Gönderen Konu: RETürk'ten Resident Evil: Revelations 1 İncelemesi  (Okunma sayısı 83 defa)

DWG22

  • Site Denetmeni
  • Ölümüne Üye
  • *
  • İleti: 6289
    • Profili Görüntüle
    • YouTube
RETürk'ten Resident Evil: Revelations 1 İncelemesi
« : 13 Şubat 2012, 15:01:39 »

Resident Evil Revelations piyasaya sürüldü ve sürülür sürülmez de çoğunlukla eski Resident Evil hayranlarının ilgisini çekti. Ne de olsa Revelations, en başından itibaren bir hayatta kalma korkusu olacağını vadederek hangi kesime ekseriyet bakımından hitap edeceğini net bir şekilde belirtmişti. İşte oyunun çıkışıyla birlikte de hayranlar, bunun gerçek olup olmadığını merak ederek oyuna akın ettiler. Ben de o akıncılardan biriydim ve sizin, oyuna akın edip etmeme açısından herhangi bir şüpheniz varsa, belki genellikle senaryoyla ilgili bilgi vermekten çekineceğim bu inceleme yazısı size yardımcı olabilir.

Resident Evil Revelations'ın Sırlarını Nasıl Keşfedeceğiz


Oyunu takriben 12 saatlik bir oynanış deneyimiyle bitirdiğimi söylemekten mutluluk duyuyorum. Eski Resident Evil oyunlarının uzun ve gizemli oynanışını içinde barındıran yapım, tek konsola çıktığından dolayı bir yan oyun gibi dursa da ana oyun olarak muamele görmeyi her bitine kadar hak ediyor. Bahsi geçen bitiş saati, elbette herkese göre farklılık gösterebilir; ama oynadığım bu 12 saatin içinde bir dakika bile sıkıldığımı hatırlamıyorum. Revelations, oyuncuyu sürekli olarak oyunda tutmak için bazen aynı bazense farklı an ve yerlerde bir hikaye ilerleyişi sergiliyor. Bu dengeyi de benzersiz yeni bölüm sistemiyle çok iyi bir şekilde oyunculara sunuyor.

Peki bu sistem eski Resident Evil'a uygun mu? Cevabı: Hayır. Eğer bu düşünceyle bir eleştiri yapacaksanız oyunun amacını henüz anlayamamışsınız demektir. Oyunun amacı açıkça gizli ve tahmin edilemez olan Revelations (Keşifler)i açığa çıkarmak. Yapımcılar da bunu, gerek klasik Resident Evil'da olduğu gibi günlük ve belgelerle; gerekse de geçmiş zamana ve oyunun o anki zamanına dönüşlerin bulunduğu bölümlerle çok pürüzsüz bir şekilde yerine getirmişler. Kuşkusuz bu sistem, aynı zamanda oyuncunun merakını canlı tutarak oyuncuyu, oyundan kopartmamayı da başarıyor.

Tam bir olayın sonucunu beklediğiniz sırada bölümün bitmesi ve yeni bölümde de kaldığınız yerden devam etmeyi beklerken başka bir alana geçiş yapılması, sizi ateşliyor. Böylece bir an önce kaldığınız yere dönmek için oyunu oynamayı sürdürürken bir de bakmışsınız, farklı bir mekan veya zaman diliminde oynadığınız bu bölümün de sonucunu merak etmeye başlamışsınız. Kısacası her bölüm başında çıkan "Resident Evil Revelations'ın Öncesinde" özetleme fragmanlarıyla birlikte bu bölüm sistemi, sanki sizi bir dizideymiş gibi hissettiriyor. Ayrıca klasik bir oyuncu olarak bu sistemi çok beğendiğimi de açıkça söylemeliyim. Özellikle kurguya çok iyi yedirilmiş.

Bu sistemi, belki Wii için çıkan Chronicles oyunlarıyla kıyaslayabilirsiniz; ama oyunu elinize alıp oynamadıkça bu bölüm sisteminin ne kadar farklı ve özgün olduğunu anlamanız mümkün değil.

Senaryonun Kurgusu ve Karakter Çözümlemeleri


Oyunun senaryosu, tam olarak eski RE severlerin beklediği tarzda. Hatta benim beklentilerimi bile aştı. Kendinizi, oyunun içeriğine dair töhmet edici bilgilerden koruyabilmişseniz, sizi harika bir senaryo bekliyor. Senaryo o denli iyi ki Resident Evil 5'i resmen gölgede bırakıyor maalesef. Maalesef diyorum; çünkü Revelations bu kadar iyiyken RE 5'in, zaman yönünden onun ilerisinde yer alması biraz garip geliyor insana. Yine de bu, hiçbir şekilde kötü bir şey değil ve oyuncu üzerinde de kötü bir etki bırakmıyor. Yalnızca garip geliyor işte, keşke Re 5'te böyle olsaymış dedirttiriyor size o kadar.

