61
Alone in the Dark 1 / Ynt: Alone in the Dark 1 (2024) Belgeleri
« Son İleti Gönderen: HammerHead 29 Haziran 2025, 15:13:57 »DELİLİK VE ASTERTE ARTİST KOLONİSİ
Delilik & Astarte Artist Kolonisi
Bir Yael Klein Monografisi
Basım Tarihi: 1916, Lumina
1909'un başlarında New Orleans dışındaki eski bir plantasyon olan Derceto, bir sanatçı kolonisi evi haline geldi. Üç ünlü Avrupalı sanatçı; evi ve çevredeki araziyi mülk sahibi olan Ledoux Ailesi'nden kira karşılığında tuttu. Koloni esas olarak, Williams Arges ve Heinrich Cassel'in şakacı bir lider olarak gördükleri Sebastien Cortez tarafından yönetiliyordu. Koloni, 6 yıl boyunca, bütün on iki üyesi günün birinde kayıplara karışıncaya kadar varlığını sürdürdü. Ortadan kaybolmalarının, 29 Eylül 1915'te yaşanan feci kasırgayla bağlantılı olduğuna yaygın olarak inanılıyorsa da bu iddiayı tam anlamıyla destekleyecek hiçbir bulgu yok. Koloni hakkında bilinen en yaygın bilgiler; New Orleans gece hayatına sık sık katıldıkları, partilere ev sahipliği yapmaya olan sevgileri ve "Pontchartrain Korsanları" adı altında, Mardi Gras etkinliklerine katkı sağladıklarıydı. Yaşam tarzları hemen hemen herkesçe bilinir ve bahsedilirdi. Kısaca, "vurdum duymaz" ve "bohem" bir yaşam sürdüklerini söyleyebiliriz.
1909 Haziran ayının sonlarında "Astarte" adı ilk kez gazetelerde göründü. Cortez, bu ismin kendisine resim yaparken ilham olarak geldiğini söyledi. Bu isim konulmadan önce kendisinin, koloni ile aynı adı taşımış olan antik Fenike bereket tanrıçası hakkında bilgisi olup olmadığı bilinmiyor. Ancak yoldaşı olan Heinrich Cassel'in bu isim hakkında bilgisi vardı, çünkü kendisi daha sonra bariz bir şekilde tanrıçanın putlarına benzeyen heykeller yaptı. İsmin birden bire nasıl ortaya çıktığını tam olarak bilmek imkansız olsa da bu isim, Derceto'nun tarihi açısından önemli.
Hatta "Derceto" adı bile Suriyeli bereket tanrıçasının Yunanca adıdır. Plantasyona Derceto adının verilmesi kesinlikle bir tesadüf değildi. Eliah Pickford'ın, araziyi satın almasından iki yıl önce kendisinin kuracağı yeni tarikatın niyetini açıklayan broşürler dağıttığı ve bu yeni tarikatı için bir tapınak inşa etmeyi planladığını biliyoruz. Plantasyon inşa edildiğinde takipçilerinin neredeyse yüz erkek ve kadından (çoğunlukla denizciler, sürgün edilenler ve Cajunlar) oluştuğu tahmin ediliyor. Dışarıdan bakanlar için Derceto, sırada bir köle çiftliğinden başka bir şey değildi. Bu sayede Pickford ve takipçileri yıllarca gizli kalmayı başardılar.
Resmi belgelere göre bu tarikatın varlığı 1862 yılında, birlik ordusunun plantasyonu yakıp, yaşayan herkesi bölgeden kovmasıyla son buldu.
Amerikan İç Savaşı'nın bitmesinin ardından farklı insanlar, yeni buldukları bereket tanrıçası "Shub-Niggurath" için Derceto'nun harabelerinde toplanmaya başladılar. Derceto'nun geçmişi birçok kitle tarafından duyulmuş olmasından ötürü onun hikayesini bilmeyen birileri ile karşılaşmak oldukça düşük bir ihtimaldi. Üyelerini iyi eğitim almış sanatçıların arasından seçen Astarte de bu konuda bilgi sahibiydi.
Öte yandan Shub-Niggurath'ı bilen çok nadirdir. Lousiana'daki herhangi birinin bu ismi duymuş olması neredeyse imkansızdı. Bu isme yalnızca "Unaussprechlichen Kulten" ve "Necronomicon" gibi nadir kitaplarda değiniliyor ve ismin Arapçadan türetilip, "Karanlık Genç'e Ait Olan" anlamını taşıdığına inanılıyor. Bu tanrıçaya sadece birkaç paragraf yer verilmiş olup, o kadar üzücü bilgiler barındırıyor ki, aklı başında kimse bu niteliklere dayanan bir din inşa etmek istemez.
Shub-Niggurath tarikatından kurtulmak zor oldu. Polisin yıllar içinde birçok tarikatçıyı hapse atmasına ve öldürmesine rağmen, tarikatın çöküşündeki ana sebebin yine tarikatın kendisi olduğuna inanılıyor. Bu durum Derceto'nun topraklarında belirmiş olan diğer bütün tarikatların faaliyetleriyle örtüşüyor gibi görünüyor.
Birlik ordusuna bağlı J.W. Norton geldiğinde, Derceto'daki insanları yetersiz beslenmiş ve manyak olarak nitelendirdi. Ordu onları ne kadar kurtarmaya çalışsa da insanlar, orduya karşı şevkle savaştılar. Sanki hiçbir şey onları yavaş yavaş yok olmaktan alıkoyamayacakmış gibi.
Astarte Artist Kolonisi'nin ortadan kaybolmasının arkasındaki neden hâlen gizemini koruyor. Yöntemler arasında bazı farlılıklar olsa da kaderleri, delilikleri ve binlerce adı olan bereket tanrıçası için ölüm orucu tutma eylemleri benzerlik gösteriyor.
