Forever Ziyaretçi Nihai Biyo-Organik Silah Evriliş Diriliş Çöküş Kuruluş Başlangıç
Bizler İnkâr Edilemeyiz! -Forever Ekibi
  • 123
  • 3

HammerHead

  • Site Yöneticisi
  • *
  • Çevrimdışı
  • İleti: 2658
    • Profili Görüntüle
Arka Raftakiler: NightCry
« : 30 Eylül 2020, 20:19:21 »


Bu bir Kickstarter destekçisi olduğum oyunun, beni hayal kırıklığına uğratışının hikayesidir.

Eğer bu sitenin uzun süreli takipçilerinden ve/veya beni az-çok tanıyan biriyseniz, "Clock Tower" oyunlarını sevdiğimi muhtemelen biliyorsunuzdur. Serinin bütün oyunlarını mevcut bütün sonların ile bitiren biri olan ben, 2016 yılında ilk Clock Tower'ı geliştiren ekibin, "NightCry" isimli bir oyunu duyurduklarında ve Kickstarter kampanyası başlattıklarında heyecanıma dayanamadım ve oyuna destek verdim. Belirlediği limiti anca son haftasında geçmeye başaran NightCry, çıktığında ise oyundan pek fazla beklentim olmadığı hâlde beni hayal kırıklığına uğratmayı başardı. Bugünkü yazımda da NightCry'a genel bir bakış atıyor ve beni hayal kırıklığına uğratan yönlerine değiniyorum.

Hikayemiz, 18 Ağustos 2016'da lüks bir yolcu gemisi olan Oceanus'ta başlıyor. Arkadaşları ile gemideki partide eğlenen Monica, yolculuğun keyfini sürdüğü sırada oyunun ana katili olan ScissorWalker'ın saldırısına uğruyor ve çok geçmeden bütün gemi kabusu yaşamaya başlıyor. Hikayemiz sıradan bir şekilde başlıyor ki bu pek kötü değil, sonuçta hikaye bir şekilde başlamak zorunda. Asıl sorun hikayenin ilerleyişi. Kısa bölümler halinde ilerleyen oyun, her bölüm bitiminde farklı bir karaktere geçiyor ve bu durum oyuncunun hikayeye odaklanmasını zorlaştırıyor. Tam Monica ile ilerlemeye, olayları çözmeye başlayacağınız sırada bölüm bitiyor ve farklı bir karakter geçip hikayeyi bölüyor. İkinci karakter ile de biraz oynadıktan sonra ise benzer olay tekrar yaşanıyor. Hikayeyi olumsuz etkileyen bir diğer unsur ise korku öğelerinin rastgele ve ana hikayeden biraz kopuk gerçekleşiyor olması. Oyun sırasınca karşılaşacağınız yaşlı kadın ve küçük kız zaman zaman oyuncuya belirerek, oyuncuları korkutmaya çalışıyor ancak hem başarılı olmadığı gibi hem de hikaye ile pek alakasız durmuş. (Bu anlar ile karşılaştığınızda genelde "Bu neydi şimdi?" diyorsunuz.)

Gelelim grafiklere. Oyunun, ilk oyun içi görseli yayınlandığından beri bu alanda büyük beklentiye girmedim. İlk olarak mobil platformlar (Android, iOS) için duyurulan NightCry, haliyle mobil cihazların kaldırabileceği bir oyun olarak geliştirilmeye başlandı ve daha sonrasında grafiklere eklentiler/geliştirmeler yapılarak "Telefon oyunun çözünürlüğü arttırılmış hali" görünümüne kavuştu. Başka bir deyiş ile NightCry; oynadığı oyunda gerçekçi grafikler, hoş efektler görmek isteyen oyuncuların hoşlanacağı türden grafikler sunmuyor.

Müzikler için kısaca bahsetmek gerekirse, oyun atmosferine gayet uygun olduğunu söylemek mümkün. Genel olarak oyuncuyu kendisi ile baş başa bırakan yapım, sadece önemli anlarda (kovalama anları gibi) müzik çalıyor. Bana şimdi "O zaman bu oyunda az müzik var ve bu kötü" diyebilirsiniz, ancak Outlast'tan öğrendiğim bir şey varsa o da korku oyunlarının her zaman müziğe ihtiyaçlarının olmadığı ve müziğin sadece gerilimi artırmak için kullanılması gerektiğidir. Yani sessizlik kimi zaman daha korkunç olabiliyor.

