamıyorum.
Belki çocuklara yeterince otoriter davranmıyorum. Mutlu bir hayat için ona ihtiyacımız var ve bunu anlamaları gerekiyor. Biliyorum, bu kabaca gelebilir; ama belki bir süre gün yüzü görmezlerse, ondaki ışığı fark ederler.
12 Nisan 2012
Elbise dolabına vurulan yumrukların sesinden dolayı rahatlayamadığını söyledi. Çocuklar biraz daha sessiz olabilseler, her şey çok güzel olacak. Bunların derdi ne ya?
Artık eskisi gibi gidip gelmiyor. Eğer bir yolunu bulamazsam, bir daha onu göremeyebilirim.
Çocuklarımın kesinlikle bir babaya ihtiyacı var, onu hâlâ kabul etmiyorlar. Evden giderken çok siniri bozulmuş görünüyordu. Umarım benden nefret etmez...
22 Şubat 2012
Kızım, ailemizin bir fotoğrafını çizdi. Gülümseyip el ele tutuşuyorduk.
Keşke benim adamı da çizseymiş... Belki de onun ailemize katılacağını fark etmedi? Hemyaşıtı çocuklara kıyasla çok yavaş.
Ama eminim yakında yaşıtlarını yakalayıp onları geçecek. Nasıl çocuk yetiştirilmesi gerektiğini biliyorum. İyi bir anneyim. Beni büyüten o kalpsiz sürtük gibi değilim. Çocuklarımı korku ve nefretle doldurmayacağım.
KOVİD-19 pandemisinin getirdiği zorluklar, dünya üzerinde intihar vakalarının çoğalmasını neden oldu ve ülkeler, bu durumla nasıl baş edeceğini henüz çözebilmiş değil.
Yaşanan bu sıkıntılı dönemde ayrıca pek çok bölgede garip bir olgu da baş gösterdi: olgudan etkilenen kişiler birden sis görmeye başladıklarını, açık havalarda bile, bir süre sonraysa bilinçlerini kaybettiklerini iddia ettiler.
A.B.D. üzerinde vuku bulan birkaç olaydan sonra bu durum, "Sessiz Tepe Olgusu" olarak adlandırılmaya başlandı.
Duruma izahat getirme amacıyla bu teoriyi açıklayarak nedenini saptamış ilk kişi olan XXX Üniversite'sinden sosyal psikolog Dr. XXX, konuyla ilgili şunları söylemekte:
"Psikolojik olarak stabil olmayan birisine sis, kesin ve net olmayan illüzyonlar gösterir. Yüksek stres zamanlarında, kişinin gördüğü şeyler belirsizleşir ya da tünnellenir, sanki o kişi bir sis veya duman içerisinde dolaşıyormuş gibi."
"Gelecekle alakalı sosyal belirsizlik veya endişe, sisin ortaya çıkmasına yol açarak gerçekle illüzyon arasındaki çizgiyi de silikleştirir."
Zaman geçtikçe, Sessiz Tepe Olgusu'na dair vakaları daha fazla görüyoruz.
Önlem olarak Dr. XXX, hızlı bir toplumsal yeniden yapılandırmaya gidilerek gençlere yönelik danışmanlık ve etkili zihinsel sağlık incelemeleri yapılmasını tavsiye ediyor.