Oyunun yapımcıları, senaryo üzerinde çok fazla durduklarını ve bunun için ekip dışından harici yardım aldıklarını bile söylemişti. Tüm bunların kesin olarak doğurduğu sonuçsa olabildiğine net: Harikulade. Oyunun başından itibaren sizi neyin beklediğini bilememek ve kendinizi senaryoya kaptırırken, bir yandan beyninizin sürekli olarak durumu çözmek için çalışması sizi epey yoruyor. Yoruyor yormasına, ama bu yorgunluk sizi yıldırmaya yetmiyor. Oyunu bıraktığınızda bile o tatlı yorgunluk üstünüzdeyken, hâlâ daha senaryo aklınızın bir köşesinde evrimine devam ediyor.

Oyunda, belki de en çok beğendiğim şeylerden biri her karakterin, kendi ağırlığının olması. Hiçbir karakter, RE 5'teki gibi arkaplana atılmamış ve hikaye de zaten Jill'in etrafında döndüğü için ana karakter de arka plana atılamamış. Her karakterin kendine has bir ruh hâli ve davranışı var. Bu da, sizin karakterlere bağlanmanıza sebep oluyor şüphesiz. Yani 5. oyunda yoğun olarak pek yaşama şansınızın olmadığı bir şey.

Özellikle bu konuda Chris'in üstünde durmak istiyorum; çünkü Revelations'ın geçtiği zamanın ardından en büyük değişimi yaşayan karakter oydu. Chris, kesinlikle 5. oyundaki gibi bir intikamcı değil; aksine bu Chris, Code Veronica'da kontrol ettiğiniz Chris'e hem kişilik hem de aldığı kararlar yönünden daha fazla benziyor. Jill'e gelecek olursak, muhtemelen birçok hayranın onun hakkında şüphesi vardı; ancak merak etmeyin. Revelations'taki Jill, %100 alışık olduğumuz Jill'in ta kendisi.

Diğer karakterlerse çok farklı kişiliklere sahipler ve bu da, oyuna ayrı bir güzellik katmış. Örneğin Quint ve Keith'le oynadığım kadar hiçbir karakterden (mizahi açıdan) bu kadar keyif almamıştım. Altyazıları okurken ki zihnimdeki çeviri bile o espiritüelliğe göreydi. Yani anlayacağınız, senaryoda her karakterden ayrı bir tat, ayrı deneyim alma durumunuz var ve bu da, klasik Resident Evil zihniyetine tam uyuyor. Eğer daha önce Resident Evil'da bu tadı alamamışsanız saat kulesinde Carlos'la tekrar oynamanızı tavsiye ederim. O çileyi yaşadığınızda demek istediğimizi iyice anlayacaksınız.

Hazır mısın Parker?

Oyunda, senaryoyu oynarken co-op olmayacağı en başından açıklanmıştı. Bunun nedeni olarak da korkuyu sağlamak için bunun gerekli olduğuydu ve gerçekten de haklı bir nedendi. Oyun süresi boyunca belli başlı aralıklarla ortağınızla birlikte ve ortağınız olmadan ilerlemeniz gereken durumlar oluyor; ancak ortağınızla birlikte ilerlerken korkunun yok olduğunu da sanmayın, o korku aynı oranda devam ediyor. Ortağınızla birlikte ilerlemenizin tek artısı güven duygusu oluyor ve her ne kadar söylemesi kolay olsa da oyunda bu, büyük bir önem teşkil ediyor. Yalnız başınıza ilerlediğiniz vakitler, içiniz o kadar tekinsiz bir hisle dolup taşıyor ki zaten duyduğunuz korkuyu ikiye katlıyor. O zaman da ortağınızın değerini daha iyi bir anlıyorsunuz ve bu da, oyuncunun ana karakter dışındaki karakterlerle bağ kurmasına en üst safhada yardımcı oluyor. Hiç unutmam, bir cehennemin ortasındayken Parker'in yanımdaki kapıyı açarak "Jill, iyi misin?" dediği an sanki sevinçten ağlayacaktım; ki hayati tehlike hâlâ devam ediyordu.


Düşünecek olursanız ortaklarınızın işlevselliğinin bu kadar olmaması gerektiğini de anlarsınız. Oyuncunun, her yükü ortağına yüklememesi için yapay zekayı orta seviyede tutmuşlar. Bu sayede her yaratığın öldürülmesinde sizin de etkin rol oynamanızın gerekliliği sağlanmış. Elbette zor durumlarda size yardım ediyorlar, hatta bunla da kalmayıp kurtarabiliyorlar da ve bazı durumlar geliyor ki size yol dahi gösterebiliyorlar.

