Forever
Ziyaretçi
Toggle navigation
Nekro Kelebek
Ana Sayfa
Forum
Ara
Üyeler
Üye listesini görüntüle
Üyelerde ara
GİRİŞ YAP
KAYIT OL
GİRİŞ YAP
KAYIT OL
Bizler İnkâr Edilemeyiz!
-Forever Ekibi
Nekro Kelebek
//
Evrensel Gerilim Hareketi
//
Alone in the Dark Evreni
//
Alone in the Dark 1
//
Alone in the Dark 1 (1992) Belgeleri
6011
20
Yazdır
Sayfa:
1
[
2
]
3
HammerHead
Site Yöneticisi
İleti: 611
Ynt: Alone in the Dark 1 (1992) Belgeleri
«
Yanıtla #10 :
12 Ağustos 2025, 16:30:46 »
KURBAN HANÇERİ
Kurban Hançeri
****
Otto Stern
****
Lumina Kitapçılık
Kurban ritüelleri, dinsel tarikatlar için önemli bir yere sahiptir. Tanrıları, adak sunarak yatıştırmak birçok dinin ortak noktasıdır. Eski Ahit'te de bu konuda çeşitli örnekler verilmiştir.
İlkel çok tanrılı inançlarda, grup uyumu içinde yapılan kurban ritüelleri, inanç sisteminde tanrının onayını almanın doğal halidir.
Sosyal ve dini topluluk üyeleri bir araya gelerek, arınma ve telafi eyleminde bulunurlar.
Bu durumu; rahibin, grup inancı için tanrıya insan adak sunması (Manzetti'nin "Taş Tarikatı" gibi) olarak düşünmek yanlış olabilir.
Tanrının yatışmasını sağlamak için bu eylemin, yalnızca "rahip" olarak kabul görülen tanınmış bir kişi aracılığıyla uygun aletler kullanılarak gerçekleştirmesi gerekmektedir.
İlkel dini gruplarla yapılan araştırmalar, ritüellerde canlı kurban etmenin merkezî bir rolü olduğunu göstermiştir.
Etno-psikoloji alanındaki çalışmalarım sırasında, Arkham bölgesinde yaşayan bir büyücüyle temas kurdum. Büyücü, beni binlerce genç ile yapılan "Ormanların Kara Keçisine Tapma" ayini olarak da bilinen "Çelik Ayini"ne götürdü. Bu yerde tapılan tanrı bir "Berduş" yaratığıydı.
Burada bir yaşamın, bir boyuttan diğerine geçmesini sağlayan hançerin rolü esastır.
Berduş yaratığı, istediği yere gidebilen ve arabuluculuk yaptığı keçi tanrıyı hoşnutsuz edenleri öldürebilen korkutucu bir figürdür. Keçi, açıkça bir bereket tanrısıdır. Çağırıyı yapan rahip, kurban için uygun hançeri seçmelidir.
Dolunayın olduğu gecelerde Berduş, yaratığı kendi boyutuna geri göndermek için kıvrımlı hançerin; yüzlerce kez damıtılmış suya yedi kez daldırılması gerekir.
Rahip, kuzunun boğazını kesmek için daha uygun olan kavisli hançeri seçer. Bu hareket büyücüyü, rahibe dönüştürür ve o sırada ibadet edenleri ilahi bir transa sürükler.
Kayıtlı
HammerHead
Site Yöneticisi
İleti: 611
Ynt: Alone in the Dark 1 (1992) Belgeleri
«
Yanıtla #11 :
12 Ağustos 2025, 16:32:42 »
FİİLİN GÜCÜNE DAİR DÜŞÜNCELER
Juan Luis Jorge
*******
De Bibliotheca
Bazı metinlerdeki tercümesiyle
Fiilin Gücü Üzerine Düşünceler
Archaos Yayıncılık
*******
1919
Stafford
Çeviri, bu tür yasaklı metinlerdeki büyüyü etkisiz yapmaz. Kötü niyetli enerjiyi azaltmaz. Büyü, yüksek sesle ve net bir şekilde, belirli dil veya az bilinen lehçelerde yapılmalı...
"M'ghlafg fthang..."
Okuyucularımın anlayacağı üzere, önümdeki bu metinden alıntı yapmaya devam etmem ahmaklık olur. Bunun bütününü yüksek sesle söylemek, kesinlikle büyük ve kötü güçlerin uyanmasına sebep olacaktır.
