Forever Ziyaretçi Nihai Biyo-Organik Silah Evriliş Diriliş Çöküş Kuruluş Başlangıç
Bizler İnkâr Edilemeyiz! -Forever Ekibi
  • 22951
  • 107

DWG22

  • Site Denetmeni
  • *
  • Çevrimdışı
  • İleti: 1134
    • Profili Görüntüle
    • YouTube
Ynt: MillAvriLewo ve Scream, Raccoon City'de 3
« Yanıtla #50 : 15 Şubat 2011, 01:16:20 »
Hani hiç yapmak istemiyorum, ama yöneticilerinde pisliği bu işte...

ManGa_Ka, forum kurallarının 15. maddesince uyarıldınız. Ayrıca imza kısmı tüm içeriğiyle beraber 600x200 boyunda olmalıdır. Şuanda yazıyla beraber, sanırım yükselik boyutunu 4 pixel kadar aşıyor. Onu da düzeltebilirsen iyi olur.


Orcuncharted

  • Forever Emektarı
  • *
  • Çevrimdışı
  • İleti: 827
    • Profili Görüntüle
Ynt: MillAvriLewo ve Scream, Raccoon City'de 3
« Yanıtla #51 : 15 Şubat 2011, 01:26:47 »
Usta, ellerine sağlık ve ölümüne :W diyorum, başka bir şey demiyorum.

Ben de ölümüne Bilal diyorum :W


işine karışmak gibi olmasın ama Leon'a aşığımdır bunu söyliyim burdan da :D

sonunda işe yarıyorum ayrıca :D

Estağfurullah, hikayeye katmaya değer türlü fikri değerlendiririm ;)
Leon konusuna gelirsek... Bu hikaye, Seçkin abi, Levent, Berke, ben ve sen ile beraber dördüncü hikayeye bağlanacak. Dördüncü hikayenin Resident Evil karakter kadrosunu henüz belirlemediğim için Leon'u pek tabi ki tekrar misafir edebiliriz. Tabi o da isterse :D

Bu arada, teşekkürler :W


Orcuncharted

  • Forever Emektarı
  • *
  • Çevrimdışı
  • İleti: 827
    • Profili Görüntüle
Ynt: MillAvriLewo ve Scream, Raccoon City'de 3
« Yanıtla #52 : 17 Şubat 2011, 02:25:34 »
     "Bu da ne böyle? Gaziantep'e ne için gid..." diye söyleniyordu ki Orçun, bir şimşek daha çaktı, ama bu seferki tam da beyninin içinde çakmıştı. "Bir dakika bekle... Bu... Tabi ya!"
   Bileti katlayıp cebine koyarken, hafızasında Seçkin, Deniz, Berke ve Levent'in yüzleri ardı ardına değişerek kayboldu. Artık cevabını bulması gerektiği bir soru daha oluşmuştu kafasında: Arkadaşları hayattalar mıydı? Hayattalarsa, neredeydiler? Ne durumdaydılar? İyiler miydi? Belki de iyiydiler ve Orçun'u arıyorlardı. Kim bilir? "Evet... Kim bilir?" diye söylendi. Sıkışan çekmeceyi açmaya çalıştı. İyice zorladıktan sonra da açmayı başardı, ama ne yazık ki içinde hiçbir şey yoktu. Kafasını kaldırıp, kasanın üzerinden kilitli kapıya baktı. Çakan şimşeğin yarattığı aydınlık ile restoranın içinde gözlerini gezdirtikten sonra, yerinden kalktı. "Pekala... Madem düzgün bir şekilde çıkamayacağım, ben de kendi yöntemlerimle çıkarım" dedi. Masalardan birinin yanında duran sandalyeyi kaptığı gibi, yakın mesafeden ön kapıya doğru fırlattı. Büyük bir gürültüyle camın içinden geçen sandalye, etrafa saçılan camın parçaları ile birlikte restorandan dışarı uçtu. Elindeki şemsiyeyi açtıktan sonra kapıya doğru yürüyen Orçun, dikkatlice dışarı çıktı. Şu anlık tek yapması gereken şey, sağ salim arkadaşlarını bulmaya çalışmaktı. Tabi bir yandan da, bulunduğu bu yerin neresi olduğunu ve nasıl geldiğini de öğrenmeliydi...