İlk başta ortağınızın ölmemesi size, eksi bir durum gibi gözükse de, emin olun en iyisi bu şekildeymiş. Siz, hayatta kalmak için zaten ecel terleri dökerken bir de ortağınızı düşünecek olsanız, kısmi delilik yaşayabilirdiniz.

Daha önce de dediğim gibi her karakterin kendine has etkileşimleri var ve tanıdık yüzler bir araya gelince, öncekilere oranla, kendilerine özel çok farklı bir bağı fark ediyorsunuz. Kaldı ki bunu, yalnızca siz değil başkaları da anlıyor. Bunları şu yüzden diyorum: ortaklarınız sadece yapay zeka değil; hepsinin belli bir konuşma şekilleri, hepsinin belli bir davranışları var. Ortağınız Parker iken, bir anda değişince sizin de ruh hâlinizde değişmeler oluyor. Her nasılsa daha önce Resident Evil oynamamış insanların yahut Resident Evil'i anlamadan oynayan insanlarda, sözü geçen bu ruh hâli değişiminin yaşanmaması çok normal olduğundan "Neden bu değişimi ben anlayamadım?" diye kendinize sormanızın gereği yok.

Silahı Elimize Aldık, Kaldırdık ve Ateş Ettik

Resident Evil'in kontrolleri bilindiği gibi 4. oyunla birlikte bir değişime gitmişti ve bir devrim niteliği taşıyan bu değişim, hâlâ Revelations'ta da devam ediyor. Açıkçası buna devam ediyor denmez, eski sistemin tamamen yerini almış durumda. Gene de şunun unutulmaması gerek ki şu zamanda, sabit kamera açılarının bulunduğu bir oyun, artık piyasada kendine yer edinemez. O yüzden Resident Evil Revelations için de, zamanın en uygun bakış açılı kontrol şemasının, Nintendo 3DS üzerinden tasarlanmış olduğunu bilin. Oyunda nişan sistemi için gerek birinci şahıs gerekse de omuz üstü üçüncü şahıs seçim imkânı bulunuyor ve bunu dilediğiniz zaman oyun esnasında ayarlara girerek değiştirebilirsiniz. Nişan sistemi dışındaysa ilerleyiş şekli (normal karakteri yürütürkenki kamera) üçüncü şahıs bakış açısına sahip.


Artık Resident Evil'in bilindik kamera şekli olarak görülen omuz üstü kontrol sistemi, çoğu kişinin tercihi olabilir; fakat korkuyu tam anlamıyla yaşayarak 3B derinliğini hissetmek ve atışlarınızın isabet oranını arttırmak istiyorsanız, birinci şahıs bakış açısını kullanmanız tavsiyemdir. Hiçbir engel olmadan doğrudan etraftaki nesneleri en iyi şekilde 3B olarak görmenin yolu budur. Görsellik dışında korkunun da böyle daha iyi olacağını söyledim; çünkü o anda doğrudan Revelations'ın yaratıkları Ooze'ler ile karşı karşıya gelecek ve önceden dışarıdan olayları gözlemleyen biriyken bir anda hikayedeki kahraman olacaksınız. Bunları söylememe rağmen omuz üstü nişan sistemiyle oyunu oynadığımı da belirteyim.

Her halükarda oyunda yadsınamayacak nitelikte bir korku mevcut ve yapımcılar da, genel kamera açısını korkuya çok güzel uydurmuşlar. Dar koridorlardan tutun geniş alanlara kadar üçüncü şahıs bakış açısının kör noktalarını kullanarak ortaya gözleri şaşırtan bir korku çıkartmışlar. Söz gelimi bir boss ile mücadele ederken havalandırmada kaybolup bir anda arkanızda belirdiğinde, etrafta başka bir Ooze varsa bunu anlamanız güç oluyor ve kendinizi tereddütte hissediyorsunuz. Klasik Resident Evil'la karşılaştıracak olursak, göremediğimiz bir koridordan Mr. X'in çıkışı gibi bir his.

Oyunun kontrolleri, oyuncuyu fazla zorlamaksızın 1-2 saatliğine alışılabilir düzeyde geliştirilmiş. Özellikle kaygan yüzeyli circle pad ile çok keskin ve rahat dönüşler yapabilmeye imkan sağlayan kontroller, aynı zamanda kolaylıkla da nişan almaya olanak veriyor. Bunun dışında silah düzeni, öncekilere kıyasla biraz değişiklik içeriyor. Üzerinizde taşıyabileceğiniz silah sınırı 3 olmakla beraber bomba ve bıçak gibi diğer yardımcı cephaneler konusunda çeşit bakımından bir sınırlama yok; ancak adet bakımından sınırlama var. Aynı şey üzerinizde taşıyabileceğiniz bitki sayısı için de geçerli. Bu da sizi her zaman dikkatli olamaya sevk ediyor.