Daha da ileri gidersek; sadece bazı teknik terimlerden bahsetmek, belirli uygulamaları açıklamak bile başlı başına tehlikeli bir egzersiz olur. Hasta ruhlu okuyucular kolaylıkla, kötü ruhların saldırısına uğrayıp, ele geçirilebilirler.
Şeytan çıkarmak için tedbir amaçlı olarak Zempf'in "Urbain Grandier ve Loudun" ve Reverend Richard Price'in raporlarının çalışılmasını tavsiye ederim.
***
Buraya yazdığım bilgiler nedeniyle, El Azif'in korkutucu çalışması "Necronomicon" üzerinde araştırma yapmama izin veren İngiliz Müzesi kütüphanelerine teşekkür etmeliyiz.
Kitap yakan sorgulayıcı insanlara karşın; bu çalışmanın kopyaları, İngiliz Müzesi'nde ve Arkham'da bulunan Miskatonic Üniversitesi'nde mühürlü olarak tutulmaktadır.
Von Junzt'un "Vonunaussprechlichen" ve Ludwig Prinn'ın iğrenç "De Vermis Mysteriis" kitapları, düşüncesiz okuyucular tarafından kötülük yayabilecek diğer kitaplara örnek olarak gösterilebilir. Yaşanan uğursuz ölümler, bu gizemleri araştırmayı cezbedici bulanlara ders olsun.
Kayıtlı
DWG22
Site Denetmeni
İleti: 1134
Ynt: Alone in the Dark 1 (1992) Belgeleri
«
Yanıtla #12 :
12 Ağustos 2025, 16:34:56 »
DE VERMIS MYSTERIIS
Ludwig Prinn
***
De Vermis Mysteriis
(Solucanın Gizemi)
***
In nomine invocatoris, si non sanctificatus es, cave. De vermis mysteriis non absolvo follem legendum fatum et eum versus: "tibi, magnum innominandum signa stellarum nigrarum et...
Çağrıda bulunanın adına, eğer kutsanmamış isen, dikkatli ol. Cahillerin, Solucanın Gizemlerini ve ona atfedilen beyitleri okumasından razı değilim: "Kara yıldızların büyük işareti üzerine olsun ve..."
Kayıtlı
DWG22
Site Denetmeni
İleti: 1134
Ynt: Alone in the Dark 1 (1992) Belgeleri
«
Yanıtla #13 :
12 Ağustos 2025, 16:36:06 »
LOUISIANA PLANTASYONU'NUN HİKÂYESİ
Kayalar Konuşabilseydi veya Diğer Adıyla Louisiana Plantasyonu'nun Hikayesi
Yazan Marquis de Champfrey
Florida, şerefsiz şeytan yüzlü gaspçı (Abraham Lincoln) tarafından hak-hukuk hiçe sayılarak alınıp devşirildikten sonra babam, hiç olmazsa kraliyetçi duygularımızı ifade etmekte ve ülkemizin aklını başına toplamasını ummakta özgür olabileceğimiz bu hoşgörüsüz topraklarda kalmayı seçti. 1818'de, zavallı adam talihsiz bazı spekülasyonlara kurban gittikten sonra Pickford denen biri, Ledoux'nun topraklarını satın aldı. Mamafih, Pickford kısa sürede karşılaştığımız en namussuz insan çıkıverdi.
Bu Pickford, neresinden baksan kötünün kötüsü bir maceracıydı, yeni zengin olmuştu ve havasından geçebilene de aşk olsundu. Önce küreklerle durmaksızın çalışan bir adam ordusu geldi, çevredeki bataklığı doldurmak için adeta topraktan bir dağ kazıyorlardı. Girişim oldukça muazzamdı. Kölenin tekinden nihai hedefin; mevcut mağaraları, devasa boyutlardaki başka bir mağarayla birleştirmek olduğunu öğrendik.
Hırstan gözü dönmüş olan Eliah Pickford, sürekli olarak zalimce işçilerini kovuyor, peşine de yenilerini işe alıyordu. Planlarını başkalarının öğrenmesini engellemek için elinden geleni yapıyordu. Bu durum babamı hayli eğlendirdiydi, hatta "Zavallı aptal sonunda kendi mağarasında kaybolup gidecek!" demişti. İnşaat sürüp duvarlar yükseldikçe dedikodular da aldı başını gitti. Uğursuz komşumuz bir denizciydi; yaptığı şaibeli ticaretle zengin olmuş bir serseri. Hakkında anlatılan iğrenç hikâyelerin haddi hesabı yoktu.