   Birkaç adım yürüdükten sonra, yağmurun da yavaş yavaş dinmeye başlaması üzerine şemsiyesini kapattı Orçun. Geriye dönüp baktığında, az önce içerisinde olduğu dükkanın "R. Şehri" Restoranı olduğunu gördü. "Eğer açlıktan ölecek gibi olursak arkadaşlarımı toparlayıp, buraya getireceğim." dedi kendi kendine ve yürümeye devam etti.
   Sokağın köşesine geldiğinde, sol tarafında Raccoon City Polis Departmanı, tam karşısında Şehir Büyük Salon'u ve sağ tarafında da Gaz İstasyonu ile Raccoon Basımevi vardı. "Ne tarafa doğru gitsem ki?" diye düşündü Orçun. Tek tük sokak lambalarının oluşturduğu loş ışık havuzlarının, yağmurun etkisiyle ıslanan asfaltı az da olsa cilalanmış gibi parlattığı sokaklara şöyle bir göz attı. Şehir Büyük Salon'u Raccoon Şehri Polis Merkezi tarafındaki köşesinde duran bir şey dikkatini çekti. O tarafa doğru yöneldi.
   Köşeye kadar geldiğinde, kendisine bir şekilde aşına gelen şehir haritasının asılı olduğu bir pano ile karşılaştı. Orçun'un ilk aklına gelen şey, tepedeki ışıkların aydınlattığı haritanın en üstündeki isme bakmak oldu. 'Raccoon Şehri' ismini görmesi ile "E pes vallaha!" tepkisini vermesi bir olmuştu. Bunun bir tür şaka olduğunu düşünen Orçun, bu şehirde yaşadıkları geçmiş maceralarını da düşündükten sonra bu düşüncesini bir kenara itmeye karar verdi. Böyle düşünerek nasıl olsa bir yere varamayacaktı. "'Bütün yollar Roma'ya çıkar' lafını diyen her kim ise, keşke şimdi bizi bir görseydi..." dedi kendi kendisine. Haritaya bakıp, nereye gideceğine karar vermeye çalışırken, haritanın sağ üst tarafına yakın bir yerde bulunan Raccoon Şehri Hastanesi gözüne takıldı. Şöyle bir durdu ve "Kazadan sonra muhtemelen bizi hastaneye kaldırdılar... Eğer bu bir tür kabus ise, biz, aslında kazayı geçirdiğimiz yere en yakın hastanede yatıyor, müşahede altında tutuluyor olabiliriz. Peki ben şimdi Raccoon Şehri Hastanesi'ne gitsem, işime yarayabilecek herhangi bir şey bulabilir miyim?" diye düşündü Orçun. Gözü bir an olsun haritadan ayrılmıyordu. Raccoon Şehri Hastanesi'nin bulunduğu yere bakıyordu. "Bunu öğrenmenin tek bir yolu var. O da hastaneye doğru gitmek."
   
   Warren yolu üzerinde yürümeye başlayan Orçun, Şehir Büyük Salonu ile Gaz İstasyonu'nun karşılıklı olduğu aradan girdi. Merkezi İstasyon'un sağ tarafından geçerek Merkezi Bulvar'a çıktı. Sağa doğru döndü. Henüz birkaç adım atmışken, az ilerideki elektrik direğinin dibinde duran bir şey gördü. Meraklı adımlarla ilerleyerek gördüğü şeyin ne olduğunu anlamaya çalıştı. Orçun, elektrik direğinin yaydığı loş ışık havuzunun altında duran bu 'şey'in nedense kendisine fazlasıyla tanıdık geldiğini hissediyordu. Ne var ki, loş ışık-gölge oyunlarının yüz profilini hafızasında tamamlaması sonucunda gerçeğin farkına vardı. Bu bir insandı ve Levent'in ta kendisiydi. "Levent!" diye bağırdıktan sonra adımlarını hızlandırarak koşmaya başlayan Orçun, kısa sürede Levent'in yanına vardı. Onu omuzlarından tutup, hafifçe sarstı. "Levent! Levent! İyi misin?" diye sordu. Sağına soluna şöyle bir baktı. Herhangi bir saldırıya uğramamış olduğunu gördü. Aklına gelir gelmez nabzını kontrol etti. Halen atıyordu. "Allah'a şükür hala hayattasın!" Şöyle bir etrafına bakındı Orçun. Levent'i nasıl ayıltacağını düşünüyordu. Yakınlarında yatmakta olan bir polis memuru cesedi gördü. Yanına koştu. Elindeki silahı dikkatlice aldıktan sonra üzerini aradı. Şansına bir de telsiz buldu. Vatani görevini muhabereci olarak yapan Orçun, bu şeyi nasıl kullanacağını da biliyordu. Mandalına basıp, yardım çağrısı gönderdi. Kısa süre sonra çağrısına cevap aldı: "Memur Chambers konuşuyor... Çağrınızı aldık. Yerinizi belirtin."
   "Merkezi Bulvar üzerindeyiz." diyerek cevap gönderdi Orçun. "Lütfen, mümkün olabildiğince çabuk gelin."
   "Şu anda yola çıktık. Birazdan orada oluruz. Bulunduğunuz yerden ayrılmayın."