Bu dediklerim sonrasında aklınıza takılan şey; muhtemelen "3 silah" sınırı olmalı. Aslında bu yabancı olduğumuz bir şey değil. Hiçbir Resident Evil oyununda, çoğunlukla 2 silahtan fazlasını çok nadir kullanmışızdır zaten; fakat bunun sınırlandırma olarak ileri sürülmesi, oyuncuyu telaşa düşürebiliyor. Lâkin telaşa lüzüm yok, yanınızda bulundurabileceğiniz silah sınırı 3 tane olsa da Resident Evil'in eski sandığına benzeyen Veltro'nun silah kutusunda fazla silahlarınızı saklayabilir, değiştirebilir ve geliştirebilirsiniz. Anlayacağınız üzere Re 4 ve Re 5'ten gelen silah satın alma bu oyunda yok. Bilakis silahları, eski usule göre buluyorsunuz. Silahlar için durum böyle olmasına rağmen sınırlamadan onlar da nasibini alıyor. Bitki sınırlamasının benzeri olarak silahlarınız için de oyun boyunca toplayabileceğiniz mühimmat sınırlı. Oyunun ilerleyen kısımlarında bu sınırı kademe kademe ortadan kaldırabilmenizse uygulamanın iyi tarafı.

Silah, cephane ve genesis tarayıcı gibi donanımların değiştirildiği tüm bu düzen ise, yalnızca circle pad altındaki kontrol tuşlarıyla sağlanıyor. Doğal olarak bu da teçhizat değiştirme konusunda sizi zorlayabilecek bir davranış. Bir kutuyu bıçakla parçalayacağım derken, farkında olmadan bir anda el bombası atmış olarak kendinizi bulabilirsiniz. Farklı bir seçenek olarak silah düzenini, gittiğiniz yolu ve teçhizat durumunu gösteren dokunmatik ekranla da ayarlamanız mümkün; fakat dokunmatik ekran, işinizi kontrol tuşlarına kıyasla uzatacaktır.


Kontroller konusunda başka merak edilen bir şeyse, şüphesiz kaçış hamleleri ve fiziksel hareketler. Her karakterin kendine has tek bir fiziksel hareketi bulunuyor ve bunu, düşman sersemledikte sonra uygulayabiliyorsunuz. Düşmanın sersemleme anını da kolayca anlayabiliyorsunuz. o anda yarı çömelir bir vaziyet alarak hareketsiz kalıyor. Kaçış hamleleri ise, RE 4 ve RE 5'in aksine ekranda çıkan tuş sistemiyle yapılmıyor. Bunun için de yapımcılar iki mantıklı yapmıştı zira. İlki ekranın zaten küçük olması sebebiyle, ekranda çıkacak tuşların görüntü kirliliği yapacak olması; ikincisi ise bir korku oyunu için saldırıdan kurtulup kurtulamama şüphesinin önemli bir etken olmasıydı ve gerçekten de öyle olduğunu söylemeliyim. Ekran iyice kanlanmış bir vaziyette köşeye sıkıştığınızda "Acaba bu saldırıdan kurtulabilecek miyim?" şüphesi, sizi her zamankinden daha fazla gererek farklı bir korku türüne neden oluyor. Eğer Resident Evil 3'te Nemesis'in saldırılarından kaçmaya alışıksanız buna da alışabilmeniz mümkün olabilir. Çünkü saldırıdan kaçış yöntemleri hemen hemen aynı. Yaratığın ağıs hasarada sebebiyet verecek bir saldırısıyla hızlı bir saldırısı arasındaki kaçış manevranızı iyi ayarlamanız gerekiyor. Ne yazık ki bu da her zaman mümkün olmuyor. En azından kaçış manevrasını yapmak için gerekli olan tuş kombinasyonunun fazla zor olmaması, nispeten iyi bir şey.