İnşaat bittiğinde Pickford, bizi "Derceto" adını verdiği şaşaalı malikanesinin açılışına davet etti. Babam bu garip ismin ne anlama geldiğini sordu. Pickford, "Derceto bana açıkçası bereket tanrıçası Astarte'yi hatırlatıyor. Buralarda adı sanırım Shub-Niggurath," diye cevap verdi. Kötülük ile dolu böyle bir ismin yüksek sesle söylenmesi hani babam için nedense o kadar da şaşırtıcı olmamıştı; hülasa, sonrasında şaşırmadığını bizzat kendisi de itiraf edecekti.
Hemen oradan ayrıldık.
Haziran 1862 yılında Derceto açıklanamayan koşullar altında yandı; şüphesiz kıskanç bir Yankee'nin veya o minavaldeki başka birinin işiydi. Kurşunlarla delik deşik olmuş efendilerini kurtarmak uğruna hizmetçilerin alevlere doğru yaldır yaldır koşmalarını izlemek hayli ender görülecek bir manzaraydı. O korkunç geceden sonra Derceto harabeye döndü. Kararmış duvarları, zamanla her insan yapımı eserde olduğu gibi, doğaya yenik düşerek kısa sürede otlarla ve bitki örtüsüyle kaplandı.
1875'te mülk sonunda Howard Hartwood adında bir beyefendi tarafından satın alındı. Güzel hasbihallerden keyif alan babamın, artık hayatta olmayışından ötürü bu yeni komşunun arkadaşlığını tadamayacak olması üzücüydü. Tarih konusunda bilgili ve eğitimli olan babam, korsanlık alanında özel bir çalışma yapmıştı. Ama Pickford'un korsan bayrağı taşıyan bir gemiye komuta ettiğini bana söyleyen Hartwood olmuştu. Bu da, o alçağın büyük servetini açıklıyordu!
Hartwood, Pickford'a hayran kalmıştı ve bu korsanın gizli bir hazinesi olduğunu kanıtlamak için çokça araştırma yaptı. Harabeleri adım adım gezdi. Sonra yanmış evi olduğu gibi yeniden inşa ettirdi ve büyük yangın gecesi mucizevi bir şekilde alevlerden kurtulan kütüphaneyi yeniledi.
Böylece Hartwood o kütüphanedeki her cildi incelemeye koyuldu ve bana araştırmalarından sık sık bahsetti. Yakışıklı bir duldu ve ileride profesyonel bir sanatçı olacak olan oğlu Jeremy'ye de derinden bağlıydı.
Hartwood durmadan çalıştı, yeri geldi ona teklif ettiğim odada, yeri geldi Derceto adını verdiği yeni restore edilmiş evinde. Gören de hazine avında iyi şans tanrısından yardım gelmesini umuyor sanardı. Daha sonrasında anladığım kadarıyla, tüm aramaları boşa çıktı. Derceto'da bulunacak kayıp bir hazine yoktu. Hartwood'un ölümünü Paris'te bulunduğum sırada öğrendim. Ama menıkbe ve kıssalarda da denildiği gibi, bu başka bir hikaye.
Kayıtlı
DWG22
Site Denetmeni
İleti: 1134
Ynt: Alone in the Dark 1 (1992) Belgeleri
«
Yanıtla #14 :
12 Ağustos 2025, 19:37:39 »
TERRA INCOGNITA
Terra Incognita
(Bilinmeyen Topraklar)
Jacob Van Ostadte'nin Eseri Terra Incognita'nın Tamamlanmamış Bölümü
Vatikan Kütüphanesi'nin Arınma Bölümü'nde yer alan ibarelere göre bahsi geçen el yazmasının şimdiye kadar yayınlanmamış bir kısmı.
Buzlu ve tekinsiz bu topraklarda, büyücülerle şifacıların sır dolu ayinleri eski efsanelere derinlemesine kök salmıştır. Gizemli ve zalim varlıkların geçmişte, Arktik ovalarına hükmettiği düşünülmektedir. Hatta devasa duvarlarla çevrili lanetli bir şehrin günümüze kadar ayakta kalmış olduğuna inanılmaktadır. Bu yer ki muhteşem hazineler barındırmakta ve insanların yüzyıllar boyunca kalplerine korku salmış dejenere varlıkların gelecek nesilleri tarafınca mesken tutulmaktadır.