   Kısa sürede Orçun ile Levent'in bulundukları yere gelen ambulanstan ilk inen Rebecca olmuştu. Orçun, telsizde Rebecca'nın sesini duyunca bir şaka olduğunu sanmıştı, ama onu karşısında kanlı canlı görünce dili tutuldu. "Çok... Çok çabuk ge-geldiniz?"
   "Billy sağolsun..." dedi Rebecca. Eliyle takdim eder gibi kibarca Billy'yi işaret etti. "Aracı Formula 1 pilotu gibi sürdüğü için birazcık öyle oldu."
   "Her zaman ki halim..." dedi Billy. Araçtan indikten sonra yavaşça kapıyı kapattı. Ambulansa yaslanırken, arka cebinden bir sigara paketi çıkarttı. İçinden bir tane alıp ağzına götürdükten sonra, diğer cebinden çıkarttığı çakmağı ile ucunu yaktı. Bir nefes aldıktan sonra dumanını üflerken, Orçun'a doğru baktı. "Söz konusu insan yaşamı olduktan sonra, gerekirse ters şeritten bile giderim."
   "Vay canına..." dedi Orçun. Şaşkın bir yüz ifadesiyle Billy'ye bakıyordu. "Etkilendim. Göründüğünden daha vahşi ve gizemlisin."
   "Bunu bir iltifat olarak mı almalıyım?"
   "Nasıl istersen..."
   "Bu arada..." diyerek araya girdi Rebecca. "Arkadaşını bir an evvel hastaneye götürmek için yola çıksak da, bu konuşmaya yolda devam etsek?"
   "Mantıklı..." dedi Billy. Levent'in yanına doğru yürüdü. Şöyle bir yüzüne baktı. Kalkıp, ambulansa doğru yürüdü. Arka kapılarını açtıktan sonra Orçun'a seslendi: "Bir işe yara da, bana yardım et."
   "Daha nazik olamaz mısın?" dedi Orçun. "Daha yeni tanıştık...? Daha doğrusu karşılaştık."
   "Ne diyorsam, onu yap."
   "Pekala..." dedi Orçun. Billy'nin yanına gitti.
   Birlikte sedyeyi ambulanstan çıkarttılar. Yere koyduktan sonra sürükleyerek Levent'in yanına kadar getirdiler. Billy, Levent'in omuzlarından, Orçun da ayak bileklerin tuttu. Dikkatlice sedyeye yatırdıktan sonra aynı dikkati göstererek ambulansa taşıdılar. Billy, direksiyona doğru giderken, Orçun da Levent'in yanına geçerek kapıları kapattı. Rebecca ise çoktan ambulansta yerini almıştı.
   Billy, kontağı çevirip ambulansı çalıştırdı. Bir yandan debriyaja basarak el frenini indirdikten sonra, ayağını yavaşça debriyajdan çekip, gaza bastı ve yola çıktılar.