Ayrıcalıklı Özellik: Circle Pad Pro


Resident Evil Revelations'ı diğer oyunlardan ayıran en önemli özelliklerden biri, Nintendo 3DS'in üzerindeki circle pad dışında ayriyetten bir eklentiyle takılabilen ikinci bir circle pad idi. Öyle ki oyun, sırf bu özelliği barındırdığı için "Circle Pad Pro" adı altında bir paketle Avrupa'da piyasaya sürüldü. Circle Pad Pro'nun en önemli faydasıysa yürürken rahatça ateş edebilmeyi sağlamasıydı; ancak şunu söyleyebilirim ki bu özellik, daha çok yeni nesle hitap eden bir unsur olmuş. Yani bir Ooze karşısında geri geri yürürken ateş edeceğim diyorsanız, yanılıyorsunuz demektir; çünkü yaratıkların saldırı açıları değişkenlik gösteriyor ve siz farkına varamadan bir anda üzerinize koşturmaya başlayabiliyorlar ya da saldırılarını ileri atılmak için kullanabiliyorlar. Anlayacağınız yeni nesil bir oyuncu, Circle Pad Pro ile bu özelliği kullanabilir; fakat klasik oyuncular, her zaman yaptıkları gibi sırtlarını dayayabilecekleri bir duvara kadar geri çekilip, düşmanı güvenli bölgelerinden öldüreceklerdir. Oyunu tam deneyimle oynamak açısından Circle Pad Pro gerekli mi gereksiz mi bunun için kesin bir şey diyemem; fakat pek âlâ Circle Pad Pro olmadan da oyun, amacına hizmet ediyor.

Görev Çeşitliliği

Oyunda büyük bir yere sahip olan bir görev çeşitliliği de var. Artık yeni nesil konsollarının vazgeçilmezi olan bu başarı sistemi; gerek senaryo gerekse de RAID (HÜCUM) mod oynayışı sırasındaki başarılarınıza göre yeni silahlar, giysiler ve ekstra mod ile o modun bölümleri gibi pek çok işlevselliğin açılmasına delalet ediyor. Hâliyle oyuncuyu cezbeden bu görev çeşitliliğine ulaşmak için ilaveten bir şey yapmanıza da gerek yok. Hemen ana menüden ulaşıp durumunuzu kontrol edebileceğiniz "Missions (Görevler)"i ne zaman etkinleştirip etkinleştirmeyeceğiniz de size kalmış.

Görsellik Yanıltıcıdır; Korku ise Gerçek


Oyuna, demosunda olduğu gibi oynanış sırasında ağız hareket animasyonları bulunmadığından dolayı eksi puan vermeyi düşünüyordum; ancak sonradan anladım ki, bu mevzunun Resident Evil Revelations'la ilgisi yoktu. Capcom'un, taşınabilir konsollar için kendi oyun motoru MT Framework temelli geliştirdiği MT Frameword Mobile, bu tür detayları aşabilecek güçte bir oyun motoruydu. Asıl sorun Nintendo 3DS'in kapasitesinden kaynaklanıyordu. Oysaki oynanış sırasında sırf ağızlar oynamadığı için oyunun görsellerini kötü sanmayın. Revelations, hem grafik hem de oyun bilgisi bakımından kesinlikle 3DS'i sonuna kadar zorlayan bir yapıya sahip. Hatta harita değişimi sırasında "Yükleniyor" ekranı yerine kapıları ve asansörleri kullanırken, oyunda belli bir süre kasma meydana geldiğine bile şahit oldum. O sırada yalnızca kapının açılmasını beklediğinizden dolayı oynanışta hiçbir etkisi olmayan bu kasma, aslında başlı başına Resident Evil Revelations'ın mükemmel bir yapım olduğunun kanaati. Kawata'nın dediği gibi adamlar, Revelations'ı yaparken kendilerinden bir şey katmışlar.
    
Grafik, ses, oynanış ve hikaye konusu bakımından dört dörtlük bir oyun oynamayalı epey zaman geçmişti. Hele bu Resident Evil olunca bambaşka bir anlam ifade etti benim için. Yalnızca Resident Evil içerisinde değil genel olarak böylesinde bir oyun oynamamıştım. Bu kadar korktuğum bir oyun... En son Half Life 2'de bunu yaşamıştım sanırım.

Bu Oyuna Giren Tüm Umutlarını Geride Bıraksın


Resident Evil Revelations'ta eski serilerin korkusundan başka bir şey daha vardı. Oyun boyunca gerçekten hayatta kalmak için mücadele ettim; fakat bunun yanında psikolojik korku da oyunda önemli bir yer ediniyordu ve psikolojik korku diyince de akla ilk gelen isim Silent Hill olur. Çünkü bu işi, neredeyse rakipsiz en iyi başarmış olan oyundur Silent Hill. Buna rağmen Resident Evil Revelations, psikolojik korkuyu tam anlamıyla Resident Evil'in klasikliğiyle özümsetmeyi başarmış.