Normalde buranın dingin (Eskimo) insanları birden "Buzun Mahkumları"ndan bahsedilince öfke ve dehşete kapılırlar. Bu korkunç mahkumlar, donmuş hücrelerinden serbest bırakılsalardı hiç şüphesiz korkunç bir insan eti arayışına girerlerdi. Bu kan donduran varlıklar belirli ritüel sözcüklerle çağrılabilir. Hatta kontrol de edilebilirler; ancak çok büyük zorluklarla.
Ne yalan söyleyeyim, bölgedeki seyahatlerim sırasında birçok kez ve birçok farklı yerde bana tekrarlanan bu hikayelerden etkilendim. Ayrıca, ilmine vakıf olmadığım bir malzemeden yapılma rahatsız edici kült nesneleri de gördüm. Bir diğer dikkat çekici gerçek ise, yerel Eskimoların belirli sözcükleri telaffuz etmekten büyük bir tiksinti duymaları ve bunları söylemekten her zaman kaçınmalarıydı.
İşte bu tam da sözcüklerin içerdiği gücün canlı bir örneği oluyor. İncil'de söylendiği gibi: Başlangıçta söz vardı.
Kayıtlı
DWG22
Site Denetmeni
İleti: 1134
Ynt: Alone in the Dark 1 (1992) Belgeleri
«
Yanıtla #15 :
12 Ağustos 2025, 19:40:25 »
GÜNEŞİN VE GÖLGELERİN OĞULLARI
Teğmen Lope de Vega'nın Aztekler diyarına yaptığı şaşırtıcı seyahatlerin anlatımı.
"Ümmet-i İsa aşkına!" diye haykırdı Kaptan Cortez, karşı karşıya kaldığımız o garip ayine inanamayarak. Vahşileri yarı çıplak bulduk. Birbirlerine gümüş ve altından toplar atıyorlardı. Deli deli gülmeleriyse ayrı bir olaydı, besbelli ki bir putperest uyuşturucusu alıp kudurmuşlardı. Gel gör ki, meğerse içlerinden biri kendisine doğru atılan topu yakalayamayacak olsa, o zavallı kafir yakalanıp kurban edilmek üzere tapınaklarına sürüklenecekmiş.
Sonradan öğrendiğimiz kadarıyla bu korkunç oyun onlar için çok kutsal bir ritüelmiş ve gök cisimlerinin hareketini simgeliyormuş. Ola ki bir topun düşürülmesi, bir felaketi habercisi oluyor imiş. İşte Aztekler, tanrısız cahillikleriyle buna inanıyorlardı. Sayısız tanrıları, ancak sonsuz sayıda insan kurban edilince yatışıyordu. Kurbanın daha atmakta olan kalbi de, katil rahibin elinde dururdu.
Tapınağın içi şaşırtıcı derecede serindi. Zırhımızın ağırlığı, bitkinliğimiz, hatta çektiğimiz acının yükü... hepsi, kaba ve görkemli sunağın uyandırdığı hayranlık duygusuyla silinip gitmişti. Mezarlık benzeri sessizlikte, derûnî bir ses yankı yaparak bir büyü mırıldandı. Su tanrıçası Chalchihuitlicue'nin görkemli heykeli canlılıkla titriyor gibiydi.
Altın bir pelerine sarılı ve değerli mücevheratla bezeli bu devasa put, gözlerimizin önünde resmen hayat buluyordu.
Ne büyük bir dehşet! Heykelin daha birkaç dakika önce cansız olan granit gözleri şimdi kanla dolmuştu. Şaşkınlıkla geriye doğru sendeledik. Dom José bir kasılma nöbetine tutuldu. Sanki iblislerin saldırılarını savuşturmak ister gibi haçını kaldırmaya çalıştı. Putperest rahip acımasızca güldü. Heykelin ağzı ölümcül bir sırıtışla açıldı, dişleri hançer ucu gibi sivrilmişti.
Kaptan Cortez "Saldırın!" diye bağırdı. Ama faydası yoktu; olduğumuz yere mıhlanmıştık.
