Son zamanlarda okuduğum en kaliteli makale... Özellikle de Japon kültürüne olan merakım, bu makaleyi bir solukta okumamı sağladı. Hiçbir yerinde sıkılmadım. Aksine, film senaryosu okur gibi okudum...
Albert Wesker'ın ölümüne olan bakış açımı da büyük bir ölçüde değiştirdi; çünkü, halen kafama takılan 'neden bu kadar basit bir şekilde öldü?' sorusuna kendimce bir cevap aldım. Bunun haricinde, Japon geliştiricilerin oyunlarında yer verdikleri direkt veya imalı sembolizm olgusuna hayran olmamak elde değil. Bu girişimleri, oyunları, içini eşeledikçe bulduklarımız doğrultusunda çok daha derin bir hale getirmekte...
Silent Hill serisinde de kendi kültürlerinden kattıkları bazı şeylere tanık oldum. Oynayanlar hatırlar, James'in klozetin deliğine elini sokuşu... Bunun anlamı, bir Japon efsanesine dayanıyor. Vakti zamanında klozetlerin deliklerinde bir tür canavarların yaşadığına inanılırmış. Bu canavarların, insanları deliğin içine çekerek parçalayıp, öldürdükleri düşünülürmüş. Öğrendiğimde çok şaşırmıştım.
Bu tip Japon kültürü yansımalarına ve sembolizm olgusuna Resident Evil serisinde de rastlamak cidden etkileyici... Eminim ki, Resident Evil severler kafalarındaki bir çok soru işaretine bu makale doğrultusunda veda edeceklerdir.
Ellerine sağlık Bilal