Aslında psikolojik korku, Resident Evil'in çok uzak olduğu bir şey de değil. Resident Evil 3'te, hepimiz Nemesisle bunu yaşamıştık; fakat Revelations'ta bu denli fazla olmasını ve olsa bile bu kadar başarılı işlenebileceğini hiç düşünmemiştim. Olay yalnızca bir kapıdan geçmenize bakıyor ve o kapıdan geçtiğinizde de tüm umutlarınızı geride bırakmanız gerekiyor. Artık kapıdan geçtikten sonra tek düşünmeniz gereken "nasıl hayatta kalacağım?" olmalıdır.

Bahsettiğim psikolojik korkuyu oluşturan unsursa bosslar oluyor. İlk karşılaştığım boss için aklıma, Wesker'in farklı denekler üzerindeki yorumu geldi. Wesker, bu konuda öylesine şeyler yazmıştı ki, mutasyon evresinin o zorlu sürecine bir anlam katıyordu resmen. Wesker'a göre bazı kimseler mutasyonlarında; geçmişlerindeki yahut mutasyona uğramadan önceki anların izlerini taşırlardı ve bu da onları, normal mutasyona uğramış olanlardan daha amansız yapardı. RE Revelations'taki bosslarda da aynen bu düşüncenin geçerli olduğunu düşünüyorum.

Birkaç Öneri...

Size fazla töhmet unsuru içermeyen birkaç öneri yapmanın da boynumun borcu olduğunu düşünüyorum. Ben biraz Allah'ın yardımıyla hallettim bunları; fakat tam tersi de olabilirdi.

Öncelikle karşınıza gemideki her şeyden çok korktuğunuz bir şey çıkarsa, en kısa zamanda onu bertaraf edin. Yoksa bu korkunuz hemen bir sonraki kapının ardından Nemesivari bir şekilde sizi bekliyor olabilir. Elbette ilk karşılaşmada bunu yapmanız mümkün olmayabilir; çünkü etrafta başka yaratıklar da olacaktır. O yüzden farklı bir strateji uygulamanız gerekebilir. Kişisel olarak Resident Evil Code: Veronica, bana hayatta kalmak için bazen kaçmak gerektiğini öğretti; Resident Evil 3 ise, hayatta kalmak için bazen savaşmak gerektiğini öğretti. Bu yüzden ben, ilk önce kaçıp uygun anda savaşmayı yeğledim. İşte bu da Resident Evil'in öğrettiklerindendir.

İkinci olarak oyun esnasında tesadüf eseri bulabileceğiniz bir roketatarı, kesinlikle öleceğinizden emin olduğunuz bir an gelse bile kullanmayın. Revelations, aynı eski serilerde olduğu gibi sizden, silahları büyük bir titizlik ve ehemmiyet içerisinde ilerisini düşünerek kullanmanızı istiyor. Aksi takdirde RE Code Veronica X'te, uçakta mücadele etmeniz gereken Tyrant'taki silah dengesizliği yüzünden oyuna, sıfırdan başlamanız gerekebilir.

Üçüncü olarak silah geliştirmelerini bilinçli yapın. Yeni bir geliştirme paketi çıktığı zaman her seferinde kendinize göre en uygun olan geliştirme dağılımını yapın.

Dördüncü olarak sahiden korkmak ve ortamın içine girmek istiyorsanız oyunu kulaklıkla oynayın. Bu sayede kendinizi daha adapte olmuş hissedebilirsiniz; ancak bunun, oynanış sırasında çevrenizdekilere karşı tepkisizlik gibi bir yan etkisi olabilir.

Ve son olarak senaryonun size gösterdiği yolun dışına çıkmayın. Eğer senaryodaki bir günlükten edindiğiniz bilgiye göre gitmeniz gereken bir yer varsa oraya gidin. "Hayır, ben istediğim yere gideceğim" diyorsanız oyun, hiç tahmin edemeyeceğiniz kadar acımasızlaşır.

Saf Korku Oyunu Resident Evil REVELATIONS


Artık sona gelirken şunu rahatlıkla ben de söyleyebilirim: Resident Evil Revelations saf bir korku oyunudur. Bunun karşıtı bir iddiada bulunan kimseleri, hiçbir zaman anlayamacağım. Daha doğrusu anlama teşebbbüsünde bile bulunmayacağım. Oyun, doğrudan doğruya eski bir Resident Evil olmayabilir belki; fakat eskiye ait aradığınız şeylerin özlemini, bu oyunla çok rahat bir şekilde giderebilirsiniz. Hani bazı şeyler geri alınabilir ve bazıları da alınamaz ya, işte Revelations alınması mümkün olanları gerçekten almış ve alınamayacakları yerini de uygun bir ıslahatla doldurmuş.