   Yüksek hızla seyir halinde giderlerken, Raccoon-Arklay hattından Army sokağına sapacaklardı ki, sokağın ağzına kadar zombile dolu olmasından dolayı Billy, direksiyonu can havliyle Raccoon-Arklay hattına geri çevirmek zorunda kaldı. Savrulan araç, asfalt üzerinde kısa süreliğine sürüklendi.
   "Billy dikkat et!"
   "Dikkat etmeye çalışyorum." dedi Billy. Direksiyonun bir anda kontrol dışı kalması üzerine, araç, kenardaki bariyerlere doğru yöneldi. Tekrardan kontrolü sağlamaya çalışıyordu ki Billy, aracın sol ön tarafından bir ses geldi. Sesi, orta şiddetli bir sarsıntı takip etti ve tekrar bariyerlere doğru yöneldiler. Kısa süreli bir sürtünmeden sonra, aracın sol ön tarafı, hafiften yükselir gibi oldu.
   "Billy!?"
   "Lanet olsun, kontrolü sağlamaya çalışıyorum!" dedi Billy. Bariyerlerin üzerine çıkarak tamamıyla kontrol dışında kalan aracın ön camından nereye gittiklerine bakacaktı ki, karşılarına çıkan elektrik direğini son anda gördü. Ambulans son hızla elektrik direğine çarptı. Şiddetli bir sarsıntı ile arka tekerleklerinin üzerinde savruldu. Sağ ön tekerinin bariyeri sıkıştırması sonucunda sol ön tekerinin bariyerden kurtuldu ve ambulans, geliş yönüne doğru döndü. Bu sırada,  araç yerden kesildi ve havada bir süre uçtuktan sonra yan yatarak asfaltın üzerine düştü ve sürüklenmeye başladı. Yaklaşık elli metre sürüklenen araç, yıkılmış olan Raccoon-Arklay köprüsünün ucuna doğru ancak durabildi.

   Kazadan kısa bir süre sonra kendisine gelen Orçun, bir anlık korku ile irkildi, ama sonrasında neden korktuğuna bir anlam veremedi. Gülmekle gülmemek arasında kararsız kalırken, durup, şöyle bir etrafına baktı. Yüz üstü yatan Levent'i gördü. "Sanırım neden korktuğumu anladım." dedi. Levent'in yanına doğru gidip, onu kendisine doğru çevirdi. Alnında ve kollarında ufak sıyrıklar vardı. Ucuz atlattıklarını düşündüğü sırada, Levent'in sol koluna saplanmış olan camı gördü. Hazır baygın olmasından istifade ederek camı yavaş ve dikkatlice çıkarttı. Rebecca'nın bu konularda kendisinden daha deneyimli olduğunu bilen Orçun, yarayı kısa süreliğine korumak için yanıbaşında duran sargı beziyle Levent'in kolunu sardı. "Bu seni kısa süreliğine de olsa idare eder."
   Sağına soluna dikkat ederek araçtan çıkan Orçun, Levent'i de çıkarttı. Ön tarafa doğru gidip, Rebecca ve Billy'ye bakacaktı ki, Billy'nin araçtan çıktığını, Rebeccayı da çıkartmakta olduğunu gördü. "Ne oldu Billy?" diye sordu. "Kazaya neden olan şey neydi?"
   "Şu lanet olası Army sokağı ağzına kadar zombi doluydu. Aralarına dalmak hiç de akıl kârı değildi." dedi Billy. Öksürdükten sonra lafına devam etmeye çalıştı. "Direksiyonu kırıp, alternatif yol çizeyim dedim, ama bu lanet olası araç 'sen kim oluyorsun da alternatif yol çizmeye kalkışıyorsun' der gibi kontrolümden çıktı.  Kontrolü tekrardan sağlamaya çalışayım dedim. Bu sefer de sol ön tekerlek patladı galiba. Yani kısacası, ben masumum!"
   "Peki şimdi ne yapacağız?" diye sordu Rebecca. "Hastaneye gitmemiz lazım."
   "Şu Mina sokağına girelim." dedi Billy. Eliyle o tarafı işaret ederek. "Birinci değil de, ikinci sağdan saparsak, tam hastanenin karşısına çıkarız. Oradan seri hareket ederek sanırım ulaşabiliriz. Arkadaşını ben taşırım."
   Rebecca, Orçun ve Billy, Levent'i de yanlarına alarak, Mina sokağı ile Kimm sokağının kesiştiği yerden sağa saptılar. Army sokağının dolduran zombilere dikkat ederek Raccoon Şehri Hastanesi'ne ulaşmayı zor da olsa başardılar.