Delilik & Astarte Artist Kolonisi
Bir Yael Klein Monografisi
Basım Tarihi: 1916, Lumina
1909'un başlarında New Orleans dışındaki eski bir plantasyon olan Derceto, bir sanatçı kolonisi evi haline geldi. Üç ünlü Avrupalı sanatçı; evi ve çevredeki araziyi mülk sahibi olan Ledoux Ailesi'nden kira karşılığında tuttu. Koloni esas olarak, Williams Arges ve Heinrich Cassel'in şakacı bir lider olarak gördükleri Sebastien Cortez tarafından yönetiliyordu. Koloni, 6 yıl boyunca, bütün on iki üyesi günün birinde kayıplara karışıncaya kadar varlığını sürdürdü. Ortadan kaybolmalarının, 29 Eylül 1915'te yaşanan feci kasırgayla bağlantılı olduğuna yaygın olarak inanılıyorsa da bu iddiayı tam anlamıyla destekleyecek hiçbir bulgu yok. Koloni hakkında bilinen en yaygın bilgiler; New Orleans gece hayatına sık sık katıldıkları, partilere ev sahipliği yapmaya olan sevgileri ve "Pontchartrain Korsanları" adı altında, Mardi Gras etkinliklerine katkı sağladıklarıydı. Yaşam tarzları hemen hemen herkesçe bilinir ve bahsedilirdi. Kısaca, "vurdum duymaz" ve "bohem" bir yaşam sürdüklerini söyleyebiliriz.
1909 Haziran ayının sonlarında "Astarte" adı ilk kez gazetelerde göründü. Cortez, bu ismin kendisine resim yaparken ilham olarak geldiğini söyledi. Bu isim konulmadan önce kendisinin, koloni ile aynı adı taşımış olan antik Fenike bereket tanrıçası hakkında bilgisi olup olmadığı bilinmiyor. Ancak yoldaşı olan Heinrich Cassel'in bu isim hakkında bilgisi vardı, çünkü kendisi daha sonra bariz bir şekilde tanrıçanın putlarına benzeyen heykeller yaptı. İsmin birden bire nasıl ortaya çıktığını tam olarak bilmek imkansız olsa da bu isim, Derceto'nun tarihi açısından önemli.
Hatta "Derceto" adı bile Suriyeli bereket tanrıçasının Yunanca adıdır. Plantasyona Derceto adının verilmesi kesinlikle bir tesadüf değildi. Eliah Pickford'ın, araziyi satın almasından iki yıl önce kendisinin kuracağı yeni tarikatın niyetini açıklayan broşürler dağıttığı ve bu yeni tarikatı için bir tapınak inşa etmeyi planladığını biliyoruz. Plantasyon inşa edildiğinde takipçilerinin neredeyse yüz erkek ve kadından (çoğunlukla denizciler, sürgün edilenler ve Cajunlar) oluştuğu tahmin ediliyor. Dışarıdan bakanlar için Derceto, sırada bir köle çiftliğinden başka bir şey değildi. Bu sayede Pickford ve takipçileri yıllarca gizli kalmayı başardılar.
Resmi belgelere göre bu tarikatın varlığı 1862 yılında, birlik ordusunun plantasyonu yakıp, yaşayan herkesi bölgeden kovmasıyla son buldu.
Amerikan İç Savaşı'nın bitmesinin ardından farklı insanlar, yeni buldukları bereket tanrıçası "Shub-Niggurath" için Derceto'nun harabelerinde toplanmaya başladılar. Derceto'nun geçmişi birçok kitle tarafından duyulmuş olmasından ötürü onun hikayesini bilmeyen birileri ile karşılaşmak oldukça düşük bir ihtimaldi. Üyelerini iyi eğitim almış sanatçıların arasından seçen Astarte de bu konuda bilgi sahibiydi.
Öte yandan Shub-Niggurath'ı bilen çok nadirdir. Lousiana'daki herhangi birinin bu ismi duymuş olması neredeyse imkansızdı. Bu isme yalnızca "Unaussprechlichen Kulten" ve "Necronomicon" gibi nadir kitaplarda değiniliyor ve ismin Arapçadan türetilip, "Karanlık Genç'e Ait Olan" anlamını taşıdığına inanılıyor. Bu tanrıçaya sadece birkaç paragraf yer verilmiş olup, o kadar üzücü bilgiler barındırıyor ki, aklı başında kimse bu niteliklere dayanan bir din inşa etmek istemez.
Shub-Niggurath tarikatından kurtulmak zor oldu. Polisin yıllar içinde birçok tarikatçıyı hapse atmasına ve öldürmesine rağmen, tarikatın çöküşündeki ana sebebin yine tarikatın kendisi olduğuna inanılıyor. Bu durum Derceto'nun topraklarında belirmiş olan diğer bütün tarikatların faaliyetleriyle örtüşüyor gibi görünüyor.
Birlik ordusuna bağlı J.W. Norton geldiğinde, Derceto'daki insanları yetersiz beslenmiş ve manyak olarak nitelendirdi. Ordu onları ne kadar kurtarmaya çalışsa da insanlar, orduya karşı şevkle savaştılar. Sanki hiçbir şey onları yavaş yavaş yok olmaktan alıkoyamayacakmış gibi.
Astarte Artist Kolonisi'nin ortadan kaybolmasının arkasındaki neden hâlen gizemini koruyor. Yöntemler arasında bazı farlılıklar olsa da kaderleri, delilikleri ve binlerce adı olan bereket tanrıçası için ölüm orucu tutma eylemleri benzerlik gösteriyor.
Son İletiler