Resident Evil Revelations benim görebildiğim kadarıyla, son birkaç yıl içindeki oynanması gereken en önemli oyunlardan biri. Öyle bir oyun ki her zaman oynayamayacağınız türden. Demek istediğim sıradan bir oyunda olduğu gibi sonunu getirip 5 dakika sonra tekrar başlayabileceğiniz bir oyun değil Revelations... Revelations, öncelikle oyunu bitirdikten sonra sinirmeniz gereken bir oyun ve daha sonra özleyerek tekrar tutkuyla uynuyabileceğiniz bir oyun. Belki bir Resident Evil olarak hayatta kalma korkusu adına yapılmış son oyundu bu, kim bilir?

Eğer benden son bir tavsiye daha almak istiyorsanız Dante'nin İlahi Komedya adlı eserini almanızı öneririrm. Oyunu oynama fırsatını bulduğunuz vakit, yanınıza bu kitabı da yerleştirin. Sanki Nintendo 3DS'in bir aparataymış gibi elinizin altında olsun. Emin olun, oyunun senaryosundaki derin kurguyu çok daha iyi anlamanıza yardımcı olacaktır.
« Son Düzenleme: 13 Şubat 2012, 21:21:17 Gönderen: DWG22 »

leon scott kenedy

  • Site Yöneticisi
  • Ölümüne Üye
  • *
  • Default Avatar
  • İleti: 2562
    • Profili Görüntüle
Ynt: RETürk'ten Resident Evil: Revelations 1 İncelemesi
« Yanıtla #1 : 13 Şubat 2012, 15:44:05 »
Ellerine sağlık hacı çok güzel anlatmışsın.

DWG22

  • Site Denetmeni
  • Ölümüne Üye
  • *
  • İleti: 6289
    • Profili Görüntüle
    • YouTube
Ynt: RETürk'ten Resident Evil: Revelations 1 İncelemesi
« Yanıtla #2 : 13 Şubat 2012, 15:51:12 »
Sağolasın hacı :W Şöyle veya böyle olsun dedim işte. Başka anlatılacak şeyler de vardı, ama fazla detaya girmek de istemedim ;D

doppelganger

  • S.T.A.R.S. Memuru
  • Usta Üye
  • *
  • Default Avatar
  • İleti: 669
    • Profili Görüntüle
Ynt: RETürk'ten Resident Evil: Revelations 1 İncelemesi
« Yanıtla #3 : 13 Şubat 2012, 15:54:34 »
Eline sağlık Bilal, müthiş bir yazı olmuş. :W

Jill_61

  • Olmuş Üye
  • *
  • Default Avatar
  • İleti: 248
    • Profili Görüntüle
Ynt: RETürk'ten Resident Evil: Revelations 1 İncelemesi
« Yanıtla #4 : 13 Şubat 2012, 16:08:53 »
bayağı uzunmuş ama okucam :D

DWG22

  • Site Denetmeni
  • Ölümüne Üye
  • *
  • İleti: 6289
    • Profili Görüntüle
    • YouTube
Ynt: RETürk'ten Resident Evil: Revelations 1 İncelemesi
« Yanıtla #5 : 13 Şubat 2012, 16:16:59 »
Eline sağlık Bilal, müthiş bir yazı olmuş. :W

Sağolasın Soner :W

bayağı uzunmuş ama okucam :D


Sorma, ben de bunu 3 kez okumak zorunda kaldım :H

Albert Wesker

  • Forever Emektarı
  • Ölümüne Üye
  • *
  • Default Avatar
  • İleti: 2245
    • Profili Görüntüle
Ynt: RETürk'ten Resident Evil: Revelations 1 İncelemesi
« Yanıtla #6 : 13 Şubat 2012, 17:17:59 »
Okudum Bilal, emeğine sağlık ve paylaşım için teşekkürler. Oyunu töhmete sebebiyet vermeden özet geçmişsin. Odamızın anlamlı bir şekilde zenginleşmesi adına da iyi bir başlık olduğunu belirtmeliyim.

Orcuncharted

  • Forever Emektarı
  • Ölümüne Üye
  • *
  • Default Avatar
  • İleti: 1815
    • Profili Görüntüle
Ynt: RETürk'ten Resident Evil: Revelations 1 İncelemesi
« Yanıtla #7 : 13 Şubat 2012, 20:00:42 »
Ellerine, kollarına ve inceleme yazına kattığın ruhuna sağlık! :W Son zamanlarda okuduğum en doyurucu inceleme yazısıydı. İçimdeki 'Resident Evil: Revelations oynama' isteği demo deneyiminden sonra gelen bu yazı ile en üst seviyeyi zorluyor. Hani bir 3DS aldım, alacağım, o derece :H
« Son Düzenleme: 13 Şubat 2012, 20:03:22 Gönderen: ScR »

DWG22

  • Site Denetmeni
  • Ölümüne Üye
  • *
  • İleti: 6289
    • Profili Görüntüle
    • YouTube
Ynt: RETürk'ten Resident Evil: Revelations 1 İncelemesi
« Yanıtla #8 : 13 Şubat 2012, 21:22:58 »
Okudum Bilal, emeğine sağlık ve paylaşım için teşekkürler. Oyunu töhmete sebebiyet vermeden özet geçmişsin. Odamızın anlamlı bir şekilde zenginleşmesi adına da iyi bir başlık olduğunu belirtmeliyim.