   İçeri girdiklerinde, kapıyı arkalarından sıkıca kapattıklarına emin olduktan sonra, vakit kaybetmeden birinci kattaki Muayene Odası'na girdiler ve Levent'i sedyeye yatırdılar.
   Rebecca, ilk olarak Levent'in kolundaki sargıyı çözdü. "Bunu kim sardı?"
   "Arka tarafta benden başka kimse yoktu." diyerek cevap verdi Orçun. "Ben sardım."
   "Biraz sıkı olmuş, ama neyse ki fazla bir süre boyunca böyle kalmadı." dedi Rebecca. "Ayılması için bir süre beklemek zorundayız. Bu sürede de, ben şuradaki dolaptan ağrı kesici ve tentürdiyot bulmaya çalışayım."
   Levent'in yatmakta olduğu sedyenin yakınındaki dolabı araştıran Rebecca, ne var ki, ona gerekli olan bir şişe tentürdiyot, bir paket pamuk ve ağrı kesici haplardan bulabilmişti.


DWG22

  • Site Denetmeni
  • *
  • Çevrimdışı
  • İleti: 1134
    • Profili Görüntüle
    • YouTube
Ynt: MillAvriLewo ve Scream, Raccoon City'de 3
« Yanıtla #53 : 17 Şubat 2011, 02:33:28 »
Ölümüne usta :W Artık tüm parçalar yerine oturdu sanırım :) Buarada Billy ile aranızdaki husumet, ölümüne :W :H


Orcuncharted

  • Forever Emektarı
  • *
  • Çevrimdışı
  • İleti: 827
    • Profili Görüntüle
Ynt: MillAvriLewo ve Scream, Raccoon City'de 3
« Yanıtla #54 : 17 Şubat 2011, 02:51:26 »
Ölümüne usta :W Artık tüm parçalar yerine oturdu sanırım :) Buarada Billy ile aranızdaki husumet, ölümüne :W :H

Şimdi yavaş yavaş grubu toparlamam lazım :D O değil de, Saddler, Chris ve Keith ne zaman çıkacaklar ortaya acaba? :D :D


DWG22

  • Site Denetmeni
  • *
  • Çevrimdışı
  • İleti: 1134
    • Profili Görüntüle
    • YouTube
Ynt: MillAvriLewo ve Scream, Raccoon City'de 3
« Yanıtla #55 : 17 Şubat 2011, 02:53:32 »
Yani, bu Keith nasıl bir şeyse, hiçbir zaman gözükmedi usta :D Ara ara sen, Keith'ten bahsedince, "Len acaba Etlü Sülo, bu mu?" diye düşünmeden edemiyorum :D


Orcuncharted

  • Forever Emektarı
  • *
  • Çevrimdışı
  • İleti: 827
    • Profili Görüntüle
Ynt: MillAvriLewo ve Scream, Raccoon City'de 3
« Yanıtla #56 : 17 Şubat 2011, 03:18:23 »
Yani, bu Keith nasıl bir şeyse, hiçbir zaman gözükmedi usta :D Ara ara sen, Keith'ten bahsedince, "Len acaba Etlü Sülo, bu mu?" diye düşünmeden edemiyorum :D

Keith karakteri tam bir manik obsesiftir... Eğer Monk isimli diziyi biliyorsan, manik obsesiflik nasıl olur onu da bilirsin :D


LW

  • Site Kurucusu
  • *
  • Çevrimdışı
  • İleti: 560
    • Profili Görüntüle
Ynt: MillAvriLewo ve Scream, Raccoon City'de 3
« Yanıtla #57 : 17 Şubat 2011, 09:29:27 »
Pis herif beni yerden yere vuruyorsun bir ayılamadık gitti.:Süper süper.:D


ManGa_Ka

  • Eski Üye
  • *
  • Çevrimdışı
  • Default Avatar
  • İleti: 20
    • Profili Görüntüle
    • Youtube Adresim
Ynt: MillAvriLewo ve Scream, Raccoon City'de 3
« Yanıtla #58 : 17 Şubat 2011, 11:46:44 »
oha süper bir bölümdü :)


Orcuncharted

  • Forever Emektarı
  • *
  • Çevrimdışı
  • İleti: 827
    • Profili Görüntüle
Ynt: MillAvriLewo ve Scream, Raccoon City'de 3
« Yanıtla #59 : 17 Şubat 2011, 15:40:40 »
Pis herif beni yerden yere vuruyorsun bir ayılamadık gitti.:Süper süper.:D

Sende de ne bünye varmış arkadaş :D Koca ambulans devrildi, tık yok :D :D


oha süper bir bölümdü :)

8)