Ne kadar uğrsaşsak da hareket edemedik. Sanki zırhlarımız tapınağın zeminine çivilenmiş gibiydi. Bacaklarımız güçsüzleşti ve bir demir yığını gibi yere serildik. Sadece Cortez'in aklî melekeleri, hançerini kınından çıkaracak denli çalışıyordu. Çıkardığı gibi de onu kahkaha atan rahibe fırlattı... En kaliteli Toledo Çeliği'nden yapılma 10 santimlik o çelik, putperestin yüzüne saplandı. Kanı fışkırdı ve artık cansız olan puta sıçradı. Kendimizi zorlukla toparladık.
O melun an zihnimden asla çıkmayacak. Yoldaşlarım doğal olarak zırhımıza yapılmış şeytanî büyülerden bahsediyorlardı. İster doğru olsun ister olmasın gerçek şu ki; bu bilinmeyen boyutun sözde ilahı bize birer oyuncakmışız gibi davranmıştı. O putperest heykelin içinde hâlâ kötücül bir enerjinin saklı olduğuna ikna oldum; kibirli bir fatihi çaresiz bir kuklaya dönüştürebilecek kadar güçlü bir enerji.
Belgenin en sonunda Dom José De La Sierra'nın Aztek Tenochtitlan Tapınağı'nın yıkılmasından önce yaptığı Chalchihuitlicue çizimi yer almakta.
Kayıtlı
DWG22
Site Denetmeni
İleti: 1134
Ynt: Alone in the Dark 1 (1992) Belgeleri
«
Yanıtla #16 :
12 Ağustos 2025, 19:41:55 »
ABDUL KİTABI'NDAN BİR PASAJ
Kadim ölüm şehri R'lyeh'te, orada hayal kurur Cthulhu ve bekler. Tasvirden münezzeh olan zamanın çukurunda pusuda yatmıştır ora. Ölüm uykusunda değildir yani. Ey R'lyeh, senin o taş blokların ki dünyaya korkuyu salacak ritüeli mühürler.
Cthulhu fhtagn, (Cthulhu vaatleri,)
Cthulhu fhtagn. (Cthulhu vaatleri.)
Iaeeh. (Yaşasın.)
Iaeeh. (Yaşasın.)
Taşları nasıl çağıracağını bilen harekete geçsin. Zamanı geldi. Cthulhu'nun gölgesi gökyüzünü karartsın. Binlerce yavruyla birlikte Kara Orman Keçisi'nin hizmetkarı, tasvirden münezzeh olanın onuruna flütünü çalsın.
Cthulhu fhtagn, (Cthulhu vaatleri,)
Cthulhu fhtagn. (Cthulhu vaatleri.)
Iaeeh. (Yaşasın.)
Iaeeh. (Yaşasın.)
İsmi sırlı olan, bakışlarını inkarcıların üstüne dikti; zira o, kapının anahtarı, kapının bekçisidir ve sizi şu anda muazzam gücüyle korumaktadır.
Kayıtlı
HammerHead
Site Yöneticisi
İleti: 611
Ynt: Alone in the Dark 1 (1992) Belgeleri
«
Yanıtla #17 :
12 Ağustos 2025, 19:43:33 »
ANILAR
Anılar
Yazan: Alistair Boleskine
Londra'da Basıldı
Editör: A. Machen
1833
Yeni İngiltere'de yer alan "I..." adlı balıkçı köyünü ilk kez, "G..." ile yaptığım görüşme esnasında duydum. Görünüşe göre orası; olağandışı vakalara uygun bir yermiş. Havası ve birkaç elverişli faktörün de bir araya gelmesi beni, işe koyulma konusunda sabırsızlandırıyordu. İngiliz Müzesi'nden de aldığım bilgilerden sonra, alelacele yola koyuldum.
Özellikle olumlu geri dönüş alan ve birkaç orijinal çizimi bulunan bu mantıklı vukunun detayları için, uzay ve kuyruklu yıldızlar üzerine çalışmalıyım. Bu çizimler, 1834 yılında bilim çevrelerinde büyük merak uyandırmıştı... Birileri bu olayın Halley Kuyruklu Yıldızı ile bir ilgisi olduğundan söz ediyordu.
Editörün Notu: Lord Boleskine'in anıları burada sona eriyor. Yeni İngiltere'ye yaptığı ziyaret sırasında, Demans rahatsızlığından dolayı, Aziz Andrew Hastahanesi'nde hayatını kaybetmeseydi kim bilir daha ne büyük katkıları olacaktı?