Seslendirmelere geldiğimiz de ise durum pek iç açıcı değil. Bütün konuşmaların seslendirilmediği yapımda karakterler kimi zaman bulundukları duruma uygun/tedirgin ses tonları ile konuşurlarken, kimi zaman da hissiz/yavaş sanki düz yazı metni okur gibi iş çıkartmışlar.

Hikaye, grafik ve ses üçlüsünden bahsettikten sonra oynanışa bir bakalım. Eski Clock Tower oyunlarındaki gibi NightCry'da da karakterimizi mouse ile (point&click) yönlendiriyoruz. Bu kontrol yöntemi oyuna "nostalji" havası katsa da yeni olumsuzlukları beraberinde getirmiş. Bu olumsuzluklara şimdi oynanış modlarından bahsederken değineceğim.

1- Araştırma modu: Bu modta oyun alanını dilediğiniz gibi araştırabilir, istediğiniz kadar koşturabilirsiniz. Kamera ise girdiğiniz odalarda, sabit durarak size geniş (yada en azından yeteri kadar) görüş alanı sağlıyor. Bu modta yaşayacağınız en büyük sorun kameranın büyük odalarda sizinle beraber hareket ederek, zaman zaman karakterinizin istemediğiniz yönlere gitmesine sebep olması. Eski Clock Tower oyunlarında kamera hareketleri sınırlı olduğu ve mouse'un belirli yerlerde otomatik durması sayesinde bu sorunu yaşamıyorduk. Ancak NightCry'ı oynadığınız süre boyunca karakteriniz zaman zaman duvarlara ve masaların üzerine yürüyor.

2- Kaçma modu: Katil peşinize düştüğü sırada otomatik olarak bu moda geçersiniz. Arkadan görünüm (TPS) kamerası ile önünüzü daha net görmenize olanak sağlayan bu modta uzun süre koşmak karakterinizin yorulup, yere düşmesine ve kolay hedef olmasına sebep olur. Kaçma modunda yaşayacağınız iki farklı sorun mevcut. Bunlarda ilk kaçma sırasında karakteri verimli bir şekilde 180 derece (arkaya) dönemiyor, bu basit işlem için uzun çabalar harcıyorsunuz. Bir diğer sorun ise bu modta anahtarları kullanamıyor olmanız. Eğer kilitli bir kapıyı açmaya gittiğiniz sırada katil peşinize takılırsa, kapıyı açmadan önce katilden kurtulmanız gerekiyor. Eski Clock Tower oyunlarında katil peşinizde olsa bile kilitli kapıları açıp yolumuza devam edebiliyorken, 2016 yılında çıkan NightCry'ın oyuncuları bu şekilde sınırlaması biraz düşündürücü.

Şimdi oyundan en çok soğumama sebep olan unsura gelelim. Her korku oyununda olduğu gibi NightCry, incelenebilir birçok obje barındırıyor. Bu objelerin bazıları oyunda ilerlememiz için önemliyken geri kalanı ise sıradan, hikaye ile hiçbir bağlantısı olmayan objeler. Oyunun çoğu bölümünde ilerlemek için önemli objeleri birkaç kez ve doğru sıra ile incelememiz gerekiyor. "A" objesini üç defa art arda incele, ardından başka bir odada yer alan "B" objesini inceleyip tekrar "A" objesine dön ve "C" anahtarını kullan türündeki oynanış, bütün oyun boyunca kendisini tekrar ediyor ve bu işlemler sırasında oyun size hiçbir ipucu vermediği gibi o sırada katil ile karşılaşır veya kazayla yanlış objeyi incelerseniz, bütün bu işleme baştan başlamanız gerekebiliyor.

Oyun boyunca yaşayacağınız bir diğer sıkıntı ise hikayedeki bazı önemli olayların rastgele gerçekleşiyor olması. Bunu hemen oyunun ilk bölümünden bir örnek vererek açıklayayım. Oyunun ilk bölümünde üst kata çıkmanız için bir asansörü onarmanız gerekiyor, çevrede gezinirken bir cesedin üzerinden cep telefonu alıyorsunuz. Bir süre sonra aldığınız cep telefonu çalıyor ve arayan kişi size telefonun asıl sahibinin bir teknisyen olduğunu asansörü onarmak için gerekli olan eşyaların, adamın valizinde bulabileceğinizi söylüyor. Bu görüşme, bölümün ortalarında rastgele bir zamanda oluyor ve siz, valizi görüşmeden önce bulsanız hatta valizi açmak için yapmanız gerekeni bilseniz bile bile görüşme gerçekleşmediği sürece o valizi açamıyorsunuz.