Teşekkür ederim Alper abi :W

Ellerine, kollarına ve inceleme yazına kattığın ruhuna sağlık! :W Son zamanlarda okuduğum en doyurucu inceleme yazısıydı. İçimdeki 'Resident Evil: Revelations oynama' isteği demo deneyiminden sonra gelen bu yazı ile en üst seviyeyi zorluyor. Hani bir 3DS aldım, alacağım, o derece :H

Ölümüne usta :W Ceren abla halleder o mevzuyu. Hatta Revelations aldığında o oynamadan direkt sana göndermesini sağla :H

Orcuncharted

  • Forever Emektarı
  • Ölümüne Üye
  • *
  • Default Avatar
  • İleti: 1815
    • Profili Görüntüle
Ynt: RETürk'ten Resident Evil: Revelations 1 İncelemesi
« Yanıtla #9 : 13 Şubat 2012, 22:37:04 »
Her türlü girişimde bulunacağım :H

HammerHead

  • Site Yöneticisi
  • Ölümüne Üye
  • *
  • Default Avatar
  • İleti: 2659
    • Profili Görüntüle
Ynt: RETürk'ten Resident Evil: Revelations 1 İncelemesi
« Yanıtla #10 : 14 Şubat 2012, 12:37:27 »
Eline sağlık hocam, çok güzel yazmışsın. Yazdıklarına göre Capcom, "eski RE fanlarını" mutlu edecek bir RE oyunu yapmayı başarmış. İlk videosunda göremesekte, umarım RE6 da Revelations gibi eski fanları mutlu edecek türden bir oyun olur.
« Son Düzenleme: 14 Şubat 2012, 12:38:51 Gönderen: HammerHead »

DWG22

  • Site Denetmeni
  • Ölümüne Üye
  • *
  • İleti: 6289
    • Profili Görüntüle
    • YouTube
Ynt: RETürk'ten Resident Evil: Revelations 1 İncelemesi
« Yanıtla #11 : 14 Şubat 2012, 12:57:44 »
Sağolasın hocam, inşallah Re 6 da dediğin gibi olur.

Turambar

  • Yeni Üye
  • *
  • Default Avatar
  • İleti: 46
    • Profili Görüntüle
Ynt: RETürk'ten Resident Evil: Revelations 1 İncelemesi
« Yanıtla #12 : 27 Şubat 2012, 11:59:20 »
Harika bir yazı, efsane bir oyun ve uzaktan seyreden ben... Sembolist öğeler, psikolojik korku, ses, görüntü kurgu vs. İlahi Komedya diyorsun hocam ya daha ne diyeyim ki :D

Sanırım dediğinden şunu anlamalıyım. Sembolik olarak, önce gemiye girmemiz cehennemin Limbo'suna geçiş ardından eylemlerimizle ya daha derin katlarına ya da arş-ı âla ya doğru yükseliyoruz :)

DWG22

  • Site Denetmeni
  • Ölümüne Üye
  • *
  • İleti: 6289
    • Profili Görüntüle
    • YouTube
Ynt: RETürk'ten Resident Evil: Revelations 1 İncelemesi
« Yanıtla #13 : 27 Şubat 2012, 12:54:22 »
Hepsi doğru, ancak bir yerde yorum farkımı belirtmek istiyorum :D Tecrübe ettiğim kadarıyla "arş-ı âla"ya tırmanıyoruz ;D Eh her hâlükarda üstüne varıyoruz sonuçta :D
« Son Düzenleme: 27 Şubat 2012, 12:55:20 Gönderen: DWG22 »

Turambar

  • Yeni Üye
  • *
  • Default Avatar
  • İleti: 46
    • Profili Görüntüle
Ynt: RETürk'ten Resident Evil: Revelations 1 İncelemesi
« Yanıtla #14 : 27 Şubat 2012, 21:35:05 »
Benim yorum biraz ilahi kalmış o noktada :D Bunu beşeri faktöre çevirirsen pekâla çabayla tırmanırsın. Hakkını veriyorum :D