Kayıtlı
HammerHead
Site Yöneticisi
İleti: 611
Ynt: Alone in the Dark 1 (1992) Belgeleri
«
Yanıtla #18 :
12 Ağustos 2025, 19:45:17 »
YÜZBAŞI NORTON'IN HİKÂYESİ
Birlik Ordusu
Yüzbaşısı
J.W. Norton'ın
Hikâyesi
17 Haziran 1862. Güney çöktü. Louisiana'nın kapıları bize açıldı. Her gün birliklerim için erzak talep etmek zorundayım ve bu çabama bir dizi cesur adam yardım etti. İsyancılar henüz silah bırakmaya hazır değil. Bölge güvenli olmaktan çok uzak. Batıya, daha da batıya giderek, azat edilmiş birçok köleyi sorguladım. Onlardan kıyı bölgelerde yer alan Derceto isimli bir plantasyonun varlığını öğrendim.
Oraya vardığımızda pek içten karşılanmadık. Yalnızca mülkün sahibi olan Pickford dostça davrandı. Adamlarım sığır ve tahıl rezervlerini sayarken ondan neler yapabileceğimi öğrendim. Adam çok sıra dışı biriydi ve olağanüstü kültürlü bir zihne sahipti. Akşam vakti, adamlarıma Derceto çevresine bivak kurmalarını emrettim. Pickford; ikinci komutanım Teğmen Patterson'ı ve beni akşam yemeğine davet etti.
Akşam harikaydı ve ev sahibi çok eğlenceli bir sohbetçiydi. Kahve servisi yapılırken Patterson, adamların kampını incelemeye gitti. Pickford'un bana teklif ettiği puro o kadar buruktu ki başım dönmeye başladı.
Diğer subayların, şeytanlar tarafından tuzağa düşürüldüğü kamp ateşi hikayelerini hatırladım. Zihnim, Pickford'un genişlemiş ve deforme olmuş yüzünün orada beliren kirli ve yoğun bir sisin içinde süzülüyordu. Bana sırıttı.
Patterson'ın dönmesi ile kabustan kurtuldum. Dışarıdan bağırışlar ve ateş sesleri duydum, ardından tabancamı çekecek gücü buldum. Üç el ateş ettim. Pickford yere düştü. Patterson sonra yanan evden çıkmama yardım etti. Dışarıdaki hava dumandan geçilmiyordu. Düzensiz şekilde geri çekilen bir bölük gibiydik. O sırada cehennem ateşinin içine atlayan köleleri gördüm. Pickford'u kurtarmaya çalışıyorlardı.
Kayıtlı
HammerHead
Site Yöneticisi
İleti: 611
Ynt: Alone in the Dark 1 (1992) Belgeleri
«
Yanıtla #19 :
12 Ağustos 2025, 19:47:22 »
BELİRLİ İBLİSLER, SEMBOLLER VE AYİNLER
Belirli İblisler, Semboller ve Ayinler
Yazan: Heinrich Cassel
RING YAYINCILIK
Çağırma ayini, işlemi gerçekleştirecek kişinin saf olmasını gerektirir. Üstün boyutlarda uyuyanları çağırma işleminin karmaşıklığını daha önceden açıklamıştık.
Şimdi kendimizi, eski tarikatların sayılı ustaları tarafından kullanılan işaretlerden biriyle sınayacağız. Ayrıca bu işaret, kötülüğün hizmetçisinin karşısına çıktığınızda sizi koruma görevi görecek.
Bu işaret, kutsallığı temsil eder. İşaret ve serçe parmağınızı; baş parmağınızın altına doğru katlayın. Orta parmağınız ve yüzük parmağınız ise yukarıya baksın. Söz konusu işaretin Corpus Demonicus içinde saklanan dikkate değer sırlar hakkında bilgisi olan ustalara herhangi bir etkisi yokmuş gibi görünecektir. Bu gibi işaretlerin kullanımı çağrı girişiminde kayda değer bir risk oluşturmadığından eylem anında kullanabilirsiniz.
Kayıtlı
Yazdır
Sayfa:
1
[
2
]
3
« önceki
sonraki »
Nekro Kelebek
//
Evrensel Gerilim Hareketi
//
Alone in the Dark Evreni
//
Alone in the Dark 1
//
Alone in the Dark 1 (1992) Belgeleri