Bütün bu oyun içi olumsuzlukların yanına bir de ara sıra gerçekleşen, oyun çökmeleri ve ara sahnelerin otomatik olarak atlanması gibi bazı teknik sıkıntıları da belirtmeden geçmeyelim. Yayınlanan son güncellemeler ile birlikte bu sorunlar çoğu giderilmiş olunsa da yine de ender durumlarda başınıza gelebiliyorlar.

Bu kadar olumsuzluktan sonra sıra oyunun olumlu bir yönünden bahsetmeye geldi. Clock Tower oyunlarında olduğu gibi NightCry, çoklu son barındırıyor. Oyundaki ilerlemenize göre hikayenin gidişatı ve göreceğiniz son değişiyor. Clock Tower oyunlarında bir bölümde yaptığınız bir hatayı düzeltmek için bütün oyunu baştan oynamanız ve nerede hata yaptığınızı bulmanız gerekirken NightCry, hem ufak bir ipucu vererek ("X eşyasını buldun mu?" gibi sorular sorarak) hem de bitirdiğiniz bölümleri tekrar oynamanıza imkan sunarak yükünüzü kısmen hafifletiyor.

İncelemeyi bitirmeden önce belirtmek istediğim bir nokta daha var. NightCry'da, "ESC" tuşuna basarak oyun menüsünü açıyorsunuz, ancak bu menü oyunu durdurmuyor. Eğer oyunu durdurmak isterseniz "P" tuşuna basmanız gerekiyor ve "P" tuşu oyunu her yerde durduruyor. Ara sahneler, yükleme ve kayıt ekranları, hatta oyunun ana menüsünü bile durdurabilirsiniz.

Uzun lafın kısası NightCry'ı korku oyunlarını ve özellikle eski Clock Tower oyunlarını çok seven oyunculara, sadece indirim zamanında öneriyorum.
« Son Düzenleme: 30 Eylül 2020, 20:35:28 Gönderen: HammerHead »


Orcuncharted

  • Forever Emektarı
  • *
  • Çevrimdışı
  • İleti: 1827
    • Profili Görüntüle
Ynt: Arka Raftakiler: NightCry
« Yanıtla #1 : 06 Ekim 2020, 23:45:19 »
Ellerine ve emeğine sağlık, hoçkar :W Açık konuşmak gerekirse, daha oyunun incelemesini okurken oyundan soğudum... Özellikle de şu objeleri belirli bir sırada inceleme kısmı cidden insanı kanser edecek kadar varmış. Tahminimce çoğu kişi bunu fark edince oyunu bitirmeden bir kenara atmıştır. Ben de sabırlı bir insanımdır ama geliştiricilerin oyuncuları bu şekilde zorlamalarını anlamsız buldum.

Bir de şu valiz ile ilgili olan şey de canımı sıktı. Gerçi bu günümüzdeki bazı oyunlarda da bulunuyor. Neye dayanarak yapıldığını anlayamadım. Yani "Her şeyi kafanıza göre yapmayın, her şey sırayla." mesajı mı vermeye çalışıyorlar nedir? :D

Oyunu bitirme sabrını gösterdiğin için seni ölümüne Forever'lıyorum, hoçkar :W :W


HammerHead

  • Site Yöneticisi
  • *
  • Çevrimdışı
  • İleti: 2658
    • Profili Görüntüle
Ynt: Arka Raftakiler: NightCry
« Yanıtla #2 : 12 Ekim 2020, 20:13:33 »
Teşekkür ederim abi. :W

Ayrıca sorma abi :D adamlar sırf oyun süresini uzatmak adına akıllarına gelen her saçma yöntemi kullanmışlar. :D
« Son Düzenleme: 12 Ekim 2020, 20:13:44 Gönderen: HammerHead »


Orcuncharted

  • Forever Emektarı
  • *
  • Çevrimdışı
  • İleti: 1827
    • Profili Görüntüle
Ynt: Arka Raftakiler: NightCry
« Yanıtla #3 : 16 Ekim 2020, 12:17:50 »
Öyleymiş ve cidden rahatsız edecek şekilde yapmışlar... Başka yöntem yok muydu uygulanacak? :D